Namık ÇINAR
Hiç düşündünüz mü?
Kendisi bunları o duygularla yazmamış olsa bile, Şair Baba’nın herkesçe bilinen ünlü
“bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine”
dizeleri, aslında tam bir sol-liberal sentez örneğidir.
İnsanın hem “birey” yanını gözetir, hem “toplum” içindeki yerini vurgular.
Çünkü salt kolektivist toplum modeliyle “bir ağaç gibi tek ve hür” olunamaz. Bu ancak liberal değerlerin hüküm sürdüğü yapılarda mümkündür.
Ama “bir orman gibi kardeşçesine” düzene de;
sol görüşü yok sayarak,
ne, insana ancak herhangi bir lonca yahut dinsel grup içinde var olmayı dayatan bir “Muhafazakârlık”la
ne de, bencilliğin doruk yaptığı “neo-liberal” sistemle ulaşılabilir.
O nedenledir ki, çağımızın demokratik toplumları, hak ve özgürlük kavramlarından yola çıkarak, birey’e, “insan teki” olmaktan doğan ve ona sıkı sıkıya bağlı, vazgeçilemeyen ve devredilemeyen bir öznellik yüklerler.
Belirli büyüklüğe ulaşmış bir embriyoyu henüz doğmadan, daha anne karnında bir fetüs hâlinde iken bile temel haklarla donatmak;
yahut “insan haklarının özüne dokunamamak” gibi sınırlayıcı ve yasaklayıcı ilkelere, anayasa türü temel hukuk metinlerinde baş köşede yer vermek, hep bundandır.
Söylemlerden giderseniz, kime baksanız “halkçı” olduğunu görürsünüz. Oysa halktan, toplumdan yana olduğunu söylemenin tek başına bir kıymeti harbiyesi yoktur.
Önemli olan, “halk”tan ve giderek “halk egemenliği”nden ne anlaşılacağıdır.
İdeolojiler, birer siyasal program oldukları içindir ki, esasen her birinin hizmet ettiği bir “özne”si, bir “siyasal aktör”ü vardır.
Bakılacak yer, ettiği lâf değil, güttüğü çıkar ilişkileridir.
Halkın kim olduğu meselesinde Muhafazakârlar; “bireyler gelip geçicidir, ama ulus sabit ve kalıcıdır; o yüzden ‘insan teki’ni değil, aile, lonca ve özellikle de dinsel birliktelikleri özne saymak gerekir” derler.
Bundan dolayıdır ki, toplumun siyasal örgütlenmesi demek olan “devlet” organizasyonunun en tepesinde bu çağda bile etkin bir monarkın olmasını yadırgamazlar ve özne addettikleri grupların güçleri oranında temsilini öngören merkeziyetçi bir hiyerarşiyi benimserler.
O yüzden, her koşulda zengin ve güçlü aileler öndedir;
piyasada sadece ekonomiye egemen şirketlerin, karar alma süreçlerinde de yüksek bürokratların borusu öter;
sosyal yapı üzerinde ise dinsel cemaat yöneticileri söz sahibidir.
Hepsine çeki düzen verecek şekilde, aralarındaki kavgalara da monark bakar.
Bunun içinde gerçek anlamda “halk” yoktur.
Salt Kolektivistler, toplumsal sınıflar arasından bir tercihle, sadece “emek”e münhasır üniform bir yapı tasarlarlar.
O sebeple de, halkı tanımlarken bireyi esas almazlar.
Bunun içinde de “herkes” yoktur.
Herkesi kucaklayan ise sadece, birey’i merkeze koyan Liberaller’dir.
“Halk”ı, tüm siyasal, ekonomik ve kültürel hakların nihai sahibi olan “bireylerin tamamının toplamı” olarak görürler.
Ama salt liberallik de sorunu çözmeye yetmez.
“Bir orman gibi kardeşçe”nin tadına varamamış tek tek bireylerin mutluluğu, ancak sahte bir mutluluk olabilir.
Bu da ancak, liberal değerlerle sol değerlerin karışım ve alaşımından yeni pratiklerle yaratılarak telâfi edilebilecek bir konsepttir.
Bu öyle bir duygudur ki;
meselâ “toplumsal yaşamımızı şekillendiren güzellikleri bize falan kişi, ya da filan zümre lütfetti” diyerek o ya da bu cenaha biat ederek değil,
“biz bunları tek tek iradelerimizi yan yana getirerek birlikte kotardık” tarzında özümsemezsek;
bir gün bir başkası şimdiki gibi çıkagelip, elimizde ne varsa hepsini birden bu kadar kolay alamaz.
Biz ki, siyasal yaşamın “nesne”si yerine “özne”si olmanın bilincine varabilsek, hiç kimse tepemize çöreklenerek ensemizde bu kadar keyifle boza pişiremez.
Hattâ böyleleri, değil Cumhurbaşkanı, muhtar bile olamaz!
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016