Murat BELGE
Geçen gün, bu iktidar döneminde Metin Akpınar ve Genco Erkal gibi herkesin sevdiği kişilere karşı alınan tavır üstüne yazıyordum. Yani, "hakaret davaları" üstüne. Ve bu insanlara karşı böylesine düşmanca bir tavır alınabilmesini gözlemlemekten duyduğum şaşkınlığı anlatıyordum.
Bugünlerde konumuz Sezen Aksu! AKP iktidarı "şaşırma" duygusunun sonsuzluğunu bize kanıtlamaya çalışıyor. Hani "Bu da olabildiyse artık her şey olabilir demektir. Herhangi bir şeye şaşırmamıza gerek yok," diye bir sonuca varmışsak, bu iktidar bize, "Hayır, şaşırmanın sonu yoktur. Biz her gün seni yeniden şaşırtacak bir numara icat edebiliriz" diyor ve bu dediğinin doğru olduğunu da kanıtlıyor.

Kanıtlamak üzere yaptıklarının yanına "garnitür" eklemeyi de ihmal etmiyor. Sezen Aksu dinimize küfretti, değil mi? Evet, öyle yaptı. Hem de bunu beş yıl önce yaptı. Beş yıldır haberimiz olmamıştı Sezen Aksu'nun zındıklığından, niye olmamıştı, falan filan... önemli değil. Hani Yahudiler'in İsa Peygamber'i çarmıha gerdiğinden yeni haber alan Yeniçeri gibi, onlar da yeni duydular ya da duymuşlardı ama bizim bilemeyeceğimiz bir nedenle sözünü etme gereği hissetmemişlerdi. Hikmetinden sual olmaz.
Konu Adem ile Havva. Yasağı çiğnemekle birçok dine göre insanlığın tamamının lanetli olmasına, lanetli doğmasına sebep olan çift. Örneği olaydan sonra Havva kendisi "cahillik ettim" demiş olamaz mı? Neyse, olur ya da olmaz, bunu bir başkası söylememeli, diye düşünüyorsunuz. Sezen Aksu da söylüyor. Söylüyor da, bütün söylediği "cahil" demek. Bu bir küfür değil, altından kalkılmayacak bir suç yüklemesi değil, Tevrat metninde Yahweh'in söyledikleri gibi de değil. Bu kadarı da size "fazla" geliyor. Bu duygunuzu belirtmenin daha sessiz ve daha nazik bir biçimi olmaz mı? Bar bar bağırarak evine gitmeniz, orada gösteri yapmanız zorunlu mu? Belli ki bir insanı parçalayarak bir propaganda yapmak peşindesiniz.
Sorun Adem'in, Havva'nın itibarlarını korumak değil, başka bir şey. Bu patırtıyı koparmakla elde edilebileceğine inandığınız başka bir şey.
Bu "başka" şeyin ne olduğu da artık öyle örtülü, kapalı bir konu değil. Öncelikle "gerilim" istiyorsunuz. Daha doğrusu var olan iktidar kaybettiği prestiji, kaybettiği halk desteğini bu yoldan geri alabileceğine karar vermiş, ne olsa, "Buradan nasıl bir gerilim çıkarırım?" gözüyle bakıyor. Sezen Aksu'nun evine gösteri yapmaya gidenler de bu "iktidar cephesi"nin bir parçası. Kendilerinden bekleneni yapmak üzer alesta, hazırlar. "Bugün malzeme Sezen Aksu ise, haydin, ileri!" Kim olduğu önemli değil, önemli plan koparılacak kıyametin boyutları. Nasıl olsa, bando başı da kenarda, o da kendi sırasını bekliyor, idam hükmünün son imzacısı, "serçe, kuzgun" diye o da girişiyor.
Gerilimi "öncelikle" istediklerini söyledim yukardaki paragrafta. Bu "mantıken" bir öncelik, ama aynı anda "zamanda" bir öncelik. Yani şimdilik "gerilim", ileride gereğinde başka bir şey de olabilir. "Şiddet" ilkin zihinde başlar, bunu biliyoruz, öğrendik. Zihinde kıvamını bulduktan sonra pratik alana da sıçrayabilir, yayılabilir. Bu tava gelince eline palayı geçirip "Ya Allah" diye küffara kılıç çalmaya hazır hale gelirsin. İktidar bütün icraatı ve biumum söylemiyle toplumu bu kıvama getirmeye çalıştığı izlenimini veriyor. Şu Sezen Aksu "olayının" karşısında insan başka ne düşünebilir.
Karşımızda "din düşmanları var!" Kim bunlar? Bizden olmayan, bugüne kadar bize biat etmemiş herkes. İşte, örneğin Sezen Aksu. Kendi halinde bir şarkıcı sanabilirsiniz onu. Ama bakın, ne demiş şarkısında. Demek ki bunların hepsi, beklenmedik bir anda benzer bir şey yapabilir. Bunların hepsi birer sinsi düşman. Düşmandan geçilmiyor, yurt içinde, yurt dışında, bize diş bileyen, başarılarımız karşısında bizi kıskanan, yalan propagandalarıyla kökümüzü kazımaya çalışan düşmanlar dolu.
Adam ile Havva'nın itibarı çok mu önemli? Onlara "cahil" dendikten sonra beş yıl geçmiş, kimse oralı olmamış. Burada Adem ile Havva kendileri önemli değil. Referans dini olmalı, onların önemi de o kadar. Onlar olmasın da Eyüp olsun, İbrahim olsun farketmez. Önemli olan bunu bir olay haline getirerek çıkarttığımız gürültünün çapı. O çap bize düşmanlarımıza besleyeceğimiz kin ve intikam duygusunun gerekli dozunu gösteriyor. Öfkeye kapılmamıza yol açan olay her neyse, Havva'nın cahilliği v.b., önemsiz olabilir; hatta önemsiz olması daha iyi; çünkü onun önemsizliği bizim imanımızın derinliğini gösteriyor.
AKP iktidarıyla inanılmaz bir "nefret çağı"na girdik. Bundan bir şekilde çıkmayı başaracağız herhalde. Ama bundan tam bir arınma sağlamak kolay bir şey değil. Bugün böyle bir duruma gelebilmişsek, böyle bir potansiyeli zaten taşıyoruz demektir. Gerçekten korkutucu bir durum.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025