Perihan MAĞDEN
Salı gecesi kanallar arasında zıplarken karşıma Teke Tek’te Fatih Altaylı’nın karşısına oturmuş, döktüren Karolin Fişekçi çıktı.
Dayanamadım, ömrümde ilk kez Teke Tek’i izledim. Bu müthiş hizmetinden dolayı Fatih Altaylı’ya teşekkürü borç bilirdim. (Bu cümleyi yazarak ödemiş oldum!)
Faltaylı’nın “genel bilmemnesi” olduğu dönemde Sabah gazetesinde attırdığı “Havaalanında yapayalnız” tadında Nobel barış ödülünü alan İranlı aktivist binlerce kişi tarafından karşılanırken bizim Nobelli Orhan Pamuk’un nasıl da TEK BAŞINA havaalanlarına gelip gittiğine dair harikulade yalnızlaştırıcı manşetleri vardır.
Hele “NE YANİ KORUNMUYO MU BU ADAM?!” diye yine manşetten feryat figân edip Pamuk’un çalışma dairesini (handiyse posta adresini vererek) fotoğraflattığı büyük “eseri” ise, çıkış tarihinden başlayarak yazarın kendi memleketinde polis korumasıyla yaşamasını/ yaşatılmasını ZARURİ kılması açısından, mühimdir.
Ayrıca şimdiki gastesi Habertürk’te “Moda Polisi” adlı bir köşe açtırttığı ve Faltaylı’nın iddiasına göre “haber getireceği vaadiyle kandırılıp” banka hesabına on binlerce lira para yatırdığı bir hanım kızımızla olan (şok! şok! şok! eşiyle birlikte açtığı) davası, halen devam etmektedir.
Bu hanım kızımız (aynen Fişekçi gibi) Faltaylı’yla “ilişki” yaşadığı, bu yüzden de onca parasını (marka çantalar filan da aldırtıp) hortumlayabildiği gibi iddialarının yanı sıra, iş yerindeki (golf sahası büyüklüğündeki) odasında Faltaylı tarafından golf sopasıyla (!) dövüldüğü gibi ifadelerini de, mahkemeye vermiş vaziyettedir.
Yani Fişekçi’nin diyelim Saba Tümer’in programı gibi “banal” programlar yerine (herrr konuda o kadar çok teklif alıyormuş ki!) Faltaylı gibi “ciddi” bir habercinin, Teke Tek gibi “saygın” programını tercih etmesi; hakikaten takdirlere şayandır.
Özellikle Pamuk’un avukatı aracılığıyla yolladığı “Sus kadın! Yoksa naparız billa” konulu ihtarnamesinin hemen akabinde!
Reha Muhtar Vatan’daki doyumsuz köşesinde “Bak kardeşim” ruhuyla yazılmış, ünlü bir erkeğin ün peşinde arsız kadınlarla NASIL baş edebileceğine dair bir tavsiye yazısı kalemlemişti. Heyhat! arkasını getirmedi.
Ben Pamuk’un yerinde olsam avukatımla ihtar çekmek gibi (dünyada eşi benzeri ilk kez görülen) ve belli ki Fişekçi’yi daha da azdıran yöntemlere tenezzül etmek yerine, bu mevzularda muhakkak bir ordinaryüs prof. olan Muhtar’a müracaat ederdim. Harbiden.
Gelelim Fişekçi’ye. Aşağı yukarı iki ay içinde röportaj vermediği zamanlarda, sitesinden filan cevap yetiştiren bu “dünyanın en seksi sanatçısı” kızımız ESASINDA hiç konuşmadığı, konuşmak istemediği, konuşmaktan yorgun düştüğü, ama niye konuşmaması gerektiğini anlamadığı, konuşkan/ açık sözlü/ esprili/ abartıya meraklı olduğu, “Orhan arayıp söyleseydi” konuşmamış olacağı, belli bir süre zaman tanıyıp sonunda konuşmaya başladığı gibi–
Mütemadiyen konuşur: röportaj/ demeç verir vaziyette olduğu halde, bu konuda bile (yani konuşmak ya da konuşmamak kadar basit bir konuda BİLE) bir çelişki yumağı olarak, bu defa ekranlardan önümüze yuvarlandı.
Hakikaten Fişekçi’nin kuşağından bir ağızda 8-10 sanatçı sayabileceğim halde (zira o Bedri Baykam dışında kimsenin tanınmadığı kanaatinde) ismini ben ömrümde ilk kez alışveriş merkezi fotoğraflarının “patlamasıyla” duydum.
Zaten karma sergiler, Amerikan Hastanesi salonunda bir solo gibi, hiç kimsenin ciddiye alamayacağı bir sanatçılık geçmişi var. Ancak bu kat’i surette “kötü bir ressam” olduğu anlamına gelmiyor. Pembe silikondan topunu çok beğendim ben, mesela. Resimlerini ise (canlı olarak) görmek lâzım.
Ve fakat ün kazanmaya feci derecede aç ve açık bir şahsiyet olduğu ortada. Pamuk’la olan ilişkisinin pimini çekerek, açlığından ölür göründüğü, on beş dakikasını elde ettiği de muhakkak.
