Akif BEKİ
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan, "FETÖ'nün siyasi ayağı bizzatihi Kılıçdaroğlu'nun kendisidir" dedi. Suçlamasını, Kılıçdaroğlu ve CHP'ye aynen iade etti.
Önceki gün de Kılıçdaroğlu, FETÖ'nün siyasi ayağının bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti olduğunu söylemişti.
Karşılıklı suçlamaların altını doldurmak için başvurulan iddiaları sayıp dökmeye ne hacet!
Fakat soru baştan yanlışsa cevabın doğru olma ihtimali de yok.
FETÖ kimi kullanmadı ki?...
FETÖ'nün suret-i haktan görünerek kanına girmediği, kirini bulaştırmadığı, kullanmayı başaramadığı etkin bir parti kaldı mı geride?
Muhalefeti kumpaslarla dizayn etmeye çalışırken AK Parti iktidarından mı yararlanmadı?
AK Parti ve Erdoğan'ı hedef aldığında, muhalefet partilerinden mi faydalanmadı?
Gün geldi iktidarı muhalefete karşı kullandı, gün geldi muhalefeti iktidara...
CHP ile MHP'ye karşı ürettiği kumpas materyalini, arası iyiyken AK Parti'nin hizmetine sundu.
Ters düştüğünde ise AK Parti'ye kurduğu kumpasın mahsullerini CHP'ye servis etti, MHP'nin iktidar karşıtı söylemlerine sızdı.
FETÖ'yle ağız birliği içinde görünmek; terör örgütü propagandasına alet olmaksa...Muhalefeti veya iktidarı yıpratmasına ve şekillendirmesine yardım ve yataklık etmek, yani amaç birliği suçu işlemekse...
Söyler misiniz; az ya da çok, bu partilerden hangisi bu suçlamadan muaf tutulabilir?
Kimi zaman bilerek kimi zaman bilmeden, kiminde isteyerek kiminde istemeden FETÖ'nün oyununa gelmemiş, gizli açık destekçisi durumuna düşürmeyi başaramadığı partiyi gösterin, gerisini ondan sonra konuşalım.
Muhalefet de iktidar da FETÖ'nün hem kurbanı ve mağduru hem de birbirlerini FETÖ'nun suç ortağı, siyasi ayağı olarak suçlayacak nedenlere sahip. Tam da FETÖ'nün sinsice amaçladığı gibi...
Siyasi ayak tartışması, bu sebeple kesin sonuca ulaştırılamaz bir tuzak. Çıkamazsınız içinden.
Sündürülmeye, esnetilmeye, istismara da son derece açık.
Kimsenin, FETÖ'yle paslaşmanın ne tamamen masumu ne de gerçekten suçlusu çıkacağı bir tartışma bu. Çözümsüz bir kördüğüm.
Siyaseti böyle hinoğluhin bir kısırdöngüye, kimsenin hasarsız sıyrılamayacağı bir fasit daireye sokmak ancak FETÖ'nün ekmeğine yağ sürer, sadece onun aradan sıyrılmasına yarar.
Başından beri kimsenin elini temiz bırakmama, melanetini her tarafa bulaştırma stratejisi boşa çıkarılmadan FETÖ nasıl yenilecek? Mücadele nasıl kazanılacak?
İktidar da muhalefet de FETÖ'yle mücadeleyi araçsallaştırarak, birbirine karşı silah gibi kullanarak, istismar ederek, sulandırarak hala FETÖ'nün tezgahına geldiklerini, aslında şeytani planı doğrultusunda siyaseti kullandırtmaya devam ettiklerini fark etmeyecek mi?
Birbirlerinin itibarını vurmak için patlattıkları o saklı mayınları o yollara kim döşedi, o parmak izlerini oralara kim bıraktı, aleyhlerindeki şüpheleri o zulalara kim yerleştirdi?
Siyasi ayağı, 'siyaseti komple itibarsızlaştırmak kimin çıkarına' sorusunda ararsanız, belki bulunur doğru cevap.
Yoksa; FETÖ'yü bitirseniz bile ektiği nifak tohumlarına kazandırmış, hep beraber altında kalmış olmaz mısınız?
