Oya BAYDAR
Kediye ciğer emanet etmek misâli, “Yeni Türkiye”nin eğitim politikası ve değerler eğitimi de Ensar Vakfı’na emanet ediliyor, hatta edildi bile. Ensar Vakfı ile birlikte, Bilal Erdoğan’ın yöneticileri arasında bulunduğu TÜGVA, Eğitim şuralarındaki etkisiyle tanınan Eğitim Bir-Sen ve İlim Yayma Cemiyeti’nin katıldıkları MEB Çalıştayı'nda alınan istişarî mahiyetteki kararlar, hiç kuşkunuz olmasın, önümüzdeki günlerde adım adım uygulanmaya başlanacak. Bu öneriler/kararlar arasında Kuran-ı Kerim dersinin seçmeli değil zorunlu olması, din öğretiminin okul öncesinden başlaması, zekî ve başarılı öğrencilerin İmam Hatip’lere yönlendirilmesi için seferberlik, imamların ve öğretmenlerin öğrencileri okul dışında da izlemesi ve de “değerler eğitimi”nin 0-6 yaştan başlaması, iki yaşından sonra mutlaka verilmesi var.
Geçenlerde Tayyip Erdoğan üzerinde etkili olduğu söylenen hem prof., hem köşe yazarı, hem de her yazısı (özellikle kadın aşağılaması, ayrımcılık, nefret söylemi) suç ve ayıp sınırlarını zorlayan, çoğu zaman da aşan bir din ulemâsı: “Laik- seküler düzende Müslümanların din ve kültürlerini korumaları zordur. Laik rejimde istediğimiz eğitimi ve kültürü veremeyiz…..rejimin değişmesi gerekiyor…” mealinde bir yazı yazmış, bunun şimdi hemen olamayacağına dikkat çekip usul usul gitmek gerektiğini vurgulamıştı. Usul usul, adım adım gidiyorlar işte. Yeni doğmuş bebelere, altına hâlâ bez bağlanan, ağzı emzikli minik yavrulara değerler eğitimi vermekten başlayarak…
Bebelere hangi değerlerinizi aşılayacaksınız?
Değerler Eğitimi Merkezi, Ensar Vakfı bünyesinde Erdoğangiller, AKP ve Millî Eğitim Bakanlığı destekli bir kuruluş. Siyasal İslamın derin altyapısını hazırlamak üzere oluşturulmuş benzer yapılardan biri, şimdilerde en güçlüsü. Takiyye ve yalan daha kurumun adından başlıyor, çünkü değerler sözcüğü, Sünnî İslamın en çağdışı ve gerici yorumu olarak anladıkları din sözcüğü yerine kullanılıyor. Üstelik dinî değerleri de kendi meşreplerine, tarikatlerine, özel ve siyasal çıkarları doğrultusunda tefsirlerine göre eğip büktükleri; ilk ifadesini On Emir’de bulan bütün dinlerdeki ortak insanî değerleri hiçe saydıkları attıkları her adımda her icraatte apaçık ortaya çıkıyor.
Aslında toplumsal düzeni sağlamaya, insanın ilkel dürtülerini gemlemeye yönelik bu ortak değerler nedir? Öldürmeyeceksin (yaşama saygı), çalmayacaksın, yalan söylemeyeceksin, komşunun malına göz koymayacaksın, Allahın adını boş yere anmayacaksın (yani siyasete, yalana alet etmeyeceksin), kendine putlar yaratmayacaksın, zina etmeyeceksin...
İnsanlık, binlerce yıl öncesinin çöl/aşiret toplumundan günümüzün karmaşık toplumlarına doğru adım adım ilerledikçe ortak değerlere yenileri eklendi. Cinsiyetler, inançlar, dinler, diller, ırklar arasında ayrım yapmamak, hemcinsini ezmemek, ezilenin yanında olmak; canlıyı, doğayı korumak, vb.
Kimi marjinal topluluklar bir yana (ki onlarda bile öldürmeyeceksin, yalan söylemeyeceksin, çalmayacaksın, komşuna/ ötekine kem gözle bakmayacaksın temel değerlerdir) bütün toplumlarda kabul gören bu değerlere her zaman uyuluyor mu? Hayır. Ama hedeflenen, olması gereken, övülen, toplumda yaygınlaştırılmaya, içselleştirilmeye çalışılan, toplumsal ahlâkın temelini oluşturan değerler bunlar.
