Vahap COŞKUN
Bir köşe yazarının bazı sorumlulukları bulunur. Yazar bir konu hakkında halkı, elinden geldiğince, doğru bilgilendirmeye gayret eder. Meselelere kendi perspektifinden bakar. Doğru bildiklerini destekler, yanlış gördüklerini eleştirir. Zararlı bulduğu yönlere dikkat çeker, faydalı bulduğu yönleri açıklar. Karşılaştırmalar yapar ve varsa bir noksanlık bunun nasıl tamamlanacağını söyler. Nihayetinde kendi önerisini halkın bilgisine sunar.
Siyaseti yorumlayan bir köşe yazarının da, bu bağlamda, belli sorumlulukları vardır. Ülkede ve dünyadaki siyasi gelişmeleri takip eder. Kendi meşrebince siyasi vaziyeti resmeder; hadiseleri ve aktörleri değerlendirir. Müspet kanaatlere sahip olduğu tercihlerin arkasında, menfi neticeler doğuracağını düşündüğü tercihlerin ise karşısında durur.
Yürütülmekte veya tasarlanmakta olan bir politika, çoğunlukla birçok boyutu içerir. Köşe yazarı, bu politikanın bütününde veya bir bölümünde eğri bulduğu tarafları belirtir ve bunların nasıl düzeltileceğini anlatır. Arızaların hangi yolla giderileceğine ilişkin seçenekleri veya kâmil bir politika teklifini kamuoyunun önüne getirir.
Köşe yazarının görüşü, o anda gündemde olan mevzua ilişkin görüşlerden sadece biridir. Zira toplumun tamamını ya da bir kesimini ilgilendiren bir siyasi olayla bağlantılı olarak, tabiatıyla, çok sayıda görüş serdedilir. Her köşe yazarı, konunun geneline ya da özel olarak ilgilendiği bir bölümüne dair bilgilerinden hareketle bir iddia ortaya koyar. Gaye, okurları ve politika yapıcılarını bu iddiaya yakınlaştırmaktır.
Normalden sapma
Hedef kitlesi olan okurlar ve politika yapıcılar ise bir yazıyla muhatap olduklarında, farklı tavırlar gösterirler. Okurlar, o yazıya kısmen ya da tamamen katılır veyahut ondan ayrı düşerler. İçeriğine göre politika yapıcıları da, ya o yazıdan istifa ederler ya o yazıya cevap verirler ya da o yazıyı görmezden gelirler. Hangi tavrın alınacağını, politik aktörlerin kâr-zarar hesapları tayin eder.
Hülasa bir köşe yazarının rolü, son derce sınırlıdır. Fikirlerini söyler, yazısını yazar, iddiasını dillendirir ve kenara çekilir. Gerisi, okurlara ve politikacılara kalır. Eğer tahlillerinde yol gösterici olur ve tahminlerinde de isabet kaydederse, yazara çevrilen gözler ve kabartılan kulaklar artar. Yok, tespitleri boş çıkar ve öngörülerinde de çuvallarsa, o vakit yazarı takip edenler azalır.
Yani siyasi alanda kalem oynatan bir yazarın tesiri, günü ve geleceği ciddi ve düzgün okuyabilme becerilerine bağlıdır. Daha doğrusu, öyle olmalıdır. Normali budur.
Ancak Türkiye’de normalden sapan bir durum var. Siyasi manzarayı tariflerinde sürekli yanılmalarına ve söyledikleri hemen her sözün kısa sürede tersi çıkmasına rağmen, bazı köşe yazarlarının toplumun bazı kesimleri üzerinde müthiş bir etkisi bulunuyor. Bu yazarlar esasen salt laf cambazlığına yaslanan yazılarıyla hep en çok okunanlar listesinde boy gösteriyorlar. Kızgın, had bildiren ve son derece teatral bir ses tonuyla hazırladıkları videolarla milyonlarca kişiye sesleniyorlar.
Dev aynasındaki yazar
Peki, gerçekte dişe dokunur bir söz söylemedikleri halde bu kişileri böyle güçlü bir konuma getiren nedir? Onların söyledikleri ve yaptıklarıyla kamusal gündemi işgal edebilmelerini sağlayan dinamikler nelerdir?
Alper Görmüş, 2009’da Yeni Aktüel’de kaleme aldığı Yılmaz Özdil portresinde, bunun altında toplumsal kutuplaşmanın yattığını söyler. Kutuplaşmanın derinleştiği yerlerde taraflar, ağırbaşlı, sakin ve mevcut durumu mümkün mertebe objektif olarak aktaran yazılara pek yüz vermezler. Daha ziyade “düşman” olarak kodlanan karşı tarafa rest çeken, onları küçümseyip kendilerini yücelten ve yüreklerini soğutan kalemlere meyyal olurlar.
Böyle bir zeminde, karşı tarafı her türlü kötülüğünün müsebbibi olarak damgalayan, onları cehaletle, sinsilikle ve hainlikle eş tutan ve onların siyasi temsilcilerini şeytanlaştıran yazarlara büyük payeler verilir. Karşı tarafın üzerine çullandığı ve onlara sert çaktığı nispette bu yazarlar kıymete binerler. Yazıların da analitik bir çerçeveye oturması, aklı başında önermelere dayanması ya da makul tavsiyeler ihtiva etmesi gerekmez. Tersine yazılar ne kadar “basit” ise, ucuz kelime oyunlarıyla karşı tarafı ne kadar çok tahkir ediyorsa o kadar çok alkış alır.
Bir yazarın böylesi bir kuvvete erişmesi, ciddi bir tehlike arz eder. Zira gördüğü teveccüh yazarın raydan çıkmasına ve rolünü abartmasına sebep olabilir. Suretini dev aynasında gören yazar, mesela bir siyasi yorumcu kimliğinden çıkar, kendi mahallesinin siyasi temsilciliğine soyunur. Bir siyasetçi gibi davranmaya başlar. Karşı mahallenin siyasetçileriyle rekabet içine girer. Kendi mahallesindeki siyasetçilerden de sadakat ve biat bekler.
Polemikten güç devşirmek
Sırtında yumurta küfesi yoktur, seçmene veya parti organlarına karşı herhangi bir sorumluluk taşımaz. Buna rağmen, partinin sahibi ve başkanı gibi her şeyin kendisinden sorulmasını talep eder. Kararlarda imzasını görmek ister. Kendisine karşı çıkılmasından veya hudutlarının hatırlatılmasından nefret eder. Kutuplaşmayı dindirecek ve dolayısıyla ayrıcalıklı pozisyonunu sorgulatacak her türlü siyasi hamleyi düşman beller.
Eğer bu yönde bir gelişme olursa, karşı mahalleye karşı kullandığı zehirli dilini, bu kez kendi mahallesinin siyasetçilerine yöneltir. Hakaret etmekten ve tehditler savurmaktan imtina etmez. Siyasetçilerle sert polemiklere girmek, onlar için can suyudur. Çünkü siyasetçilerle dalaşmak, onları gündemde tutar ve bundan güç devşirmelerini sağlar.
Siyasetçilerin bunu fark etmesi ve onların değirmenine su taşımaktan kaçınması gerekir. Çünkü egosu şişmiş, raydan çıkmış birinin sınırlarına dönmesi ve tekrardan doğru yola girmesi, imkânsız değilse de, çok zordur.
En iyisi, onu kendi haline bırakmaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları



























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025