Atilla YAYLA
Türkiye’nin tarihini ve mevcut problemlerin dinamiklerini, sosyolojik köklerini ihmâl eden kişiler ve gruplar, her problemi sadece ve sadece Erdoğan’a bağlamayı sürdürüyor. Bu elbette tuhaf bir tutum. Tüm iyilikler tek bir insandan kaynaklanamayacağı gibi tüm kötülükler de tek bir insandan çıkamaz. Bu akla ve mantığa, hayatın akışına ve işleyişine aykırı. Her problemin kaynağında Erdoğan’ı bulanlar, ne kadar farkındalar bilmem, akıllarını, düşüncelerini hatta duygularını Erdoğan’a bağlıyor, böylece kendilerini ona köle yapıyor, onun merkezinde oturduğu hayalî bir dünyada yaşıyorlar. Yani tersinden “Erdoğanistler”.
İnatlaşmanın, zıtlaşmanın zirveye çıktığı bir ortamda doğru bilgiye, selim akla, sağlıklı muhakemeye davet fazla anlam taşımıyor, bir işe de yaramıyor. Bu yüzden zaman zaman yapmaya çalıştığım gibi hipotetik durumlar üzerinden tartışmakta fayda var.
Diyelim ki iktidarda büyük bir çoğunlukla CHP var. Kılıçdaroğlu Başbakanlık makamında oturuyor. Soruyorum: CHP hükümeti ülkenin biri akut diğeri konjonktürel iki önemli problemini -yani Kürt sorununu ve Suriye krizini- nasıl çözecek?
CHP sözcülerinin, ideologlarının ve liderinin açıklamalarını esas alıp, boşlukları onlardan çıkarsanabilecek yorum ve değerlendirmelerle doldurarak ilerlemeye çalışalım. CHP Kürt sorununu parlamento çözebilir/çözsün diyor. Bu söz hem doğru hem yanlış. Çözüm olacaksa elbette parlamento bir rol oynayacak. Ancak, sırf parlamentonun varlığı yetmez. Parlamento on yıllardır var, Kürt sorunu da öyle. Ayrıca, parlamenter sistemde hükümet parlamentoyu büyük ölçüde kontrol eder. Çözümde parlamento öncü olamaz, çünkü parlamento icra organı değil. Öncülüğü yürütmenin, bu senaryoda Başbakan Kılıçdaroğlu’nun yapması gerekir.
Bu durumda CHP ne yapacak? Hendek kazarak hayatın olağan akışının aksatılmasına, silahlı çetelere dayanarak siyasal egemenliğin kullanılma biçiminin oldubittiyle değiştirilmek istenmesine karşı nasıl bir tavır takınacak? CHP, PKK çizgisindeki Kürtlerin “özerklik” ilânına “hoş geldin” diyecek mi? Sistemi bir tür federalizme çevirecek mi? Daha küçük parçalara bakarsak, CHP Kürtçe eğitimi kabul edecek ve uygulayacak mı? Topluca soralım: CHP AK Parti hükümetlerinin Kürt meselesinde hangi yaptıklarını yapmayacak ve hangi yapmadıklarını yapacak?
Gelelim Suriye sorununa. Başbakan Kılıçdaroğlu Suriye’ye bir şekilde müdahil olacak mı olmayacak mı? Olmayacaksasığınmacı akımını nasıl durduracak? Şu anda ülkemizde bulunan sığınmacılara ne yapacak? Onları daha önce ilan ettiği üzeregeri mi gönderecek? Gönderirse PYD’ye mi, Esad’a mı, IŞİD’e mi yoksa ÖSO’ya mı emanet edecek? Kılıçdaroğlu Türkiye’nin Güney’de Rusya ve İran desteğinde PYD ve onun hemen aşağısında bir Şii kuşağı tarafından sarılmasını bir sorun olarak görecek mi görmeyecek mi? Görecekse ne ve nasıl yaparak bunu engelleyecek? Türkmenlerin Rus destekli Esad rejimi tarafından katliama maruz bırakılmasını ve ana yurtlarından sürülmesini nasıl karşılayacak? PYD’nin Türkmen ve Sünni Arap topraklarını işgaline bir tepki gösterecek mi göstermeyecek mi? Yine topluca soralım: CHP hükümeti AK Parti hükümetlerinin Suriye sorununda hangi yaptıklarını yapmayacak ve hangi yapmadıklarını yapacak?
CHP liderliği ve ideologları “bizim çözümlerimiz hazır ama hükümet olmadan bunları açıklamayız” derlerse iki ayaklı bir tepki gösteririm. İlk olarak CHP’nin sorularıma cevap vermeye yetecek bilgi, donanım ve beceriye sahip olmadığına kanaat getiririm. İkinci olarak bu davranışı erdemsizliğin ta kendisi olarak görürüm. Üzerinde durduğumuz AK Parti’nin veya Erdoğan’ın değil, tüm ülkenin, hepimizin sorunları. Varsa çözümleri gizlemek veya iktidar olmaya ertelemek hem ahlâksızca davranmak hem de memlekete büyük kötülük yapmak anlamına gelir.
Bence Kılıçdaroğlu’nun ve CHP’nin konumunu en iyi “bekâra karı boşamak kolay” sözü anlatıyor.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019