Yüksel TAŞKIN
Türkiye hızla yerel seçimlere giderken yerel tartışmalardan uzak bir görüntü sergiliyor. Hem yerel seçim mevzuatı hem de aşırı merkeziyetçi yönetim yapımız, çağımızın gereği olan yerinden demokratik yönetim anlayışından uzak. Konuyla ilgili değerli katkılar sunan İkbal Polat’ın ifadesiyle, “Türkiye okullara süt dağıtımı ihalesinin” bile merkezî yapıldığı, ilçe yerel yönetimlerine ve okul aile birliklerine bırakılmadığı ve bunun çok da tuhaf karşılanmadığı bir ülke.
Oysa bizlerin yerel seçim sisteminden merkezî yönetim yapımıza kadar pek çok alanda ciddi reformlar yapmamız gerekiyor. 1984’den sonra “Güçlü Başkan Zayıf Meclis” anlayışına dayalı bir yerel yönetim pratiği oluştu. 1994’te yüzde 25 oy alarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen R.T. Erdoğan örneğinde olduğu gibi, küçük bir oy oranıyla güçlü başkan olmanız mümkün. Küçük partiler ve bağımsız adaylar aleyhine olan yerel barajlar nedeniyle, güçlü partileri koruyan bir sistem yaratılmış durumda. “Kahraman yurttaş, güçlü oligarklara karşı” türünden başarı hikâyelerini daha baştan boğmaya dönük bir hesap yapılmış.
İçine doğduğumuz abartılı merkeziyetçiliğin sakıncalarını kavramakta zorlanıyoruz. Daha da kötüsü, bu konudaki tartışmalara “üniter devlet yapımızı aşındırmaya çalışıyorlar” diye karşı çıkan genişçe bir kesim sözkonusu. AKP hükümeti 2005 yılında, AB’nin iyi yönetişim ve yerindenlik ilkelerini hayata geçirmek adına bazı düzenlemeler yapmıştı. Dönemin muhalefet partileri ve Cumhurbaşkanı, bu düzenlemelerin “üniter devlet yapısına tehdit oluşturduklarını” iddia ederek sert tepki göstermişlerdi. Bu reformların zamanlaması, PKK’nın yeniden silahlı mücadeleye başladığı 2004 yılı sonrasına rastlamaları bakımından oldukça talihsizdi. Sonuçta AKP, kendi yasalaştırdığı reformları uygulamaya yansıtmadığı gibi, giderek artan oranda merkeziyetçi tercihlerde bulunmaya başladı.
Ülkemiz yönetim yapısının yerinden yönetim ilkelerine göre yeniden düzenlenmesini savunan etkili tek siyasi aktör BDP. Yerel düzeyde yürütülen HES mücadeleleri, Kentsel Dönüşüm’e karşı ortaya çıkan ve yeni dinamiklere sahip kent hareketleri ve bununla ilişkili Gezi Süreci, merkeziyetçi saldırıların yaşam alanlarımızı nasıl tehdit ettiğini açık biçimde gösterdi.
Gezi Parkı örneğinde yaşandığı gibi, muhatabımızın Beyoğlu veya Büyükşehir Belediyesi olması gereken bir ortamda Başbakan ve bakanları herkesi aşan yetkilerini anımsatarak devreye girdiler. Aslında ortada ciddi bir yetki aşımı da yok. Yakın zamanda AKP hükümeti, imar planlarından kentsel dönüşüme kadar her alanda kendi bakanlıklarını yetkili kıldı. Böylece merkeziyetçiliği bir karabasan olarak iliklerimize kadar hisseder olduk.
Bu türden mahalli mücadelelerin ana bir stratejileri olmalı. Bunun adına Yerinden Demokratik Yönetim arayışı diyebiliriz. Küçük bir bölgede HES yapımına kimlerin karar vermesi gerektiği gibi muazzam öneme sahip tartışmalar da bu ana strateji etrafında yapılabilir. Böylesine hayati bir meselede bölge halkına söz hakkı tanımayan merkeziyetçi bakış açısı, en basitinden yaşam hakkına saldırıdır. Yerel yönetimlerin eğitim alanlarına girebilmeleri önündeki engellerin kaldırılmasından, daha etkin ve demokratik yönetim için bölge meclislerinin kurulmasına kadar tartışmamız gereken sahici bir yerel gündemimiz olmalı.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017