Mustafa PAÇAL
Bir ülke düşünün, komşusu olan bir ülkenin topraklarına habersiz, hesapsız elini kolunu sallayarak girsin ve sonra da yani 48 saat geçmeden girdiği o topraklardan “çekilmeyeceğiz” diye, diye geri çekilsin.
Nasıl olur bilmiyorum ama bu tam bir dış politika ve diplomaside, yeni “hariciyecilere” öğretilmesi gereken bir ders konusu olmalı. Dersin adı ise herhalde “dış politikanın sefaleti” olur.
Bu gelişme Türkiye için bir başka sorun kapısının da daha açıldığına işaret ediyor.
Şöyle ki; iktidarın bölgede veya bölge dışında alacağı uluslararası hukuka uymayan kararlar ve atacağı adımların bundan böyle diğer ülkeler tarafında BMGK’ye taşınmasına bu gelişme emsal oluşturacak ve Türkiye öncelikle bölge barışı için BM tarafından sürekli izlenen ülkeler durumuna düşecek diye düşünüyorum.
Bu düşüncemi etkileyen önemli bir diğer gelişme de hem NATO’nun hava sahamızın kontrol edilmesinde devreye girmiş olması ve hem de düşürülen Rus savaş uçağının karakutusunun açılmasından ve ortaya çıkacak bilgilerden sonra Rusya’nın da sorunu BMGK taşıyacağını açıklamış olmasından sonra Musul’a asker gönderilmesi üst üste düşen dış politika hatalarını oluşturdu.
Ne olacak, zaten bölgede ve dış politikada olan yalnızlık daha da artacak ancak AKP iktidarı bunu bildiği için elindeki dışa açılma seçeneklerini değerlendirerek kendine hem bölgede ve hem de dünyada yer açmaya çalışacak.
ABD ve AB ile IŞİD terörü ve Suriye’den göç sorunu ile Gazze sorunu nedeniyle bozulan İsrail ilişkilerinin normalleşme sürecine girmesi ile başlayan gelişmeleri bu gözle değerlendirmek gerekiyor.
Yalnız İsrail ilişkilerinde başlayan gelişmelere Türkiye’nin tam bir “mal bulmuş mağribi” gibi atlaması bırakın geçmişte neler demişlerdi konusunda söyleneceklere, AKP sözcüsü Ömer Çelik’in “pişkince” “İsrail devleti ve halkı bizim dostumuzdur” demiş olması bu gelişmenin alameti olarak görülmeli.
İsrail ile ilişkilerde sürekli gündeme getirilen “özür, tazminat ve Gazze ablukasının kaldırılması” şartlarından anladığımız kadarıyla ilk ikisinde bir anlaşma sağlanmış ancak Gazze ablukası konusunda sorun olduğu anlaşılıyor.
Şimdi zaten “van minut” olayı ile başlayan İsrail ilişkilerin bozulmasının nedeni Gazze sorunuydu. Yani Mavi Marmara olayı ve sonrasının nedeni buydu. Şimdi İsrail ile ilişkiler özür ve tazminatla düzelecek olursa bunun anlamı, sonuçlar üzerinde anlaştık ancak bunun nedeni olan Gazze sorunu devam ediyor olarak özetlenecektir.
Sorun yerinde duruyor ancak sonuçları üzerinde olan bir anlaşma olacaktır. Bunun da anlamı İsrail bildiğini yapmaya devam edecek biz de bunu seyredeceğiz demektir.
O zaman sormazlar mı, madem sonunda İsrail’in dediği noktaya gelecektin ne diye bunca zamandır bu sorunu efelik yaparak uzattın diye.
İşte bunun cevabını şimdiki köşeye sıkışmışlıkta aramak lazım…
AB ile ilişkilerin IŞİD’in Paris saldırıları ve Suriye üzerinden gelen göç nedeniyle yeniden canlanması süreci 17. Faslın müzakereye açılması noktasına getirdi. Nerdeyse ortadan kalkmaya yüz tutmuş ilişkilerin dış etkenler üzerinden yeniden canlanması kimi umutları ve fırsatları yeniden sağlayabilir diye iyimser düşünüyorum.
Cizre, Nusaybin, Dargeçit ve Yüksekova’nın savaş meydanına döndürüldüğü ve bölge halkının nerdeyse tüm insani ihtiyaçlarının ortadan kaldırıldığı bir ortamda bunları konuşuyor olmamda belki AB sürecinin kazandıracağı ivme nedeniyle yeniden barış ve demokratikleşme sürecine geri dönülebilir umudu taşıyor olmamın iyimserliği bulunuyor.
AKP iktidarından bu konularda umudumu yitirdim ama olsun yine de ülkemizin ve halkımızın selameti için ateşkesin sağlanması, şehirlerdeki ablukanın kaldırılması ve yeniden barış ve demokratikleşme sürecine dönülmesinin bu kaos noktasından tek çıkış noktası olduğunu düşünüyorum.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020