Yüksel TAŞKIN
ABD Kongre üyelerinin ve önemli kanaat önderlerinin Suriye’ye müdahale konusundaki görüşlerine yansıyan aşırı güvenlikçi ve realist ton insanı tedirgin ediyor. Bazı senatörler ve köşe yazarları, Suriye’de savaşan iki tarafın birbirlerini tüketmelerinin, kuvvetten düşürmelerinin ABD’nin ve İsrail’in çıkarına olduğunu rahatlıkla ifade edebiliyorlar. Bu isimlerin aynı rahatlıkla “Amerikan ideallerine” olan bağlılıklarından bahsedebilecekleri tahmin edilebilir.
Bu anlamda belki de en tehlikeli savrulmanın Amerikan liberal yurtseverliği denen duruşta yaşandığı söylenebilir. Demokratlara yakın düşen bu çizgi, ABD’ye küremizin özgürleşmesi anlamında bir öncülük atfetme eğilimindedir. Türkiye’de de yayımlanan Newsroom adlı dizi, liberal yurtseverlerin “ideal medya nasıl olmalıdır” sorusu üzerinden Cumhuriyetçi zihniyete bir meydan okuması olarak görülebilir. Bu dizinin Usame Bin Laden’in öldürülüşüyle ilgili bölümünde ciddi bir şok yaşamıştım. Bin Laden’in yargısız infazla öldürülüşü, dizinin “liberal medya kahramanları” tarafından çılgınca alkışlanıyordu.
ABD’de Obama Yönetimi’ne yakın hukukçu ve akademisyenlerin, Yemen gibi ülkelerde insansız hava araçlarıyla insanların öldürülmelerini, “terörle mücadelede meşru müdafaa” anlayışı üzerinden savunduklarını unutmayalım.
ABD’nin 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra geliştirdiği pratikler, mevcut uluslararası hukuk düzeninin daha da zayıflamasına yol açtı. Sözgelimi ABD, Afganistan’ı işgal ederken yine terör kaynaklı “meşru müdafaa” hakkından bahsediyordu. Oysa saldırıları düzenleyen El Kaide’yle, Afganistan’da etkinTaliban arasında inandırıcı bağlar kurulamamıştı. Taliban’ın bu saldırıları onayladığı, lojistik destek sağladığı kanıtlanamamıştı.
ABD Başkanı Bush’un, terörist faaliyetlere karıştığından kuşkulanılan, ABD yurttaşı olmayan kişilerinGuantanamo’da süresiz alıkonulmalarına ve askerî komisyonlarca yargılanmalarına izin vermesi, uluslararası hukuka vurulmuş en sert darbeydi. Daha da vahimi, Obama’nın söz verdiği hâlde bu uygulamayı sona erdirmemesiydi.
Obama, Bush’un terörle mücadelede “sürekli istisna hâline” geçme tercihini aynen devam ettirmekle kalmadı, daha da derinleştirdi. İstisna hâli, önemli bir kriz veya terör gibi ciddi güvenlik sorunları yaşanılırken, mevcut hukukun askıya alınmasıdır. “Makbul vatandaşlar” için liberal demokrat temelli özgürlükler işletilirken, “sözde vatandaşlar” için istisna hâli devreye sokulabilir. Bazı hâllerde iki kategorinin özgürlükleri de açıkça kırpılabilir.
Obama’nın istisna hâlinin devamına yaptığı en olumsuz katkı, teknolojideki gelişmelerden de istifade ederek, istihbarat ve izleme faaliyetleri yoluyla kişi mahremiyeti ve özgürlükleri aleyhinde yarattığı tahribattır. ABD’de istihbaratın ana kuruluşu olan Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) en büyük internet sunucularına girerek hem kendi vatandaşlarının hem de yabancıların yazışmalarını izlediği ortaya çıktı.
Daha da kötüsü, onlarca özel şirket ve onbinlerce çalışanıyla yapılan sözleşmelerle istihbaratın giderek özelleştirilmesi ve Kongre üzerinden denetiminin imkânsız hâle getirilmesidir. Silahlı kuvvetlerin kimi hizmetlerinin özelleştirilmesinin ardından aynı sürecin istihbarat alanında da yaşanıyor olması, süreklileşen “istisna hâlinden” kimlerin milyarlarca dolar götürdüklerini de gösteriyor.
Durum böyleyken ABD’nin, “Ben de terörle savaşıyorum” diyen Esad’a ve benzerlerine karşı ahlaki bir inandırıcılığının kaldığı söylenebilir mi?
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017