Murat BELGE
Hepsi, yirmi yaşlarından otuzlarına geçemeden öldürüldüler. Genç ölen insanın imgesi de genç kalıyor. Şimdi çocuklarımmış gibi hissediyorum, düşündükçe, öyle ya da böyle öldürülen o insanları.
Hep birlikte, altmışlarda sosyalist olmuştuk. Yirmilerimizdeydik ve hayatımız boyunca sosyalizmin bize söylediği türden söz, söylem duymuşluğumuz yoktu. Bu teori, dünyadaki her şeyi açıklıyordu. Çok güvendik, teorisine de, pratiğine de.
Benim için bu tarihe bakış, düşünme yöntemi, zaten içinde olmadığım Kemalizm’den kurtulmanın sağlam ve güvenilir aracını sunuyordu. Ama benimle birlikte sosyalist olmuş birçok insan Kemalizm’den genel olarak memnundu; “kurtulmak” fiilini kullanmak da akıllarına gelmezdi. Sosyalistler (ilkin “Yöncüler”) “Gardrob Atatürkçülüğü” diyorlardı. Demek Atatürkçü olmanın bir “gardrob” yanı vardı –ki buna maruz kalmamış “Türk” düşünülemezdi... Ama, deyim böyle kurulduğuna göre, demek ki bir de “gardrob” dışında olanı vardı. Bu, ne olabilirdi? Altmışlardan itibaren birçok insan, bunun “sosyalizm” olabileceğine, hattâ olduğuna inandı. Sosyalizm belki Kemalizm’in eksiğini giderecek, açığını kapayacak bir şeydi. Ya da belki Kemalizm sosyalizmi Türkiye’ye sokacak bir şeydi.
“Hayır, efendiler, böyle bir şey sözkonusu değildir” diyen yoktu. Daha 67’de başlayan bölünmede, “Atatürk” adı, “Milli Demokratik Devrim” denen mahallede daha sık duyuluyordu. Ama TİP canibinde oturup kalkanlar arasından çıkıp “Durum sizin bildiğiniz gibi değil” diyen de doğrusu olmadı –1969’da İdris Küçükömer’in kitabı yayımlanıncaya kadar. Gelgelelim, o kitap ve onu izleyen birçok yayın da etkili olmadı, TİP’te dahi.
Çünkü “büyükler”, “devrimci” olduğunu söyleyenler, öbür senaryoyu yazıyordu. Milliyetçilik insanı enternasyonalizme, Kemalizm de sosyalizme götürürdü. Hiç değilse, bizim “burjuva demokratik devrim”imizdi. Yani biz vatanperver Türk çocukları, olduğumuz gibi kaldığımız ölçüde, dünyanın en iyi Komünistler’i olacaktık.
Altmışlarda, sosyalizmle tanışıp coşmuş gençler “ağabey sözü” olduğu için bunları dinlediler. Coşkularını “Sol- Kemalist- Cunta”nın bileği taşında bilediler. 1970 Haziranı’na kadar.
“Ambalaj- montaj sanayii” ve “komprador kapitalizmi”nde, ülkede sosyalist mücadele verecek işçi sınıfı olmadığını söylenmiş, olması için sol- Kemalist zabıtanın darbe yapması gerektiği anlatılmış, herkese bunu kolaylaştırmak üzere davranması bildirilmişti.
Bütün bu yoğun kafa karışıklığı içinde, Haziran olayı patlak verince, darbeye ortam hazırlamakla yükümlü irili ufaklı gruplar, “Yahu, işçi sınıfı var!” dediler. Kendileri pek fazla tanışmamışlardı. DİSK’i kuran sendikacıların kıskanç kordonunu aşıp da “sahici işçi” görüp tanıyan çok “sosyalist” yoktu o zamanlar memlekette. “Ağabeyler” yok demişti; tersini kanıtlayacak fazla örnek –çeşitli önemli grev eylemlerine rağmen– zihinlere nakşolmamıştı.
Bir sosyalist, etrafta bir “işçi sınıfı” olduğundan haberdar olunca, normal ahvalde, ne yapar? Benim bildiğim, hemen dolaştığını öğrendiği yere gider, tanışır, konuşmaya başlar vb, vb. Bizde öyle olmadı. Sosyalistler, işçi sınıfının varolduğundan, ciddi eylem yaptığından, bütün bunlardan haberdar olunca kırlara, ya da kırlarda buluşmadan önce bazı mali sorunları çözmek üzere “şehir gerillası” eylemlerine koştular. Bu kısa dönemde adı bilinen “T.H.K” diye başlayan (ama “Türk Hava Kurumu” olmayan) çeşitli gruplar eyleme geçtiler.
Haziran, onları böyle bir radikal tavır değişikliğine iterken, müttefik olduklarını sandıkları kesimde de bir şok etkisi yarattı. “Kemalist- Komünist” bir kargaşalık içinde, 27 Mayıs tekrarından Vietnam Savaşı’na uzanan bir olası eylemler yelpazesi çerçevesinde, almış başımızı giderken, birileri, omuzlarında taşıdıkları yıldızların verdiği sorumluluk duygusuyla, “Bu iş böyle olmaz” dediler. Bunun tehlikeli bir gidiş olduğuna karar verdiler. Bunu kışkışlamış olanlar da, genellikle yıldız yoğunluğuna göre, onlar haklı –ya da güçlü– buldular. Bunun sonucunda “9” değil de “12” Mart oldu.
Sonra “yıldızlar” bir olup Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı astılar. Asılmaları için gerekli oyları ise Meclis’teki siviller verdi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025