Rusya’yla NATO arasına oturulmaz!
ABD’den istediğini alamayınca Rusya’yla yakınlaşmıştı Ankara. Haddinden fazla yakınlaşmanın kötü bitebileceği, bu ilişkiye güvenip AB, ABD ve NATO’yla papaz olmanın pişmanlık getirebileceği söylenmesine, bütün uyarılara rağmen...
‘Dikkatli olalım, Rusya’nın işine gelebilir, S 400’lerle başlayan süreç buna zorlayabilir ama Batı’yla ipleri koparmayalım, sonu belirsiz bir macera’ diye uyaranlara neler denmedi ki...
Ne emperyalist uşaklıkları, ne satılmış Amerikancılıkları, ne hain anti-Rusçulukları, ne Batı hayranlığı uğruna Avrasya düşmanlıkları, ne AB maşalıkları, ne Atlatnikçi ve NATO mandacılıkları kaldı.
Kendilerine biçtikleri paye ise Rusçuluk değildi. Rus menfaatleri, emperyalizmi ve mandacılığının sözcülüğü, savunuculuğu hiç değildi. Anti-emperyalistin önde gideni, emperyalizmle savaşın yılmaz mücahidi, tam bağımsızlık mücadelesinin vatansever kahramanlarıydılar.
Çok geçmedi, toz kondurmadıkları Rusçulukları İdlib’de bozgun yedi, neye uğradıklarını şaşırdılar. Afallaya bocalaya hala Rusya’yı aklamaya, bir umutla bağlılıklarını kurtarmaya çalışıyorlar.
Ama nafile...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de rejimin saldırılarına Rusya’nın göz yumduğunu açık etti. İkinci saldırıdan sonra daha sert çıktı, dün Rusya ve Esad’ı İdlib’de sivilleri öldürmekle suçladı.
Aynı sırada Savunma Bakanı Akar, NATO ile AB ve ABD’yi İdlib’de saldırıya uğrayan müttefiklerinin yardımıma çağırdı. Lafla değil somut adımlarla. Yani Esad ve Rusya’yı birlikte durduracak askeri yardıma.
NATO ve ABD’den hemen ‘dayan geliyoruz, yalnız değilsin, Ruslara karşı imdada yettik yetiyoruz’ açıklamaları geldi.
ABD Suriye Temsilcisi Jeffrey, hızır edasıyla Ankara’ya koştu. “Her imkanla desteğe hazırız, Türkiye’nin yanındayız, şehitlerimiz var, Rusya ve Esad saldırılarını derhal durdurmalı, acilen ateşkes ilan edilmeli” dedi.
Bu arada Kremlin Sözcüsü Peskov dahil, Moskova’dan Türkiye’ye kızgınlık sesleri yükselmeye başladı. Astana sözlerini tutmadı, İdlib’de teröristleri ayrıştırmadı, silahsızlandırılmış bölge kurmadı, Rus ve rejim güçlerine yönelik terörist saldırıları önlemedi, bunu düzeltme sorumluluğunu üstüne almıştı, zaten ‘geçici çatışmasızlık gözlem görevi’ adı üstünde geçiciydi, sonsuza dek bekleyemezdik diye uğradığı saldırıların suçunu Türkiye’ye attılar. ‘Laf dinlemiyor, söz geçiremiyoruz’ dedikleri rejime tek etmiş değiller daha.
Bir kez daha yol ayrımında Ankara. Sıkışmışlıktan kurtulma telaşıyla aynı hatayı tekrarlamamalı.
Batı ittifakına geri dönmeli, NATO’yla yakınlaşmalı, AB ile ABD’den uzatılan elleri geri çevirme lüksü yok elbette. Ama Rusya’yla kötüleşme, Rusya’yı ihmal veya gözden çıkarma yahut da çatışmayı göze alma pahasına değil.
Şunu da unutmadan; ecdadın buyurduğu üzere, iki sandalye arasına oturulmaz.
ABD ile Rusya’yı birbiriyle dengeleyeyim derken arada sandalyesiz kalma tehlikesi de var.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
24.01.2026
22.01.2026
16.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
8.01.2026