Gülay GÖKTÜRK
Tasada ve kıvançta ortak olmak... Öyle tarif ederdik "millet" olmayı, değil mi...
Milli maçlarda kendi takımımızı bir yana bırakıp hepimiz milli takımı tutardık.
Olimpiyatlarda kazandığımız altın madalya hepimizi yerinden hoplatır, kürsüde milli marşımız çalınırken hepimizin gözleri yaşarırdı.
İhracatımız arttığı, milli gelirimiz yükseldiği, uluslararası kredi kuruluşları notumuzu yükselttiği zamanlarda birlikte sevinir, birlikte gururlanırdık.
Dünya Türkiye'ye bir haksızlık yapınca birlikte hırslanırdık.
Artık öyle değiliz...
Daha ilkokul sıralarında öğrendiğimiz ve bir daha da unutmadığımız o tarif artık geçerli değil.
Tasalarımızın ve kıvançlarımızın birbirine taban tabana zıt hale geldiği günler yaşıyoruz.
Cumartesi gecesi olimpiyat sonuçları açıklandığında gördük acı tabloyu: Bir kısmımızın tasası, diğerlerinin sevinci oldu. Bir kısmımız hüzünle kapatırken televizyonlarını, bir kısmımız taa yüreklerinden kopup gelen sevinç çığlıkları atıyor, sağa sola zafer tweetleri yolluyordu.
Yaşasın! Başarmışlardı. Haftalardır yürüttükleri Türkiye aleyhtarı lobi sonuç vermiş, Türkiye kaybetmişti!
Çünkü bu Türkiye artık "Tayyip'in Türkiyesi"ydi...
"Benim yönetmediğim ülke batsın!"
Ne zaman başladı bu?
Olimpiyatlarda başlamadığı kesin. Türkiye'nin kaydettiği her başarının bir kesimde üzüntü ve hayal kırıklığına yol açması epeydir yaşanan bir olay.
Cumartesi gecesi İstanbul olimpiyatları kaybedince sevinç naraları atanlar, dolar yükselince de, büyüme rakamları düşüş gösterince de, ihracat düşünce de sevince gark oluyorlar. İşsizlik rakamlarındaki düşüş, okullaşma oranında artış, kredi notumuzdaki bir yükseliş, yurtdışından gelen herhangi bir övücü söz, iyiye giden her şey onları kahrediyor.
Çözüm süreci çöksün, savaş yeniden başlasın, Reyhanlı'da bombalar patlasın, ekonomik kriz çıksın, sağlık sistemi işlemesin, hastalar hastane kapılarında ölsün; insanlar iş bulamasın istiyorlar.
"Benim yönetmediğim ülke batsın!"
Dedikleri işte bu.
Hâlâ millet miyiz?
Başlangıçta saf bir iyimserlik içindeydim. Hele birkaç yıl geçsin; AK Parti yaşam tarzına karışmadığını ortaya koysun, bu korkuları geçer, iktidarı kabullenirler, diyordum.
Yanılmışım.
On yılı aşkın bir zaman geçti. Kimsenin hayat tarzına karışılmadığı gibi, hayal bile edilemeyecek iyileşmeler yaşandı. Türkiye kendini ikiye katladı. Ama onların AK Parti düşmanlıkları azalmadı, arttıkça arttı.
Yanılgım şuydu: Onların dertlerinin Türkiye'nin nasıl yönetildiği değil, kimin tarafından yönetildiği olduğunu anlayamamıştım.
Artık çok açık bir şekilde ortaya çıktı ki bu düşmanlıkları kaybettikleri "eski Türkiye'yi" geri alamadıkça artacak. Onlar, bu ülkede yaşayan diğer insanlarla eşit vatandaş olmayı asla kabullenemiyor. "Ayakların baş olmasını" hazmedemiyor. O zamana kadar aşağıladıklarıyla eşit sayılmayı kazanılmış haklarını kaybetmek olarak algılıyor.
Benim üstün olmadığım, benim borumun ötmediği, benim damgamı basamadığım; kurallarını benim koymadığım ülke olmaz olsun, diyor ve gözlerini kırpmadan batırmak için çalışıyorlar.
X x x
Kürtlük-Türklük, Alevilik-Sünnilik, bizi bölemedi.
Ama Beyaz Türkler'in iktidar hırsı bölüyor işte...
Kaderde, tasada ve kıvançta ortak değiliz artık.
Bir millet değiliz belki de...
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015