Alper GÖRMÜŞ
Emekli Albay Hakan Büyük’ün Eskişehir’deki evinde bulunan belgelere dayandırılan ve basında “Balyoz davasının ikinci iddianamesi” diye adlandırılan 82 sayfalık iddianame geçtiğimiz hafta İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Aşağı yukarı bütün gazeteler iddianamede yer alan iki belgeyi öne çıkardılar. Bence de doğru bir editoryal tercihti bu, çünkü iki belgenin de, eski Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan’a isnat edilen “darbe planlamak” suçuna dair delilleri “teyit eden” yönleri vardı.
Sözkonusu belgelerden birincisi, 2007’deki Zirve Yayınevi cinayetleri soruşturması kapsamında geçtiğimiz mart ayında Prof. Dr. Salim Cöhce’nin evinde ve iş yerinde yapılan aramalarda bulunmuştu. Mahkeme kararıyla 4 Ocak 2005’te kapatılan cunta.org adlı internet sitesinde 2004’te çıkan yazı, Zirve davasını yürüten savcı tarafından Balyoz davasının görüldüğü İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne de gönderilmişti.
Cunta.org adlı sitede yer alan yazıya göre, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, o yılın (2004) ağustos ayında emekli olan Genelkurmay Adlî Müşaviri Tümgeneral Erdal Şenel’e (şimdi Ergenekon sanığı) şunları söylemişti:
“Kuvvet Komutanı Yalman Paşa istifa edip, yerine Çetin Paşa kuvvet komutanı olacaktı. (...) Fakat, Çetin Paşa’nın boşboğazlığı istifa konusunun herkes tarafından duyulmasına neden oldu. (...) Konu deşifre olduğu için Çetin Paşa ismi yıprandı. Yalman Paşa da göz göre göre istifa edemedi.”
(Belgeyi manşetten yayımlayan Taraf’ın haberi sunumunun özensiz ve problemli olduğu kanaatindeyim. İşin bu yanıyla ilgili eleştirimi –daha iyi bir örnekle kıyaslamalı olarak– bitişikte okuyabilirsiniz.)
İddianamede bu çerçevede yer alan ve gazetelerin öne çıkardığı ikinci belge ise, 28 Şubat’ın sembol isimleri emekli Orgeneral Çevik Bir ile emekli Tümgeneral Erol Özkasnak’ın 21 Haziran 2009’da yaptıkları telefon görüşmesinin dökümüydü.
Bu dökümde Özkasnak, Bir’e hitaben “Bir de bu şey var ya komutanım hani o Çetin Doğan, onun şeyinden çıktı bunlar biliyorsunuz, onun adamlarından, gevşek olduğu için kendisi...” diyordu.
Savcı, bu görüşmeyi de Çetin Doğan’a isnat edilen “darbe planlama” suçlamasına dair delilleri teyit eder mahiyette görüp iddianamesine almıştı.
Aytaç Yalman’ın birinci kararsızlığı: 2003
2003’te Aytaç Yalman’la Çetin Doğan’ın bir darbenin yolunu açmak için önce anlaştıklarını, ardından Yalman’ın, kararsızlığa düşüp bu anlaşmadan vazgeçtiğini gösteren bir işaret de Darbe Günlükleri’nde vardı. Günlükler’in 15 Kasım 2003 tarihli bölümünde, Aytaç Yalman, kendisine güvenmediğini imâ eden Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’e sitem ediyor, 2003’te Çetin Doğan’a karşı onun yanında yer aldığını hatırlatıyordu:
“Size söylemek istemezdim ama geçen yıl size en fazla desteği kim verdi. Şöyle bir düşünün. (...) Son sözleri söylememin gayesi, geçen yıl eğer ben ona karşı Çetin Doğan ile birlikte olsaydım onu paramparça edeceklerdi. Ama ben öyle yapmadım.”
Biliyorsunuz, Balyoz davasının bir numaralı sanığı haline geldikten sonra Çetin Doğan sık sık “Aytaç Yalman bildiklerini açıklasın, tanıklık etsin” dedi, bugün de diyor. Bu ısrar, Çetin Doğan’ın darbeci eğilimlerine dair olgular ortadayken, akla tek bir ihtimali getiriyor: Doğan, Yalman’ın 2003’teki “kararsızlık öncesi”nde kendisiyle yaptığı işbirliğine güvenmekte ve bu dönemi üstü örtülü bir tehdit unsuru olarak yedeğinde tutmaktadır.
Fakat bizim konumuz “kararsızlık öncesi” değil, “kararsızlık ânı” ve sonrası...
Şurası kesin gibi: Aytaç Yalman’ın karakterinin önemli bir yanını oluşturan “kararsızlık”, 2003’teki cuntacı eğilimlerin canını çok sıkan bir unsur oluşturmuş, fakat hepimizin hayrına sonuç vermiştir.
Aytaç Yalman’ın ikinci kararsızlığı: 2004
Darbe Günlükleri’nde okuduğumuz gibi, Çetin Doğan’ın 2003 ağustosunda emekli olmasından sonra, aynı tarihte Deniz ve Kara Kuvvetleri komutanlıklarına getirilen iki orgeneralin de katılımıyla, darbeci eğilimlerin merkezi İstanbul’dan (Birinci Ordu) Ankara’ya (dört Kuvvet Komutanlığı) kaydı.
Günlükler’e göre, başlangıçta Aytaç Yalman neredeyse Şener Eruygur kadar kararlıydı:
“(...) Aytaç Paşa da aynı fikirde ve hep benim fikrimi öğrenmeye çalıştılar. Fırtına Paşa’nın da aynı fikirde olduğunu söylediler. (...) Sonunda Aytaç Paşa ‘Sen Ankara’ya gel de ondan sonra bir davranış tesbit edeceğiz’ dedi.” (Darbe Günlükleri, 9-15 Haziran 2003).
