Atilla Aytemur
Ankara’da hepimizin yüzünü kızartan bir olay yaşandı.
Kürt Sorunu’nun barışçı yollardan çözülmesi için şimdiye kadar yürüttüğü ciddi çabalarla tanınan, HDP’nin genel başkan yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi, 78 yaşındaki merhume Hatun Tuğluk’un cenazesi, Ankara Gölbaşına bağlı İncek’teki mezarından bir grup ırkçı ve lümpen zorbanın tehdit ve saldırganlıkları sonucu çıkarılarak Tunceli’de yeniden toprağa verildi.
Bu aşağılık olayı aklı başında ve insanlıktan nasibini almış herkes kınadı.
Birkaç kişinin gözaltına alındığı, birkaç zanlının da arandığı ifade ediliyor.
Bu cesareti nereden alıyorlar?
Cenaze daha defnedilmeden tahrik ve tehditler başlıyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bölgeye gelip Tuğluk’un ailesine “Cenazeyi buraya defnedebilirsiniz, biz gereken tedbirleri alırız” şeklinde teminat vermesine rağmen saldırganlar eylemlerine devam ediyor.
Bu siyasal nebbaşlar daha ileri gidip, eğer cenaze o mezardan çıkarılıp götürülmediği takdirde kendileri çıkarıp parçalayacaklarını söylüyor.
İçişleri Bakanı’nın taahhüdünün etkili olmadığını gören Tuğluk ailesi, olayın devam etmemesi ve cenazelerine zarar gelmemesi için, merhumeyi mezarından çıkarıp huzur içinde uyusun diye memleketi Tunceli’ye götürerek orada defnediyorlar.
Böyle bir saldırganlığın “gerekçesi” ise o mezarlıkta bir şehit ve bir de gazinin yatıyor olması.
İkisi de nur içinde yatsın. Ama onları bahane edip Türkiye’ye bu utancı yaşatanların insan içine çıkacak yüzleri olduğunu hiç mi hiç sanmıyorum. Yaptıklarıyla koca bir ülkeyi de dünyaya rezil ettiler.
Kutuplaştırıcı politikalar
Amasız, fakatsız hesap vermeliler. Üstelik bir daha kimsenin böyle bir saygısızlığa, bölücülüğe, saldırganlığa ve barbarlığa cesaret edemeyecekleri kadar hakiki ve ağır bir şekilde hesap vermeliler.
Onları “anlayan” bir yerden bakan her yaklaşım da, daha kötüsünü davet anlamına gelecektir.
Kınamak falanla da yetinilemez.
İnsani değerlere bu kadar yabancılaşmanın ve düşmanlaşmanın, tek başına bu insanların kendi bulundukları yerden edindikleri zaaflar, düşünsel deformasyonlar ve ayıplar olduğu kanaatinde de değilim.
Kutuplaştırıcı siyaset sonunda işin bu noktaya varmasına yol açtı.
Hiçbir sorunu kendi makul ölçüleri içinde ele almayıp, tersine dar gündelik siyasal hesaplar uğruna her meseleyi sivriltmek, siyasi muarızları ötekileştirerek mat etmek uğruna bu noktaya kadar geldik.
Ne tarihi, ne yaşadıkları toprağı biliyorlar!
Bu utanç verici ortamdan kolektif bir çıkış yolu aranmalı; bir an önce ortak bir çıkış yolu bulunmalı.
Yakın tarihimizde böyle gidişlerin sonunda nereye vardığını gösteren ibretlik vakalar çok.
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yakılanları, 6-7 Eylül İstanbul 1955’te Beyoğlu’nda ve İstanbul’un dört bir yanında yaşanan yıkım, talan ve ölümleri daha yeni andık.
Bunların münferit olaylar ve faillerinin de öyle meczup falan olmadığını gayet iyi biliyoruz.
Ötekileştirici, ayrımcı, ırkçı ve faşizan politika ve söylemler daima bu tür siyasal tezahürlere yol açıyor.
