Celal BAŞLANGIÇ
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’nin Türkiyesi ile 2018’in Türkiyesi’ni karşılaştırmış.
Yani “Eski Türkiye” ile “Yeni Türkiye”yi…
“Yasaklardan ziyade özgürlüklerin konuşulduğu”, “teröre ve şiddete bulaşmadığı sürece her türlü fikrin serbestçe dillendirildiği” bir ülkede yaşıyormuşuz.
Hatta “16 yıldır mesailerinin kahir ekseriyetini Türkiye’yi özgürleştirmek, medeniyet değerleriyle barıştırmak, yokların, yoksulların, yasakların ülkesi olmaktan çıkarmak yolunda” kullanmışlar.
Duy da inanma!
Keşke mesailerinin bir saniyesini bile yasakları kaldırmak, özgürlükleri konuşmak için boşuna harcamasalarmış. Bugün Türkiye daha özgür bir ülke olurdu.
İnsan iktidar sözcülerinin konuşmalarıyla yaşadıklarını karşılaştırınca “Acaba başka bir ülkeden mi bahsediyorlar” diye sormaktan kendini alamıyor.
Çünkü 17 Kasım akşamı Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası’nın açılışında bu konuşmayı yaptıktan; yasaksız, özgür bir Türkiye tablosu çizdikten birkaç saat sonra Bilgi Üniversitesi STK Eğitim ve Araştırma Birimi çalışanı, sivil toplum aktivisti Yiğit Aksakoğlu tutuklandı.
Gerek bu tutuklama gerekçesinden, gerekse Emniyet’in “Osman Kavala’nın örgütüne elaman bulma” operasyonu sonrası paylaştığı “Basın Bilgi Notu”ndan da anlıyoruz ki, bırakın yasaksız ve özgür bir ülkeyi, “Eski Türkiye”ye rahmet okutacak yeni yeni suçlar icat etmiş AKP iktidarı.
16 Kasım günü sabahın köründe 13 akademisyen ve sivil toplum aktivistinin evleri basılarak gözaltına alınmalarıyla başlayan süreçte AKP iktidarının icat ettiği öyle yeni suçlar ortaya çıktı ki…
16 yıllık iktidar sürecinin sonunda bakın neleri suç olarak görmeye başlamış AKP iktidarı:
“Sivil itaatsizlik”
“Şiddetsiz eylem”
“Toplantı yapmak”
“Yeni medya oluşturmak”
“Gündem oluşturmak”
“Biber gazının Türkiye’ye ithalini durdurmak ve yasaklatmak için çalışma yapmak”
“Muhalif gazeteci ile evli olmak”
“İçeriğine ulaşılamamakla birlikte ‘sivil itaatsizlik ve şiddetsiz eylem’ üzerine olduğu kanaatine varılan toplantıda moderatörlük yapmak”
Bütün bu “suçlar” devletin resmi belgelerine, mahkeme kayıtlarına girmiş durumda.
Bir başka suç daha icat etmişler; “Sivil İtaatsizlik ve Şiddetsiz Eylem başlıkları altında Gezi Parkı olaylarının devamlılığını sağlamak için yurt dışından aktivizm eğiticileri, kolaylaştırıcılar ve profesyonel eylemciler getirdikleri (Duran Adam, Piyano Çalan Adam, Kırmızılı Kadın v.s.)”
Artık Ekonomik Coğrafya ders kitaplarına yeni bir ek de yaparlar:
“Türkiye’nin başlıca ihraç ürünleri üzüm, fındık ve incirdir. Başlıca ithal ürünleri ise aktivizm eğiticileri, kolaylaştırıcılar, profesyonel eylemciler, Duran Adam, Piyano Çalan Adam, Kırmızılı Kadın.”
Yalan üzerinden suç uydurma tam da buna denir.
Çünkü Duran Adam ve Kırmızılı Kadın ithal falan değil, yüzde yüz yerli. Hem de Çin’den, Rusya’dan ithal edip üzerine “Yerli Malı” etiketi yapıştırılan ürünlerden daha yerli.
Duran Adam; Ankara doğumlu, sanatçı, dansçı, koreograf Erdem Gündüz. Yıldız Teknik Üniversitesi Modern Dans Programı’ndan 2007 yılında mezun olmuş.
Kırmızılı Kadın; Gezi eylemleri sırasında İstanbul Teknik Üniversitesi Şehir Planlamacılığı Bölümü’nde akademisyen Ceyda Sungur.