Böyle başlayan “Sarıkız” darbe planı önce Aytaç Yalman’ın, ardından Özden Örnek’in kararsızlığa düşmeleri sonucunda 2004’ün bahar aylarında rafa kaldırılmıştı.
Daha önce defalarca yazdığım için ayrıntılara girmeyecek, sadece vurgulayacağım: Örnek’in “bu işin olmayacağına” kanaat getirmesi, Yalman’ın kararsızlığının net bir biçimde ortaya çıkmasını izliyor...
Yani, tıpkı 2003’te olduğu gibi 2004’te de cuntacı bir çılgınlığın kuvveden fiile geçmemesinde, geçememesinde, Aytaç Yalman’ın kararsız karakterinin önemli bir rolü var.
Valla, ben böyle bir kararsızlığa methiye düzmekte hiçbir sakınca görmüyorum.
Kararsızlığın böylesine can kurban...
Haberde inandırıcılığın can düşmanı: Belirsizlik
Başta “kaynağa dair” olanlar olmak üzere, haberlerde “belirsizlik” duygusuna yol açan herşey, haberin inandırıcılığını zedeler.
Belirli bir konuda “tarafsızlık” gibi bir iddiası olmayan, tam tersine net bir pozisyonu bulunan yayın organları için okurda böyle bir duyguya yol açmak çok daha tehlikelidir. Çünkü okurlar “pozisyonsuz” gazetelerin haberlerindeki “belirsizlik” duygusuna yol açan şeyleri basitçe “özensizliğe, unutkanlığa, ihmale” bağlayıp geçerler de, tersi durumda çoğunlukla “kasıt” ararlar.
Taraf’ın 30 haziran tarihli nüshasının manşet haberi, böyle algılara ve değerlendirmelere açık bir örnek teşkil ediyor... Bitişikte uzun uzun ele aldığım, emekli Orgeneral Hurşit Tolon’a ait olduğu iddia edilen ve “İkinci Balyoz iddianamesi”nin delilleri arasında yer alan metinle ilgili haberden söz ediyorum...
Metnin içeriğinin “manşetlik” olduğu hususunda gazetemle hemfikirim. Dolayısıyla ne manşet cümlesine itirazım var (“Cunta Özkök’ü devirecekti”) ne de alt başlığa (“İkinci Balyoz İddianamesi’ne göre, Çetin Doğan’ı Hilmi Özkök’ün yerine genelkurmay başkanlığına taşıyacak olan cunta planı, Doğan’ın ‘boşboğazlığı’ sonucu deşifre oldu”).
İtirazım, metnin içeriği anlatılırken metnin kaynağına dair hiçbir şey söylenmemesine... Alt başlıkta “Tolon’un ifadeleri”, “Tolon’un sözleri” denerek şu cümleler aktarılıyor: “Yalman Paşa istifa edip, yerine Çetin Paşa kuvvet komutanı olacaktı. Ama Çetin Paşa bu planı herkese anlattı. (...) Çetin Paşa, Özkök Paşa’yı istifa ettirip Genelkurmay Başkanı olacaktı.”
Bu birinci sayfa kombinasyonu, bu haliyle, “Tolon’un ifadeleri”nin, el yazısı bir mektup ya da yasalara uygun olarak kaydedilmiş bir telefon görüşmesi gibi tartışmaya açık olmayan bir kaynağa dayandırıldığını imâ ediyor.
Haberin devamında Tolon’un bu “ifade”leri Ergenekon sanığı emekli Tümgeneral Erdal Şenel’le konuşurken sarf ettiği, bunun da “Sn. Tolon” adlı bir belgede yer aldığını öğreniyoruz. Peki, bu belgenin kaynağı ne? O konuda Taraf’ın haberinde bir açıklık yok.
Oysa mesela Milliyet’in haberinde, bu belgenin “Mahkeme kararıyla 4 Ocak 2005’te kapatılan ‘cunta.org’ isimli internet sitesinde 2004’te çıkan yazı” olduğu söyleniyordu.
Bu bilgi iddianamede vardı ama Taraf’ın haberinde yoktu.
Yukarıda işaret ettiğim nedenle, böyle bir eksiklik başka bir gazeteyi fazla yaralamaz, fakat Taraf gibi Ergenekon Davası’na ilişkin pozisyonu son derece net bir gazetede “kasıt” kuşkularına yol açar: “Gazete, metnin kaynağını yeterince güçlü bulmadığı için gizlemeyi tercih etmiş” denir.
Oysa ilk bakışta görünenin tersine, böyle bir metnin 2004’te, o tarihte açık olduğu sabit bir sitede yayınlanmış olması, 2003’teki Balyoz iddialarını çok güçlendiren bir delil olarak çıkıyor karşımıza...
Çünkü biliyorsunuz, sanıklar ve avukatları, Balyoz’un 2009’dan sonraki bir tarihte üretilmiş sahte belgelerle “darbe planı” haline getirildiğini öne sürüyorlar. Burada ise 2004 tarihli bir belgeden söz ediyoruz. Hurşit Tolon’a atfedilen bu konuşmanın “üretilmiş” olduğunun öne sürülebilmesi için “sahte belge üretimi”nin taa o tarihte başladığını söylememiz gerekecek; yani Ergenekon soruşturmasının başladığı tarihten üç yıl önce...
Ya bunu öne sürüp komik duruma düşeceksiniz, ya da belgenin sahih olduğunu kabul edeceksiniz.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025