Fişekçi’de bence ilginç ve tatlı olan yan bu: bir jet pilotu gibi kendi rezaletine yol alması! Bindiği dalı kesmesi! Yediği kaba tükürmesi! Kaybetmeye (üstelik güle oynaya) oynaması!
Zira Faltaylı’nın karşısında alabildiğine “calm and connected” (sakin ve bağlantılı) bir portre çizerek, çok yumuşak ve hoş bir üslupla konuşup düzenli aralıklarla gülümseyerek verdiği mülakatın sonlarına doğru “Peki Orhan Pamuk sizi arasa yine onunla birlikte olur musunuz” sorusuna verdiği cevap hem aydınlattı (bu kadının kim olduğu hususunda) hem de feci üzdü beni.
Evet! tekrar birlikle olurmuş Karolin Fişekçi Orhan Pamuk’la! Yani onunla bir itişme vesilesi- bir aşk ve tutku tahterevallisi- “pasyon”da her şey mubah kafasıyla da yediği bu herzeleri; ortaya çıkıyor bu cevabıyla. Ve bir bindiği dalı kesme üstadesi olduğu da!
Fişekçi en kapsamlı/ müthiş röportajını Gülenay Börekçi’ye verdi (Habertürk’te) ve de orda hakikaten korkunç laflar etmiş vaziyette Kiran Desai’ye. (Sonraları frene bastı Esas Kadın’a giydirme hususunda.)
O röportaj ve daha sonra verdiği üç röportaj derinine okunduğunda Booker ödüllü bir Hint Entelektüel Prensesi olan Desai’den (bir türlü) ayrılamayan Orhan Pamuk’u beyaz atına atlayıp bu röportajlarla (Desai’yle ilişkisini geri dönüşsüz biçimde yaralayarak) KURTARMAK isteyen bir şövalye de söz konusu, inanın.
Uyuyan Güzel’i (Orhan Pamuk) Kötü Peri’nin (Kiran Desai) lanetinden kurtaracak, atının terkine attığı gibi kendi ülkesine götürüp sonsuza dek onunla mutlu olacak!
Orhan Pamuk’un hinoğlu hin/ kaçın kurası/ 60’larında bir adam olduğunu nasıl da görmezden gelen hedefe kitli bir jet pilotu yaklaşımı var Fişekçi’nin tutumunda! Bu yüzden bu ilişkide Kurtarıcı’nın/ Prens’in/ Maço’nun/ Penis Sahibi’nin kendisi olduğuna dair göndermelerinin hiçbiri yanlış değil.
Yalnızca bu illüzyonu onunla birlikte (muhtemelen bir nevi) yaratmış olan “sevgilisi” Orhan Pamuk’u hiç tanıyamamış/ okuyamamış olduğu gerçeğinin kayalarına toslamamakla kalmıyor Fişekçi–
İnanın bana; gerçekliğe dair HİÇ AMA HİÇBİR KAYAYA inatla/ azimle/ kararlılıkla tosslamıyor. “Henüz ilişkinin bitmediğine” dair tuhaf inancı; ve evet! Pamuk onu ararsa birlikte olmayı kabul edeceğini (hiç incinmemiş! aldırış etmemiş! utanmamış! üzülmemiş!) söylemesi, bende Fişekçi’nin üç dörtlük bir kadın sosyopat olduğu kanısını güçlendirdi.
Bir arkadaşımın dediği gibi: hakikaten artık sosyopatlık norm oluyor, hakikatle bağlarını koparmamakta ısrarcılar mutlak bir azınlığa/ mutsuzluğa mahkûm yalnızlara dönüşüyorlar dünyamızda.
Seksekte adımlarını sayan bir kız çocuk gibi her iki-üç cümlenin sonunda ısrarcı/ çapkın/ tatlı gülümsemesi, sağ gözüyle sürekli bir kamerayı/ kendi görüntüsünü/ aynayı filan takip ederek mütemadiyen saçlarıyla oynaması filan–
Oldukça sıkıcı ve korkarım sığ biri olmasına rağmen, kendini deli/ cesur/ mühim sanatçı olarak görmesi, boza- salep serisinin (tamamiyle “oral” portreler) a! yanlış ve pornografik “yorumlanmasının” onu şaşırtması, “tatlısu Ermenisi” konulu ortaokul ikinci sınıf kompozisyon ödevinin “bu” ilişkinin başlangıç asfaltı olması–
“Mahmutpaşa Tracy Emini”nden öteye gidebilmesi için HAKİKATEN yürekli ve bağlantısız olmasını ve pek tabiidir ki aşk oyunlarını oynayamayacak/ pasyon ihtiyacını asla karşılamayacak fevkalâde ünlü adamlar yerine, rol modeli Tracy Emin gibi Türk balıkçılarla filan takılmasını tavsiye etmeyerek, bitiriyorum.
Zira tavsiye- ötesi birine benziyor Fişekçi. Kendi yankılaması dışında söylenenleri duymayan. Duymayacak.
Hem ben kim, tavsiye vermek kim?
Sosyopatın dostu da/ akılvereni de diğer sosyopatlar oluyor/ olmalı muhakkak ki Sosyopatlar Dünyası’nda.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
5.02.2016
28.06.2016
21.06.2016
14.06.2016
6.02.2016
31.05.2016
24.05.2016
17.05.2016
26.04.2016