Etyen MAHÇUPYAN
İslam'da bir devlet öğretisi olmadığı konusunda epeyce geniş bir mutabakat olmasına karşın, İslami bir devletin 'adil' olduğu konusunda yaygın bir görüş mevcut.
Dindarlar doğal olarak bu olumlu hasleti dinle açıklama eğilimindeler, ama dinin diğer hasletlerini almayan devletin niçin adaleti öne çıkardığını salt dine dayanarak açıklamak kolay değil. Bunun için dinin nasıl bir zihniyete doğduğuna bakmak gerekiyor ve böylece İslami kimliği meşruiyet nedeni sayan devletlerin adaletle bağlantıları da daha anlaşılır hale geliyor. Çünkü eğer söz konusu beşeri zemin ataerkil zihniyet içinde şekillenmiş ise, devlet mantığı toplumun hiyerarşik ve heterojen tasavvuru üzerine oturuyor. Diğer bir deyişle mesele toplumun gerçekten nasıl olduğundan ziyade, nasıl olması gerektiği... Ataerkil zihniyet, varlık alanındaki her şeyin kendine has ve biricik olduğundan hareketle, hiçbir şeyin bir diğerine eşit olamayacağını kabullenir. Bu durumda 'adil' yönetim toplumdaki 'doğal' hiyerarşinin bozulmadan dengede tutulmasını ifade eder. Nitekim 'İslami' diye adlandırılan devletler de, bu geniş kültürel coğrafyanın içine doğdukları ölçüde, bu adalet anlayışına sahip çıkmaya çalışmışlardır.
Dolayısıyla İslami duyarlılığı olan kesimde 'adalet' ve 'hukuk' kavramlarının meşruiyet sağlayıcı kritik bir anlamı vardır. Bu nedenle de söz konusu kesimin hukuk alanındaki çifte standartlara, sahte çözümlere, riyakârlıklara ve yozlaşmalara duyarlı olması beklenir. Ama öyle olmuyor... İslami kesimin fikri önderleri devlet karşısında kendi konumlarını ve hareket alanlarını kısıtlayan durumlara ve gelişmelere haklı olarak karşı çıkarlarken, İslami cemaatin göreceli üstünlüğünü zedeleme ihtimali olan adalet arayışlarına da direnç gösteriyorlar. Yüzleşilmekten çekinilen mesele, İslami kimliğin göreceli üstünlüğünün ancak Müslümanlar için geçerli olduğu, ama Müslümanların dışına yansıdığında bir baskı oluşturduğu, yani adaletsiz bir dünya yarattığıdır.
Durumu daha iyi kavramaya hizmet etmesi açısından İslami cemaatin Osmanlı dünyasındaki konumuna bakmak yeterli olabilir. Osmanlı hukuksal açıdan bir cemaatler hiyerarşisiydi ve Sünni cemaat de en tepede yer almaktaydı. Diğer bir deyişle 'adalet' Sünnilerin diğer cemaatlerden üstün sayılmalarını da ifade etmekteydi. Böyle bir yapının son kertede sadece Sünni cemaat için meşru olacağı ise açıktır, çünkü meşruiyetin temelinde İslamiyet vardı ama diğer cemaatler farklı dinlere mensuptular. Dolayısıyla devlet pratik bir adalet nosyonu geliştirmiş, cemaatler arası mesafe ve dengenin korunmasına çalışmış ve bunu 'iyi' yönetim saymıştı...
Meselenin bugünü de ilgilendiren uzantıları ise giderek daha hayati hale geliyor, çünkü iktidarda İslami duyarlılığa sahip bir hükümet ve yükselen bir dindar burjuvazisi var. Sorun bu türden bir adaletin ancak eşitlik ve özgürlük pahasına sürdürülebileceğidir... Ne yazık ki İslami fikri önderler, akademiası ve medyasıyla, bu yönde gerçek bir karşılaşmaya hazır olmadıkları izlenimi vermekteler. Toplumsal çözümleri din kardeşliği üzerinden arayan bakış, 'ben sadece Müslümanlarla birlikte yaşayabilirim' demiş olmakta, diğer inanç mensuplarının Sünni cemaatin ana tercihlerine tabi olmasını ima etmekte. Ama ilkesel açıdan daha da vahimi, bu bakış özgürlük ve eşitliğin, kimlikten bağımsızlaşmasını hazmedememiş gözükmekte.
Örneğin geçen hafta AİHM, tarihçi Taner Akçam'ın bir müracaatını değerlendirerek, TCK'daki 301. maddenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesine aykırı olduğuna karar verdi. Yani Mahkeme'ye göre 301, herkesin görüşlerini açıklama, kanaat bildirme, haber veya fikir alma ve verme özgürlüğüne bir tehdit oluşturmakta. Çünkü bu maddede yapılan değişiklikler bir makyaj niteliği taşıdı, Yargıtay'ın yorumunu değiştirmedi ve muğlak ifade biçimi sayesinde sürekli bir tehdit haline geldi. Bu maddeden dava açılmasının Adalet Bakanlığı'nın iznine bağlanması ise, gerçek özgürlüğü getiremeyen hükümetin bulduğu palyatif bir tedbirdi ve nitekim AİHM, Bakanlığın da ileride keyfi kararlar almayacağının garantisinin olmadığına dikkat çekti.
Bu haber İslami 'alemde' fazla karşılık bulmadı... Belki olayın içinde Ermeni soykırımı konusunda çalışan Taner Akçam'ın olması bir etkendi. Çünkü İslami kesim tarihe bakışında hâlâ kendisini hamasetle kundaklamaya pek düşkün ve tekil örnekler dışında 'kendine' bakma cesaretine sahip değil. Ama belki de mesele 301'in mahkumiyetinin, doğrudan özgürlükle ve eşitlikle ilgili olması, adaleti bu kavramlardan giderek inşa eden bir bakışı yansıtmasıydı.
İslami kesim kendi mağduriyetini seslendirirken demokratlığa atıfta bulunabiliyor. Ne var ki demokratlık kardeşliği hiçbir kimliğe dayandırmayan bir zeminde arar ve bunun üzerinde özgürlük ve eşitlik kıstaslarını tatmin ederek adalete ulaşmayı hedefler. Oysa İslami kesimin büyük çoğunluğu hâlâ kendi göreceli üstünlüklerini sağlama alan bir adalet anlayışından yola çıkıp, bunun izin verdiği oranda özgürlük ve eşitlik 'dağıtma' peşinde.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024