Yusuf Ziya DÖGER
Toplumsal ve siyasal projelerin temel hedefi, toplumun o an içinde bulunduğu noktadan daha iyi bir konuma ve kazanıma kavuşması için çabalamaktır. İleriye yönelik toplumsal kazanımların üst düzeyde gerçekleşmesini amaçlayan siyasal projelerin tabandan yoksun biçimde vuku bulması günümüz toplumsal yaşamı ve yapısı açısından pek mümkün görünmemektedir.
Bunun açık örneğini 17 Aralık sürecinde Cemaat ve Ak Parti çatışmasında cemaatin kendisini konumlandırmaya çalıştığı geniş siyasal yelpaze içerisinde ne kendisine nede yer alamaya çalıştığı o siyasal yapılara kazanım oluşturamamasında görmek mümkündür. Yerel bazda cemaatin farklı siyasal tercihlerde bulunması ve iradesini bu yönde ortaya koyması toplum nezdinde itibar kaybına uğradığını ortaya çıkarmıştır.
Bugün Türkiye sınırları içerisinde yer alan Kürd hareketinin oluşturmayı hedeflediği siyasal projenin elbette gelecekte istenilen sinerjiyi yaratması ve kazanımlar elde etmeyi amaçlamaktan yoksun olduğu ileri sürülemez. Her siyasal hareketin attığı yeni adımlarla gelecekte daha üst düzey kazanım ve sinerjiyi yakalama amacında olduğu yadsınamaz.Kürd hareketinin bundan yoksun yola çıktığı ileri sürülemez.
Siyasi partiler gelecekteki kazanımlar adına siyaseten yeni tercihlerde bulunma hakkına sahiptirler. Kimlerle, nasıl ve hangi argümanlarla ne tür bir siyaset yaparak gelecek tasarımı oluşturmaları onların uhdesinde olan bir konudur. Ancak Bakur,Kürdsiyasal hareketinin amaçladığı toplumsal projenin istenilen amaca ulaşması açısından yürüttüğü çalışma ve çaba konusunda bu serbestiyete sahip olup olamadığının sorgulanması gerekir. Yani dayandığı toplumsal tabanın bu tür bir talepte olup olmadığı mutlaka belirlenerek buna göre hareket etme zorunluluğu vardır.
BDP yapısındaki bir partinin varoluş gerekçesinin dayandığı kitlenin zihin dünyasıyla örtüşmeyen bir siyasi serüvene girişmesi varlığının devamı açısından pek mantıklı görünmüyor. Görünen o ki BDP yakın bir süreçte HDP'’le bütünleşerek yoluna devam etme kararı almış durumda. Tercihlerini bu yönde kullanma hakkına sahipler ama bu tercihlerinin hitap ettikleri taban olan Kürdlerde ilerleyen süreçte oluşturacağı zihinsel ve duygusal tahribatın ne olacağı konusunda iyi hesap yapmadıkları da açıkça görünmektedir.
Parti içerisinde üst perdeden olmasa da bu hesabı yapanlara karşı bir kısmının sessizliğe bürünmeleri, bazılarının da medyaya konu hakkında bilgilendirilmediklerini ve kendilerine danışılmadığını ortaya koymaları en azından bu konudaki endişelerin göstergesidir. Ancak BDP siyasal aklının bunu ilerleyen süreç açısından bir sinerji kaynağı olarak gördüğü ve buna göre strateji oluşturduğu da açıkça ortadadır.
Abdullah Öcalan’ın 2013 Newrozundaki çıkışının doğrusu toplumda bir sinerji oluşturduğu kesin idi. Ama HDP yapılanmasının oluşturularak bu çatı altında birleşme hedefinin aynı sinerjiyi oluşturmadığıortaya konulan tepkiler üzerinden açıkça görünmektedir. Seçim sonuçları BDP ve HDP açısından analiz edildiğinde ileriye yönelik amaçlanan projeye ait sonucun toplumda karşılık bulmadığı da net bir biçimde görünmektedir.
Proje,Kürd kamuoyunda Türkiyelileşme çabası olarak algılanmış ve toplumda marjinal durumdaki sola soluk aldırma niyetine matuf olduğu kanaatini oluşturmuştur. Toplumsal bir karşılığı olmayan marjinalTürk solununKürd hareketini kuşatacağı endişesini gündeme oturtmuştur. Buna veri olarak da parti içerisindeki Türk sol geleneğinden gelenlerin Gezi ve 17 Aralık süreçlerindeki tutumları gösteriliyor.
Projenin, barış sürecinin istenilen kazanım ve sonuçlara ulaşarak ete kemiğe bürünüp toplumda karşılık bulmayayönelik amaçlara matuf olduğu düşünülebilir. Ancak bu düşüncenin reel karşılığının marjinal Türk solu olamayacağı da ortaya konulan tepkiler üzerinden açığa çıkmıştır. Dolayısıyla gözden geçirilmesi gereken bir adım olduğunu düşünüyorum.
Tüm bunlara rağmen parti içerisinde projenin tüm bileşenlerce benimsendiği halde sessizliğin olması hayra alamet olarak görülemeyecek bir durumdur. Eğer proje gelecek açısından Kürdler için kazanımlar içeriyorsa bunun topluma izah edilmesi ve toplumun bu konuda ikna edilmesi gerekiyor. Bu inanç söz konusu değilse suskunluğun bir çözüm olacağını düşünmüyorum. Doğuracağı olumlu ve olumsuz sonuçların parti yetkilileri tarafından halka izah edilmesi gerekiyor.
2013 Newroz’undan sonra barış sürecinin başarıya ulaşması için Erdoğan ve Öcalan’ın birbirine ömür dilemek zorunda olduklarını kendi tabanlarından çok karşısındakinin tabanına mesaj vermek zorunda olduklarını ifade etmiştim. HDP projesinin buna matuf olarak Öcalan tarafından ortaya konulan bir adım olduğunu düşünüyorum. Erdoğan’ın da benzer adımı Diyarbakır’da bir yanına Barzani’yi diğer yanına ŞıvanPerver’i alarak attığını söylemek mümkün. Ancak atılan bu adımlarda Erdoğan’ın izlediği stratejinin toplumda daha fazla karşılık bulduğu gözden kaçırılmamalıdır.
Sonuç:
Kürd siyasal hareketi marjinal Türk solu ile zoraki birliktelik yerine bütün Kürd bileşenleriyle bu tür bir birlikteliğe yönelmesinin daha doğru olacağını düşünüyorum. DTK’nın düzenlediği kutlu doğum etkinliğinin bunun bir adımı olmasını umuyorum. Bunun Kürdler içerisinde oluşturacağı sinerjinin toplumsal kazanımların elde edilmesi için kaçırılmaması gereken bir fırsat olduğu kanaatindeyim.
HDP projesinin hayata geçirilmesi durumunda Kürdistan davasını en az otuz yıl geciktireceğini bir tarafa not edelim.Çünkü toplumda oluşturacağı ruhsal çöküntü kolay kolay tedavi edilemez. BDP'liler halkta oluşacak bu ruhsal travmayı mutlaka dikkate almalılar.
Kürdlere ait siyasal yapıların tümü bu evrede birliktelik yönünde çağrı yaparak her yapı bu konuda elini taşın altına koymak zorundadır. Bu zorunluluğu göremeyen/görmek istemeyen her yapı tarih önünde halkın vicdanında mahkûm olacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.05.2018
21.02.2018
13.10.2017
24.09.2017
27.03.2017
27.02.2017
16.02.2017
31.01.2017
28.01.2017
22.01.2017