Murat BELGE
Bugünlerde sosyalizm konusunda daha fazla yazmak istiyorum. Bu, yalnız içimden gelen, “ne hikmetse!” denecek bir şey değil sanki. Yaşadığımız nesnel hayatın bu ihtiyacı, şu son on, yirmi yıldır olmadığı gibi, önümüze koyduğunu düşünüyorum– buna seviniyorum da.
Kapitalizmin yeni bir krizinin içindeyiz. Şüphesiz bu da, dediğim ihtiyacın ortaya çıkmasına yol açan etkenlerden biri. Ben gene de bu “kriz” edebiyatına pek fazla kapılmamaktan yanayım. İlkesel olarak geçerli olması gereken şu: sosyalizm hayatımızı düzene koyan bir düşünce ve aynı zamanda davranış sistemi olacaksa, bu, “kapitalizm işi beceremedi” diye değil, sosyalizm zaten iyi ve doğru bir sistem olduğu için böyle olmalıdır.
Böyle olmasını istiyorsak, o zaman, “ sıfırdan başlayarak” da denebilir, konuşacağımız, tartışacağımız çok şey var. Çünkü, bugünün konjonktüründe “Bakın, kapitalizmle olmuyor; olunca da böyle oluyor” demekteyiz ve haklıyız; ama şundan üç beş gün önce de çatır çatır çöken sosyalist-komünist “sistem” vardı. Ben dünyanın geleceğinin sosyalizm olduğu inancını koruyanlardanım. Ama sosyalist bir dünyaya (çok ilerilerde bir tarihte) en son katılacak toplumların, şimdiye kadar “sosyalist” dediğimiz toplumlarda yaşayanlar olacağını da kuvvetle tahmin ediyor, hattâ biliyorum. Şu halde yüzleşecek, hesaplaşacak ve düzeltecek çok şey var.
Çok şey var ama, “dolayısıyla bu defter artık kapanmıştır” diye düşünmüyorum; kapitalizm kendini düzelterek dünyanın gelecek yolunu açacağına da inanmıyorum.
Bazılarımız, bütün bunların herkesin kafasına “dank” diye vurduğu 1989 Berlin Duvarı’ndan başlayarak hep bu konuları düşündü. Öyle ya da böyle sonuçlar çıkardı, ama bunları aklından çıkarmadı. Ama bunları küçük gruplar, bazı “arkadaş toplulukları” halinde, hattâ çok zaman teker teker yaptık. Çünkü “gelin birlikte düşünelim, baştan alarak tartışalım” dediğimizde, gelen giden olmuyordu. Şimdi dünya da yeniden değişmeye başladı gibi. Sahiden öyle ise, konuşmaya yeniden başlayabilirsek, konuşacak çok şeyimiz var.
Ama “konuşmak” da, “Haydi konuşalım” demekle oluverecek bir şey olmaktan çıktı. Katı olan herşey sıvılaşırken, laf laf olmaktan, olgu olgu olmaktan çıktı. “Bu iyidir, şu kötüdür” deme aşamasına gelmeden konuşma, tartışma olmaz. Ama biz, hele Türkiye’de, “bu” ve “şu”nun ne olduğunu, “iyi” ve “kötü”nün ne olduğunu, ayrıca da “bu”nu “söyle”yenin “kim” olduğunu yeniden tartışmak durumundayız.
Basit bir örnek: geçen gün Engin Ardıç’ın yazısında adımı gördüm. Cem Boyner’in YDH girişiminin “ölü doğma”sının nedenlerinden biri, halkın bunun “eski Marksistlerin” hareketi gibi anlamasıymış: “Gerçekten de oluşumun içinde yer alan Murat Belge, Cengiz Çandar gibi birçok kişi, partinin böyle algılanmasına yol açıyordu.”
İyi de, “oluşumun içinde” hiçbir zaman “yer al”madım. Öyleyse niçin “halkımız”, “içinde Murat Belge varmış, bize yaramaz” deyip YDH’yı yolda bıraksın?
Daha da bir yığın küçümseyici lakırdı, o hareket hakkında; Engin Ardıç’ın, içinde kendisinin bulunmadığı herhangi bir “oluşum” için söyleyebileceği şeyler. Ben YDH hakkında bunları böyle düşünmem, bayağı yararlı işler yaptığına, bir “buzkıran” işlevi gördüğünde inanırım, ama bu başka konu. Hiçbir ilişkim olmadı.
Bu bir dalgınlık, savsaklama, diyelim. Geçen gün Radikal’de “Aytek Soner Alpan” adında biri (Amerika’da doktora yapıyormuş) daha iki gün önce yazdığım yazı üstüne bir şeyler yazıyor. Söylemediğim ve hayatım boyunca karşısında mücadele verdiğim bir şeyler söyletiyor bana.
“Okuduğunu anlamamak”tan ibaret mi? Yoksa “tahsille elde edilmiş cehalet” misali, “yanlış anlamak üzere okumak” hünerine alışmış olmak mı?
İyi de, “hayır, orada değildim” ya da “hayır, öyle demedim”le bu kadar vakit kaybederek, asıl tartışmamız gereken şeylere nasıl vakit bulacağız?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025