Piyano Çalan Adam’a gelince…
Daha geçen ay Alman enerji tekeli RWE’nin linyit kömürü ocaklarını genişletmek için yok etmek istediği Hambach Ormanı’nın kurtarılması için yapılan 50 bin kişilik eylemde piyano çalıyordu.
Fransa’dan Afganistan’a kadar gerilim yaşanan coğrafyalarda “müziğin şiddeti durdurmaya katkı sağlayacağını düşünerek” piyano çalmış bir sanatçı Alman Davide Martello.
Aracının arkasına bağladığı bir römorkla taşıyor piyanosunu. Bir de bisikletli taşıma düzeneği yapmış, çalacağı alanın istediği noktasına götürüyor tekerlekler üzerinde.
Gezi eylemleri sırasında kendisini Türkiye’den hiç kimsenin çağırmadığını, o sırada Bulgaristan’da olduğunu ve televizyondan eylemi gördüğünü, kendi kendine “İstanbul hiç de uzak değil” diyerek yola çıktığını anlatıyor euronews.com’dan Rengin Arslan’a.
Son gözaltılar ve tutuklamalar için de “İnsanlar var olmayan şeylerle suçlanıyorlar. Bu saçmalık, gerçekten saçmalık” demekten kendini alamıyor.
Gerçekten de kolluk kuvvetleriyle, yargısıyla ve elbette medyasıyla AKP iktidarı kendisine hasım bellediği insanları var olmayan delillerle suçluyor, bu da yetmezse suç uyduruyor.
Zaten son yapılan “Osman Kavala’nın örgütüne elaman bulma operasyonu”na bakınca da bu kolluk-yargı-medya üçlüsünü “suç icat etme makinası” olarak iş başında görebilirsiniz.
Aslında bu gözaltıların ve tutuklamanın ilk işaret fişeğini de AKP medyası attı, kolluk ve yargı da devamını getirdi.
16 Kasım’daki operasyondan yaklaşık bir hafta önce, 8 Kasım’da Kenan Kıran imzasıyla bir haber yayınlandı Sabah gazetesinde. “Osman Kavala Gezi olaylarını Anadolu’ya yaymak istedi” başlığı atılmıştı habere.
Bakalım Osman Kavala, Gezi olaylarını Anadolu’ya nasıl yaymak istemiş:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmada; FETÖ’den tutuklanan Osman Kavala’nın 8’i sivil, 2’si polis 10 kişinin öldüğü Gezi olaylarının Anadolu’ya yayılması için çalışmalar yaptığı, sahibi olduğu Cezayir Lokantası ile Garaj İstanbul’da toplantı planladıkları tespit edildi. Kavala’nın, Gezi eylemlerini organize eden Hanzade Hikmet Germiyanoğlu’nun, ‘Gezi olaylarını Anadolu’ya yaymak gibi fikirler var. Biraz daha hareket planı çıksın her birimize. Çıkartalım gibi bir toplantı planlıyoruz’ şeklindeki sözlerine, ‘Tamam’ dediği tespit edildi. Kavala, Germiyanoğlu’nun “40 kişilik bir ekip. Cezayir Lokantası konusunda sizden destek alabiliriz diye düşündük” şeklindeki sözlerine, “Cezayir sorun değil. Ayarlarız” ifadelerini kullanmış. Kavala’nın, söz konusu konuşmada e-mail adresini verdiği Germiyanoğlu da program içeriği ve katılım listesini Kavala’ya göndereceğini ifade etmişti.”
Gördünüz mü Kavala Gezi olaylarını Anadolu’ya nasıl yaymak istemiş; dinleme kayıtlarına göre sadece “Tamam” ve “Cezayir sorun değil. Ayarlarız” diyerek…
Gazete taklidi yapan yandaş bültenden böyle basmışlar tetiğe.
İşte bu ve benzeri sudan bahanelerle tutuklandığı için Kavala bir yıldır yazılamayan bir iddianameyle cezaevinde yatıyor. Şimdi de yanına tutuklu olarak Aksakoğlu eklendi.
Ancak “Osman Kavala’nın örgütüne elaman bulma operasyonu” geri tepmiş görünüyor. Bu amaçla gözaltına alınanların bir kısmını daha 24 saat dolmadan serbest bırakmak zorunda kaldılar.
İşte medya-kolluk-yargı parçalarından oluşan AKP iktidarının “suç icat etme makinası”; uysa da, uymasa da…
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021