Sezin ÖNEY
En son bir sınıfta öğrenci olarak oturduğumda, inanıyordum. Dünyanın değiştirilebileceğine, siyasetin farklılaşabileceğine, dünyada yavaş yavaş sınırların kalktığı, ulusal aidiyetlerin önemsizleştiği bir geleceğin mümkün olabildiğine...
Dünyanın yolunun evrensel bir idealizme, tüm insanlığın eşit haklarını gözeten bir “dünya yönetimine” doğru aktığına inanıyordum.
O dönemde, evrensel, küresel bir dünya yönetim düzeninin kurulacağını öyle bir şevkle savunuyordum ki, gözükara idealistliğimin sinir bozuculuğu, beynelmilel sınıfımızın geri kalanına milliyetçi salvolar yapmaktan başka seçenek bırakmamıştı.
Şimdi yeniden bir öğrenciyim ve artık inanmıyorum.
Dünyada şu an en güçlü siyasi akım nedir? Milliyetçilik...
Din eksenli siyasetin, muhafazakârlık veya küresel bağların, demokratikleşme çabalarının etkisi az mı, azaldı mı diyebilirsiniz; Arap Baharı örneği henüz hafızalarda canlıyken, uluslararası hak mücadelelerinin gücü ne olacak da...
Eğer milliyetçilik, insanlığın farklı dil, tarih, sembol, yani kültürlerden oluştuğuna, bu farklı grupların da, kendi devletlerine, kendi “ulusal hâkimiyet alanlarına” sahip olması gerektiğine yönelik siyasi, sosyal inançsa, bu akım 19. yüzyıldan beri dünya tarihini şekillendiriyor.
İdeolojik ayrımların komünizm/kapitalizm kutupları arasında şekillendiğine inandığımız Soğuk Savaş döneminde bile milliyetçilik son derece etkindi.
21. yüzyılın içinde 10 yılı aşkın mesafe kat etmişken de, dünyaya, Türkiye’ye bir dönüp bakalım; milliyetçiliğin sözü geçmiyor mu son kertede?
Batman’daki iki milliyetçiliğin çapraz ateşinde kalan isimsiz bebeğin, ana rahminden neredeyse doğru mezara giden kısacık yaşam hikâyesi, aslında hepimizin hayatının özeti.
Milliyetçilik afyonunu kullanarak bizi uyuşturan legal ve illegal siyasetçilerin güç kavgalarında, tetikçi olarak kullanılan başkalarına sıktırılan kurşunlarla delik deşiğiz. Umutlarımız, ideallerimiz kan kaybediyor.
Mizgin Doru ve doğmamış bebeği, kayıplarımızdan sadece ikisi. Ancak belki de, en savunmasız haldeki masumlar olduklarından başka bir dağlıyorlar insanın yüreğini, hani acılar arasında bir sıralama olamaz ama...
Bu ölümlerle, değiştirebilme inancını ve bu inançtan gelen engel, sınır tanımayacak gücü yitiriyoruz.
Gözlerim kafese kapatılmış bir sirk aslanı gibi fersiz, değiştirme heyecanı ile dolu bir dergiye göz gezdiriyorum.
Transform!
“Dönüşüm!”, Viyana merkezli, sol ağırlıklı bir “siyasi diyalog” hareketi. Bu dergi de, siyasi bir manifesto sunmanın değil, diyalog yoluyla yeni söylemler, dünya genelindeki sorunlara yeni çözümler üretme kaygısında bir “arayışın” çabası.
Transform!’un son sayısı, Avrupa’daki radikal sağa odaklanmış. Sınırların kaldırılması, insan refahı ve insani değerlerin korunması ve savunulmasına yönelik gelmiş geçmiş en büyük proje olan Avrupa Birliği’nin de milliyetçilik tarafından boğulduğu bugünlerde, aşırı sağın Avrupa’da neden yükseldiğini anlamak hepimiz için önemli.
Bugünün Avrupası, Almanya-Fransa güç ekseninden sınıfsal ezilmelerin tetiklediği faşist filizlenmelerin boy vermesine, 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başını ürpertici biçimde anımsatıyor.
Bir zamanlar, inanıyordum.
Okumayı öğrenir öğrenmez ilk yaptığım bir dergi çıkarmak olmuştu.
Transform!, bu açıdan da ilgimi çekse de, düşündürdüğü bir şey daha var; aslında Türkiye’nin, Avrupa’nın, dünyanın sorunu aynı: İyi bir muhalefetin eksikliği.
İktidar dönüştürür, muhafazakârlaştırır çünkü, ama muhalefet yeni fikirler, söylemler üretmek için okyanuslar gibi engin imkânlar verebilir.
Bugünlerde, Britanya’da İşçi Partisi’nin kongresinde, genç lider Ed Miliband’in “Göçmenlere kapılarımız açmakla hata ettik” söylemine ne demeli?
Britanya’nın 1900 yılında kurulmuş, asırlık sol geleneğe dayanan partisinin, dinamik, henüz hayatının baharında sayılabilecek liderinin üretebildiği söylem bu mu?
Ancak, dünya bizim 19. yüzyıl zihniyetlerine yapışıp kalmamıza bakmadan değişiyor.
Kaçkarlar’a ilk kar düşerken, Tayland’da bir ayı aşkın süredir devam eden sel baskınları yüze yakın kişinin ölümüne neden oldu.
Küreselleşmenin serbest piyasa boyutuna özellikle önem atfeden ve “makbul ve iyi”, “ehil” milliyetçilik sayılan “vatanseverliğin” tipik bir temsilcisi olan yazar Thomas Friedman’ın doğru tutturduğu bir tanımlama varsa, o da, küreselleşmeye yönelik ortaya attığı kavram. Friedman , “global warming”, yani “küresel ısınma” yerine sözcüklerle oynayarak, “global weirding” yani “küresel tuhaflama” kavramını ileri sürüyor.
Birden, küresel tuhaflaşma ortamında umut, hiç beklenmedik bir yerden Erzurum’dan geliyor.
Tortum İlçesi’nin Bağlarbaşı Köyü’nde, hidroelektrik santrali yapılmasını protesto için kadın erkek, yaşlı genç, çoluk çocuk harekete geçiyor... Çarşaflar içinde, belli ki son derece muhafazakâr yaşlı kadınların büyük bir idealizmle, kendilerine biber gazı sıkan güvenlik güçlerine ellerinde bir avuç kumla karşı durması, derelerine sahip çıkması da, “küresel tuhaflaşmanın” bir örneği.
Tekrar inanacak mıyım? İnanacak mıyız?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları



















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024