Atilla YAYLA
Anayasa mahkemesi fenomeni ABD’nin dünyaya armağanı. ABD’de anayasa yargısı fonksiyonunu üstlenen mahkemenin adıSupreme Court. Başlangıçta kanunların anayasaya uygunluğunu denetleme görevi ve yetkisi olmayan mahkeme zamanla verdiği kararlarla bu yetkiyi kendi kendisine tanıdı. Yetki ortaya çıkınca görev de doğdu. Bugün anayasa mahkemesi deyince akla ilk gelen şey kanunların anayasaya uygun olup olmadığının yargı tarafından denetlenmesidir.
Başta ABD’ninki olmak üzere anayasa mahkemelerinin sicilinde demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları bakımından iyi kararlar da var kötü kararlar da. ABD mahkemesi özellikle ırk ayrımcılığı ve ifade özgürlüğü konusunda harika kararlara imza attı. Ancak, aynı mahkemenin mülkiyet hakları ve din özgürlüğü alanlarında hakları korumak ve geliştirmekten ziyade gerileten kararları da mecut.
Türkiye AYM’nin sicili de karma. Bizde AYM 1961 Anayasası ile demokratik iktidarı devlet ideolojisi ve kapıkulu bürokrasisi lehine sınırlandırmak amacıyla kuruldu. Verdiği kararlarda daha çok hakları değil devleti gözetti. Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasıyla bir değişim süreci başladı. 2010 referandumundan sonra mahkemenin yapısı ve üye sayısı değişince 1961 düzeni ortadan kalkmaya yüz tuttu. Ancak, bu dönemde AYM’de başka bir bürokratik odaklanmanın doğduğuna dair iddialar ve işaretler de vardı.
Her şeye rağmen AYM özellikle Z. Arslan’ın başkan olmasında sonra evrensel hukuka ve insan haklarına daha fazla hassasiyet gösterme yoluna girdi. Bunda kuşkusuz mevcut iktidarın 2010 Referandumu ile getirilmesini sağladığı AYM’ne bireysel başvuru hakkı başlıca araç oldu.
AYM’nin Can-Gül kararı tartışılıyor. Bence tartışılmalı da. Tartışmadan ilerleme keydedemeyiz. Ancak, bu tartışmanın usulune uygun yapılması lâzım. Bu çerçevede birkaç noktaya dikkat çekeyim.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan “bu karara saygı duymuyorum, tanımıyorum” dedi. Hiç kimse mahkemenin kararına saygı duymak zorunda değil, ancak, kararı tanımamak ayrı bir olay. Mahkemenin kararları herkesi bağlar. Bu yüzden Erdoğan’ın tanımıyorum demesi çok yanlış ve isabetsiz.
- AYM’nin kararı tartışılabilir. Ben şahsen sanıkların, haklarında dava açıldığına göre, tutuksuz yargılanmalarının daha uygun olduğunu düşünmektey(di)m. Bunun sebebi bu kişilerin gazeteci olması ve dava konusu edilen eylemin ifade/basın özgürlüğü sınırları içinde kalması ihtimâlinin bulunması. Yargılamanın tutuksuz sürdürülmesi davanın özüne bir zarar vermezdi. Bu yüzden, AYM’nin Can ve Gül’ün bırakılmasının yolunu açmasını uygun buluyorum.
- AYM’nin kararında iki hata görmekteyim. İlki gerekçe açıklanmadan kararın açıklanması. Bu eskiden gelen bir yanlış. Başkan Zühtü Arslan’ın bundan memnun olmadığını ve mahkemenin işleyişini usulune uygun hâle getirmeye çabaladığını biliyorum.
- AYM’nin sadece yargılama usulü bakımından karar alması ve tutuksuz yargılamanın önünü açması yeterliydi. Maalesef Mahkeme fazlasını yaptı. Dava devam ediyor. Casuslukla ve terör örgütüne destek olmakla ilgili ciddî suçlamalar var. Durum buyken AYM’nin adeta yargılamayı bitirircesine içeriğe dalması ve sanıkların yaptıklarının gazetecilik faaliyetine ve ifade özgürlüğüne girdiğini açıklaması çok tartışmalı. Başka demokrasilerde de bu tür davalar oluyor. AYM keşke bu konuyla meşgul olmayı ileriye bıraksaydı, dosya nasıl olsa kendisine gelecekti.
- Öyle sanıyorum ki, AYM’nin bu tutumundan ilk derece mahkemesi ve Yargıtay da rahatsızlık duyabilir. Çünkü bu tarz bir karar onların yetki alanına girmek ve onlara karşı üstten, buyurgan tavır takınmak gibi algılanmaya çok müsait.
AYM başkanı Prof. Dr. Zühtü Arslan’ı yakından tanırım. Kendisi çok iyi bir akademisyendir. Hiçbir grubun veya kliğin adamı değildir. İnsan hakları ve hukuk devleti hakkındaki bilgisi ve hassasiyeti tartışılmaz. Arslan’ın AYM başkanlığı Türkiye için bir övünç vesilesi ve bir şanstır. Eleştirilerin edep ve insaf dairesi dışına çıkması, karalamaya ve hakarete dönüşmesi Arslan’dan çok ülkeye zarar verir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019