Namık ÇINAR
İdam cezasının kaldırıldığı koşullarda, savaş usûllerine göre silah kullanmak, suçla ve suçluyla mücadelede doğru bir yol-yordam olabilir mi? Öldürme yetkisi elinden alınmış bir devlet, suçları sübuta eriyor olsa dahi, o insanların üstüne bomba atabilir mi? İşlenen suçlar bakımından, ölümün hak edildiğine yargı yolu ile karar verilebiliyor iken, bu idam hükmünün anayasal olarak artık kaldırılmış olduğu hâllerde, öldürmek amacıyla silah kullanmak hâlâ mümkün müdür? Eğer yakalansalardı, her ne yapmış olurlarsa olsunlar, zaten idam edilemeyecek idiyseler, ne diye öldürülebilsinler ki? Suçluyla mücadele etmenin yöntemleri de, araçları da artık başka şeyler olmak gerekmez mi?
Kaldı ki bunlar suçlu da değildiler. Ya da, karşımıza her yerde çıkabilen bir işportacı veya kaçak CD film satıcısı yahut kasa fişi kesmeyerek KDV kaçırmaya kalkışan çaresiz bir küçük esnaf kadarlık suçluydular.
Siz hiç “bugün 35 tane işportacı, yanlışlıkla kurşuna dizildi” dendiğini duydunuz mu? “Kasa fişi kesmedikleri görülerek derdest edilen 35 tane esnaf, dün sabaha karşı asılarak, hataen infaz edildiler.” Ya bu nasıl geliyor kulağa, komik mi? “Çoğu lise öğrencisi olan 35 tane sigara ve mazot kaçakçısı genç, birer yevmiyelik karın tokluğu uğruna Irak hududunu geçerlerken, yanlış istihbarat yüzünden, kendi uçaklarımızın bombardımanıyla paramparça edildiler.” Pekiyi, bu nasıl; matrak mı gene hâlâ?
“İyi de, bu meseleyi niçin kaşıyıp duruyorsun bu kadar? Bırak da bir an önce kapanıp gitsin” diyorsanız, bunu anlamam. Madem öyle, gelin başka türlü konuşalım. Tanrı herkesinkini esirgesin; ama Etiler’in, Ataköy’ün, Bağdat Caddesi’nin, uyur uykusuna kıyamadığınız her biri lise çağındaki 35 yavrunuzun başına geldiğini tasavvur edin ve kendinizi koyun oradaki ana-babaların yerine. Bakalım hâlâ aynı şekilde mi düşüneceksiniz, o zaman da? O hâlde, başkalarının akıl almaz acıları üzerinden metanet ve soğukkanlılıklar önermeyin kimselere. Bari susun.
Bütün bunların birer ihmal mi, yoksa devletteki derin ilişkilerin, istihbarat üzerinden bitmek bilmeyen güç kavgaları mı olduklarını, bakalım öğrenebilecek miyiz?
İstihbarat zafiyetinden dem vuruluyor. Fakat benim kafamda sorular da birikiyor. İnsansız Hava Araçları daha dünkü iş. Ondan önce n’apıyordu, bu ordu? Ayrıca, İnsanlı Hava Araçlarına ne oldu; yani uçaklara? Hava Kuvvetleri’nin keşif uçakları yok mu artık? Hâttâ Kara Havacılığı’nın özü keşif değil midir? Nerede Kara Kuvvetleri’ne ait keşif uçakları, helikopterler? Amerika’nın güdümündeki birkaç İHA’dan mı ibaret herşey?
Tümen ve kolordulardaki keşif bölükleri, keşif taburları lağv mı edildiler? Bizim zamanımızda yoktu, ama şimdi biliyorum ki hanidir varlar; Piyade gibi, Topçu, Tankçı gibi, artık uzmanlaşmış İstihbarat sınıfı subaylar neredeler? Yanlış mı biliyorum, armut mu topluyor bunlar?
Hani kibrit kutusu dahi okunabiliyordu yukarıdan? Koskoca katır yükleri ve insanlar mı algılanamadılar da, doğru değerlendirilemediler? Kaçakçı kafilesini ikaz maksadıyla topçu ateşi de açılmış, aydınlatma mermisi de kullanılmış, hava kararınca. İyi ya işte, belli ki ortalık zaman zaman aydınlatılıp gözetleme de yapılmış, seyir de edilmiş; ondan bu anlaşılıyor. Herhalde, katırların önlerini görmelerini sağlamak için, kolaylık olsun diye atılmadı o tenvir mayınları? Hiç yoksa, Topçu İleri Gözetleyicileri vardı, bir yerlerde en azından, değil mi? Hiç kimsenin aklının ucundan geçmedi mi pekiyi, onların terörist olmayabilecekleri? Bu kadar mı basiretsizleşti ya da lâçkalaştı, bu koca ordu?
Hepimizin kursağında kalan reformların hiç birini doğru dürüst yapmayarak, muazzam bir on yılı heba etti ya AKP, işte şimdi yakıtı bitmiş bir uçak gibi yalpalayıp duruyor. Lastik gibi uzayan ve inandırıcılıklarına giderek gölge düşüren, sadece kağnı hızındaki şu yargılama süreçleri bile yeter, keyfimizi kaçırmaya. Neymiş... 12 Eylül’ü de yargılatacaklarmış. Neymiş... 28 Şubat’ı, Susurluk’u, velhasıl vesayet döneminin tüm darbe süreçlerini de yargılatacaklarmış. Daha siz, bütün dünyanın gözü önünde işlenen Hrant Dink cinayetinin bile senelerdir sonunu getiremediniz ki, diğerlerini yapabilesiniz.
Darbe süreçlerinin asıl sorumluları olan Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanı emekli orgeneraller dışarıdalar, ama birçoğu zurnanın son deliği olan subaylar içerideler. Kim inanır artık size, Allah aşkına?
Fakat küçümsemeyip lâf dinlerseniz, gene de bir şeyler yapmaya hâlâ şansınız var. O da Kürt sorununu çözmekten geçiyor, tabii. Bu mesele, harp silah ve araçlarıyla halledilebilecek bir şey değil, artık bunu kafanıza sokun, lütfen! Terörizmle dahi mücadelenin en zor usulü, askerî olan usuldür.
Topraklarınızda terör olmasını istemiyorsanız, mutlu olmadıklarını söyleyen Kürtlerin isteklerini bir bir yapmalısınız. Halkın bölünme isteği duymamasının panzehiri, tıpkı mutlu olanlar gibi, onların da mutluluk duyumsamalarından geçiyor. Bunun bir başka seçeneği de yok üstelik. Eğer bunu başaramazsanız, yola en iddialı koyulup, en fazla umut veren olduğunuz için, tarihe de “en büyük palavracı” olarak geçeceksiniz.
Dost olan böyle eleştirel söyler. Ama siz, yalakalıkları dostluk sanma safhasına gelmişseniz, bakın ona bir şey diyemem.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016