Etyen MAHÇUPYAN
Siyaset gözlemcilerinin büyük çoğunluğu AKP olgusunu anlamlandırmakta hala zorluk çekiyor. Bunun halk ihtilali özellikleri gösteren bir sosyal transformasyon olduğunu kavrayamıyorlar. Yaşanan tarihsel bir tepki ve tarihin ‘karanlığına’ gömüleceği umulan bir kimliğin tepkisi… Dolayısıyla sosyokültürel anlamda ‘çeperin’ merkeze karşı gelmesi, merkeze yürümesi, onu ele geçirmesi ve kendi değer sistemi üzerinden yeniden inşa etme iradesini ifade ediyor. Eğer AKP ortaya çıkmasa ve bu enerjiyi taşımasaydı, muhtemelen bugün yaşanmakta olan kabuk değişimi de gerçekleşmeyecekti. Ama yükselen büyük dalgayı yakalayan maharetli bir sörfçü gibi, AKP de Türkiye’deki potansiyeli kuşattı, yeni toplumsal heves ve tercihleri siyasete taşıdı. Partinin esnek, dinamik ve her an yeniden kurgulanabilir nitelikte tutulması, tabanın dinamizminin bir siyasi muhatap bulmasını sağladı. Aksi halde yüzde elliyi bulan ve eğer daha ‘sakin’ bir yönetim tarzı mümkün olabilseydi, şimdiden yüzde altmışı da görebilecek olan bir iktidar üretilemezdi.
Bu maceranın kritik noktası Türkiye’deki reform ve dönüşüm enerjisinin tarihsel, sosyolojik ve geniş anlamda konjonktürel olduğudur. Modernliğin son demlerinde ortaya çıkan eleştirel bakışı ve küreselleşmenin standardize ettiği özgürlük ve hak normlarını göz ardı edersek, İslami duyarlılığa sahip çeperin tarihi anlam taşıyan bu ‘kalkışmasını’ da anlayamayız. AKP bu değişimin sonuçlarından biri… Ancak en güçlüsü ve bir noktadan sonra muhakkak ki en belirleyicisi... Türkiye gibi siyasetin devlet tarafından kurumsal ve ideolojik anlamda rehin alındığı bir ülkede, çeperden gelen bir siyasi partinin adım adım devlete diz çöktürmesinin halk nezdindeki karşılığının paha biçilmez olacağını teslim etmek lazım. Ne var ki AKP de gerçeğin iki yönü olduğunu bilerek davrandı. Erdoğan’ın belki de en büyük basireti budur. AKP hiçbir zaman dönüşümün asıl öznesi olduğunu iddia etmedi. Mütevazı oldu… Toplumu bütün karmaşık yapısına rağmen takip etmeye çalıştı. Ve bunu becerebildiği ölçüde tabanın güvenine mazhar olarak, onu etkileme ve yönlendirme imkanını elde etti.
Burada büyük ölçüde basitleştirdiğimiz söz konusu karmaşık olguyu anlamakta zorlananlar ise sosyolojiyi siyasetle, siyaseti partiyle, partiyi ise lideriyle ikame ettiler. Böylece ortaya bir fars çıktı. Her şeyin sorumlusu Tayyip Erdoğan’dı… O söylüyor diğerleri itaat ediyor, taban ise zaten körü körüne onun peşinden gidiyordu.
Bu anlamama ve tıkanma hali 2013 yılının başlarında bir ‘idrak’ ile birleşti… Asker etkisizdi, yargıdaki direncin uzun süre devam etmesi mümkün gözükmüyordu, Kürt meselesinin çözümü ile birlikte demokrasi ve ekonomi alanında bir eşik daha atlanması kaçınılmazdı, Ortadoğu’daki gelişmeler bu iktidarı Batı için kaçınılmaz ve vazgeçilemez bir partner kılmaktaydı. AKP ise yeni anayasa ve muhtemelen başkanlık sistemi ile birlikte Türkiye’yi yeni bir evreye taşımaya hazırlanıyordu. Öte yandan Cumhuriyet tarihine nesnel bir bakış, eski Kemalist düzenin bittiğini söylüyordu. Yeniyi kuracak olan tek aday AKP idi ve bunun en az on, belki yirmi yıl daha AKP iktidarını ima ettiği belliydi. Bu idrakle bakıldığında 2014 ve 15’teki üç seçimin hayati önemde olduğunu kavramak zor olmadı. Dahası içlerinde en kritik olanın birincisi, yani yerel seçim olduğu da açıktı. Çünkü zaten yerel seçimler AKP’nin oyunun en düşük olduğu seçimlerdi. Ayrıca birinci seçimi aldığı takdirde AKP’nin ikinci ve üçüncüyü çok daha kolaylıkla kazanacağını öngörmek hiç de zor değildi.
Kısacası eğer yirmi yıllık bir AKP iktidarı istenmiyorsa, 2014 yerel seçimleri öncesinde yıkıcı darbenin vurulması gerekiyordu. Gezi olaylarının henüz birinci haftası dolamadan metamorfoz geçirmesinin temel nedeni buydu. Hükümet olayı yönetemedi, polis hâlâ bilinmeyen bir nedenle kışkırtıcı davrandı ama laik burjuvazinin ‘siyaset dışı’ aktörleri ve ‘siyasi’ kalemleri de muhtemel bir darbe beklentisinin cazibesine kapılmakta tereddüt etmediler.
Buradan istenen netice çıkmayınca 30 Mart öncesinde bir hamle beklenmeye başlandı. Ama artık hükümet de bunu bekliyordu ve dershaneleri kapatma adımıyla o hamlenin öne çekilmesini zorunlu kıldı. 17 ve 25 Aralık operasyonu içi boş dosyalara dayanmıyordu… Ancak hedefi hükümetin düşürülmesi, Erdoğan’ın siyaset dışına itilmesi ve AKP’nin dışarıdan ‘yoğrulabilir bir hamura’ dönüşmesinin sağlanmasıydı.
Başarılı olmadı, çünkü yapanlar toplumdaki enerjiyi ve iradeyi anlamadılar. Karşılarında yeni bir sosyolojik gerçeklik olduğunu göremediler.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024