Hiç şüphesiz bu saldırganlık aynı zamanda üzerinde yaşadığı toprağı tanımamakla, arkasında bıraktığı tarihi bilmemekle kol kola yürüyor.
Gölbaşı İncek Mezarlığında, o topraklarda sadece kendisine benzeyenlerin yattığını zannediyor.
Bilmiyor ki Tunç Çağı insanları, Hititler, Galatlar, Büyük İskender’in Makedonları, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Yıldırım Beyazıt’ı yenen Timur’un ölen askerleri, Eskişehir Söğüt’e gitmeden evvel bölgeyi mekan seçen Kayı boyunun hayatını kaybeden mensupları orada iç içe yatıyor.
Troya’lı Hektor’un cenazesi
Farkında olmadıkları sadece bu değil.
Antik çağlardan günümüze kadar cereyan eden savaşlarda, düşman tarafların bile ölülerine duydukları saygı nedeniyle (gerekirse çarpışmaya ara verip) ölülerin toplanması ve gömülmesine müsaade ettiklerini bilmiyorlar.
İlkçağ şairi Homer (Homeros) İlyada destanında efsanevî Troya savaşının onuncu yılından küçük bir kesit verir. Aka’ların yüksek kralı veya krallar kralı Agamemnon kumandasındaki bir konfederasyona bağlı yüzlerce gemi ve binlerce savaşçı Ege’yi geçip gelmiş ve Anadolu’nun kuzeybatısındaki Troya’yı kuşatmıştır. Olaylar birbirini izler ve Troya kralı Priamos’un en büyük oğlu yiğit Hektor ile yarı-tanrı Akhilleos (Aşil) şehir surlarının önünde karşı karşıya gelir. Hektor yenilir ve hayatını kaybeder. Akhilleos, daha önce kendi can yoldaşı Patroklos’un Hektor tarafından öldürülmüş olmasından ötürü duyduğu öfke ve hınçla, başlangıçta Hektor’un cesedini kendi savaş arabasının arkasına bağlayıp sürükler ve ardından getirip “kurda kuşa yem olsun” dercesine açıkta bırakır. Sonra gece Kral Priamos gelir, yalvarır ve yüreğinin katılığı yumuşayan Akhilleos, yaslı babanın sevgili oğlunu alıp götürerek usulünce defnetmesine (o zamanki usullere göre yakmasına) izin verir. İlyada’da değil ama Odiseia destanında anlatıldığın göre, savaş devam eder ve Troya’nın “tahta at” hilesi sayesinde düşmesi, yakılıp yıkılmasıyla son bulur.
Çağdaş arkeologlar Troya Savaşı her ne idiyse ardındaki gerçek olayı İÖ 13. yüzyıl ortalarına tarihliyor. Demek, günümüzden 3250 yıl kadar önce. Homerik destanların yazıya geçirildiği İÖ 8. yüzyıldan itibaren sayarsak, gene en az 2750 yıl önce. Ve ölülere, törelere, inançlara saygı konusunda önemli dersler içeriyor.
