Şahin ALPAY
Taha Akyol büyük bir hizmet yaptı; “Türkiye’nin Hukuk Serüveni”ni (Doğan Kitap, Kasım 2014) yazdı. Akyol’u bu kitabı kaleme almaya yönelten, ilahiyat profesörü Hayrettin Karaman’ın “Demokrasi Müslümanların siyasi sistemi olamaz…
Ancak demokratik mekanizma, İslam ve siyaset teorisinin ilkeleri doğrultusunda -daha iyisini buluncaya kadar- kullanılabilir…” (“İslam, demokrasi ve Medine Vesikası,” Yeni Şafak, 29 Mayıs 2014) şeklindeki görüşleri. Akyol kitapta, İslam, siyaset ve demokrasi konularında sahip olduğu birikime dayanarak Karaman’ın iddialarını sorguluyor. Bunu yaparken Osmanlı ve Cumhuriyet Türkiyesi’nde hukuk devleti ve demokrasinin temel kurumlarını yerleştirme çabalarının fevkalade öğretici bir öyküsünü anlatıyor.
Muhakkak ki bugün Türkiye’de İslam ile hukuk devleti ve demokrasinin bağdaşmadığını düşünen kimi dindar, kimi “laik” çok kimse var. Bunlara sadece ilahiyatçılar değil, gerek doğa bilimleri gerekse sosyal bilim profesörleri de dahil. Karaman’ı bunlardan ayıran özellik, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın görüşlerine sık başvurduğu bir isim, hatta “fetvacısı” olarak tanınması.
Böyle olunca akıllara ister istemez, acaba dini bütün bir Müslüman olma iddiasındaki Erdoğan da Karaman gibi demokrasinin “daha iyisini buluncaya kadar kullanılabilir…” olduğunu mu düşünüyor sorusu geliyor. Hemen söyleyeyim: Ben o kanıda değilim. Görebildiğim kadarıyla Erdoğan iyi bir Jean Jacques Rousseau (“genel irade”) takipçisi; (“milli irade” anlamına) demokrasiyi benimsiyor, ama çoğunluğun diktatörlüğü olarak yorumlama eğiliminde. (Meclis çoğunluğunun desteğini kaybederse ne düşünür, onu bilemem.)
Şüphesiz, İslam’ın demokrasiyle bağdaşmadığını düşünmek ve savunmak gerek Karaman’ın, gerekse dindar ya da “laik” fikirdaşlarının demokratik haklarıdır. Ancak bu görüşler yanlış olduğu gibi, Türkiye’de özgürlükçü ve çoğulcu bir düzenin yerleşmesine de engeldir; bu nedenle ciddiye alınarak eleştirilmelidir. Akyol’un kitabının büyük değeri, Müslümanların ilk dört halifeden bu yana yüzyıllar süren pratiğinin bu görüşü çürüttüğünü göstermesi. Kitabın temel argümanı şöyle özetlenebilir:
İslam’da “irade-i külliye” Allah’a aittir; “kainatın yaratılışı, temel kanunları, kaza ve kader” Allah’ın elindedir. İnsanın “kendini yönetmesi, kendi fiillerinin akıbetine sahip olması, bu arada siyasi sistemin ne olacağı” ise “irade-i cüziye” olarak insanın elindedir. Kuran, davranış ve yönetim ilkesi olarak adaleti yüceltmiş, fakat bunun nasıl bir idare şekliyle sağlanacağını insanlara bırakmıştır. İman, ibadet ve ahlak dışında pek az hukuki hüküm koymuş, bunun dışında kalan hayatın düzenlenmesini insan aklına bırakmıştır.
Hazreti Peygamber zamanında neredeyse herkesin birbirini tanıdığı “ümmet” toplumu kıtalara yayılıp, farklı kültürler, coğrafi ve iktisadi şartlarla karşılaştığında aynen devam etmedi. Müslümanlar karşılaştıkları sorunlara, yaratıcı düşünceye dayalı içtihatlarla, örfe (göreneğe) ve akla dayalı kanunlar koyarak çözüm getirdi. Bunun zirvesi de Osmanlı’da “kanunname” denilen örfi hukuk oldu. Örfi hukuk geleneği sayesinde Tanzimat’tan itibaren hukukun modernleşmesi sürecine girildi.
Gerek fıkıh (Şer’i hukuk), gerekse kanunname düzeni (örfi hukuk) modern çağın gereklerine cevap veremeyince, 1839’da başlayan Tanzimat reformlarıyla birlikte Batı hukukuna yönelme ihtiyacı doğdu. Tanzimat hemen her alanda modern hukuk ve yargının altyapısını getirdi. 1876’da kabul edilen ve 1909’da önemli değişikliklere tabi tutulan anayasa ile kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, doğal yargıç ilkesi gibi hukuk devletinin ve demokrasinin temel ilkeleri benimsendi. Milli Mücadele’nin seçilmiş bir meclis (TBMM) tarafından yönetilerek zafere ulaştırılması da bu birikim sayesinde mümkün oldu.
Peki, sonra ne oldu? Gelecek yazıda.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020