Peki siz değer tacirleri, bunlar dışında hangi değerlerin eğitimini vereceksiniz? Söz konusu olan evrensel insanî değerlerse bu değerlerin topluma hakim olması için çağdaş toplumlarda özendirme, cezalandırma, evrensel insanî değerleri yaygınlaştırma, kültürel norm haline getirme gibi çeşitli mekanizmalar vardır, onları işletirsiniz. Haa…bunlar değil de başka bir şeyse kastınız, bebelere ve topluma şırınga edeceğiniz değerleriniz nedir, bunu takiyyesiz, yalansız açıklarsınız.
Değerler eğitimine ihtiyacı olan sizlersiniz
Topluma beşikten teneşire değerler eğitimi vermeye niyetlenen zihniyetin neler yaptığı, neyi savunduğu, hangi suçları işlediği, hangi suçları gizlediği, yalanı, talanı, şiddeti nasıl uyguladığı, kini nefreti topluma nasıl yaydığı ortada.
Bu zihniyet dinde, ahlâkta, siyasette tepeden tırnağa yalan üzerinde yükseliyor. Yukarlardan başlayan yalan, aşağıdaki papağanların diliyle kalemiyle toplumsal ve insanî değerleri yıka yıka yayılıyor. Gerçekleri söylemek suç sayılırken yalan şan, şöhret, rütbe kazandırıyor.
Bu zihniyet, şiddeti cinayeti iktidar uğruna, cihat uğruna mubah sayıyor. “Terör nereden gelirse gelsin….” laf ebeliğiyle terörden terör beğeniyor, “bizim teröristler”i koruyup kolluyor. Barış sözcüğünün ve barış isteminin suç sayılıp yargılandığı bu ülkede savaş çığırtkanlığı prim yapıyor, kazandırıyor.
Her dönemde olmuştur, iktidara yakın olan, ünlü deyimle bal tutan parmak yalar; ama bu iktidar dönemindeki neoliberal utanmaz talan, cep (veya ayakkabı kutusu) doldurma uğruna doğanın, insanın bu derece pervasız sömürülmesi yakın dönemde hiç yaşanmadı.
Bu zihniyet, (Ensar vakası örneğinde ve bir dizi benzer rezillikte görüldüğü gibi) çocuk istismarını, çocukların ırzına geçmeyi, kadınlara tacizi, tecavüzü, bir kereden ne çıkar ki diyerek (ki bir kere değil bin kere, yüz bin kere işleniyor bu suçlar) hafifsiyor, gözden ve adaletten saklamaya çalışıyor. Faillere arka çıkıyor, paravan oluyor.
Bu zihniyete göre babanın dokuz yaşındaki kızına “şehevî hislerle yaklaşması” yani küçücük kızıyla cinsel ilişkiye girmesi sorun değil de, Diyanet’in ilgili dairesinin soruya verdiği cevaba göre bu durumda baba olacak herifin karısıyla nikâhının düşüp düşmeyeceği sorun.
Bu zihniyet kız çocuklarının dokuz yaşında evlenebileceği fetvasını veriyor, tecavüze uğrayan çocuğu, kadını tecavüzcüsüyle evlenmeye zorlayarak tecavüzcü erkeği kurtarıyor.
Bu zihniyetin bugün vardığı noktadaki ahlâk anlayışı; her an tahrik olmaya hazır erkeğin, kadın ve çocuk bedenine cinsel tahakkümü üzerinde yükseliyor. Erkeğin cinsel organıyla kadının iki bacağı arasına sıkışıp kalmış ahlâk anlayışı, din sosuna da bulanarak topluma empoze edilmeye çalışılıyor.
Evet; bu toplumda birilerinin değerler eğitimine ihtiyacı var ama bu eğitimi görmesi gerekenler beşikteki bebeler, okuldaki çocuklar, gençler değil; öncelikle sizlersiniz: gerçek insanî ve ahlâkî değerleri yitirmiş olan beyler! Evet, gerçekten de başta sizlerin ve de vicdanını, ahlâkını, masumiyetini kemirdiğiniz, çürüttüğünüz bu toplumun gerçek değerler eğitimine ihtiyacı var. O değerler ise, iktidar ve siyaset yollarında kendi karanlık kafalarınızın ve emellerinizin kalıbında ürettiğiniz sözde dinî, sözde İslamî “fetva”lar değil İslamın, dinlerin ve insanlığın binlerce yıllık pratiğinden kaynaklanan evrensel değerlerdir.
Değerler eğitimine önce bu eğitime önayak olmaya yeltenen sizlerden başlamak gerekir. Kart dimağlarınız ve kartlaşmış yürekleriniz eğitime müsait olursa tabii…
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları

































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024