Mehmetçikle Anzak askeri, Çanakkale’de koyun koyuna…
Çanakkale savaşı ve savunması, bilindiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden süreçte önemli bir eşiği temsil eder. Birinci Dünya Savaşı 1914’te başladı. İttihatçılar kendilerine müttefik olarak Almanya’yı seçti. 1914 sonlarında hemen bütün kara cepheleri bloke olunca, İngiltere Çanakkale Boğazı’na yüklenip hem İstanbul’a ulaşarak Osmanlı devletini savaş dışı bırakmayı, hem Marmara-Karadeniz hattı üzerinden Rusya ile bağlantı kurmayı denedi. 18 Mart 19195’teki denizden zorlayıp geçme hamlesini 24-25 Nisan çıkarmaları ve sekiz ay süren kara savaşları izledi. Sömürgeci güçlerin askerleri dünyanın dört bir yanından toplanmıştı. Her iki tarafın zayiatı (ölü/şehit sayısı değil, bütün kayıpları) yaklaşık 250,000’er kişiyi (toplam yarım milyonu) buldu. Olmadı; Gelibolu yarımadasını ele geçirip mayın tarlalarını temizlemeyi ve sonuçta Boğaz’dan geçip İstanbul’a ulaşmayı başaramadılar. Ama ilelebet 1915’te (veya 1919-22’de) yaşamıyoruz. Zaman orada durmadı, donmadı. Eski düşmanlıklar gerilerde kalırken, hepsinin üzerinde yeni bir insanlık ve evrensellik ruhu yükseldi. Bunu da en iyi gören ve dile getiren, barışmayı ve bağışlamayı bilen, kendi askerlik hayatı ve meslek disiplininin içinden bütün ölülere saygının ne demek olduğunu idrak eden, 1934 tarihli Anzak kitabesinde Mustafa Kemal (Atatürk) oldu:
“Bu memleketin topraklarında kanlarını döken kahramanlar! Burada, dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”
Yüzbaşı Bahattin ve Mülazım-ı Sani Cemal Bey
Son örneği Cumhuriyet’in kuruluş yıllarından vermek istiyorum.
Anadolu’da Yunan işgaline karşı ölümüne bir direniş sürmekte. 22 Temmuz 1922’de Pilot Yüzbaşı Bahattin ve teğmen namzedi Cemal Bey, Afyonkarahisar bölgesini ve Yunan hatlarını havadan kontrol etmek üzere keşfe çıkar. Yunanlılar Afyon semalarında uçağı görür görmez Akarçay civarındaki düzlükten iki, sonra iki uçak daha havalandırır. Bahattin Yüzbaşı ve Cemal Bey, Yunan uçaklarından birini düşürür ve bir diğerine isabet kaydeder. Mermisi kalmayan uçakları Gazlıgöl civarında Yunan uçakları tarafından Yunan hatlarının içine düşürülür ve Yüzbaşı Bahattin ve Cemal Bey şehit olur. Yunanlılar şehit subayların cenazelerini Afyon’da Türk karargâhına teslim eder ve 24 Temmuz 1922’de yapılan cenaze törenine katılmak üzere kendi subay ve erlerini görevlendirir. Paşa Camii’nde yapılan törenin bir yanında Anadolu halkı, diğer yanda dönemin düşmanı Yunan askeri bulunmaktadır. O sırada Afyon karargahında bulunan Yunan komutanı Trikopis bu olayı anılarında şöyle belirtir: “Uçak ateşler içinde ve subaylar kömür halinde Afyon yakınındaki hatlarımızın içine düştü. Derhal bunların defnedilmesini ve bir taburumuzun ihtiram görevini yerine getirmesini emrettim. Bu merasimde ben de hazır bulundum ve bu hareketimiz Afyon’daki Türkler arasında büyük memnuniyet uyandırdı. Arkadaşlardan bazıları Türklere karşı gösterilen bu saygıya hayret etti. Onlara buraya bizim kendimizin geldiğini, ölülerle değil canlı ve silahlı kişilerle savaştığımızı ve ölenlerin de vatanları için çalışıp görevlerini yaptıklarını anlattım” (Ömer Erbil Arşivi, Radikal, 21.01.2013).
Aysel Tuğluk’un annesi, hepimiz gibi, bu ülkenin saygıdeğer bir vatandaşıydı ve vatandaşıdır.
Bunca yıldan sonra, 78 yaşındaki merhume Hatun Tuğluk’un cenazesine ve aslında hepimize yapılan bu saygısızlık ve saldırganlığa, geldiğimiz şu noktaya kahretmemek mümkün mü?
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKAna muhalefet lideri Akşener mi olacak? 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARSavaş notları 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.11.2023
19.08.2023
6.05.2023
28.04.2023
17.04.2023
29.03.2023
22.03.2023
9.03.2023
15.11.2022
9.09.2022