Hadi ULUENGİN
“… bugün NATO’ya da, AB’ye de, ABD’ye de dünkünden daha fazla yakınız.”
Yukarıdaki cümleyi 9 Ekim Cuma tarihli MODERN ZAMANLAR’dan aktardım.
Zaten de aynı yazı için “Garp Cephesi’nde yeni bir şey var” başlığını kullanmıştım.
Bu “yeni şey”i, yani Türkiye’nin tekrar Batı’ya yaklaşmak ihtiyacını hissetmesini ise Rusya’nın fiilen Suriye’ye girmesiyle açıklamıştım. Özetle şöyle demiştim:
Moskova müdahalesi Ankara’da rahatsızlığın da ötesinde huzursuzluk ve kaygı yarattı.
Dolayısıyla o Ankara ister istemez, epey bir süredir tu kaka ettiği, hattâ hasmâne davrandığı “doğal müttefikler”e dönüş refleksini geliştirdi ve geliştirmeye devam edecektir.
***
SÖZKONUSU viraj bugün, iki ay önce ancak muğlak çizgilerle sezilen “Batı’ya doğru” istikametli bu ilk rota değişiminden çok daha net ve çok daha berrak bir görünüm sunuyor.
SU-24 jetinin düşürülmesiyle başlayan ve Kremlin tarafından pervasızca tırmandırılan buhrandan sonraErdoğan– AKP ikilisi o “doğal müttefikleri” bu defa eni konu keşfettiler.
Sayısız açıklama; Paris ve Brüksel zirveleri; artı Beyaz Saray- Aksaray liderlerinin gerçekleştirdiği buluşma Türkiye’nin yeniden eski mecrasına girmekte olduğunu haber veriyor.
Teorik olarak iyi, hem de çok iyi bir şeydir!
Çünkü tecrübeyle sabittir ki ülkemizi diplomatik açıdan Batı’ya yaklaştıran her şey yine teorik olarak, siyasi planda da demokrasiye yaklaştırır!
Dolayısıyla Rusya’yla krizi belki de “şerde hayır vardır” diye yorumlamak gerekiyor.
Ancaak…
***
ANCAĞI şu ki, yukarıda kasten “teorik olarak” ifadesini kullandım.
Zira bu defa o teoriyle çelişen, en azından kitaba uymayan bir durumla karşı karşıyayız.
Çünkü Ankara’nın Batı aktarmalı sıçramalar vasıtasıyla demokrasiye yaklaşması aslında hemen daima, aynı Batı’nın aynı Ankara’ya vaatlerde bulunacak, hattâ yaptırımlar uygulayacak güce, kapasiteye ve manevra marjına sahip olmasıyla atbaşı bir seyir izledi.
Oysa şimdi, hoşumuza gitsin veya gitmesin, Batı karşısında eli güçlü olan taraf, zaten her yerde “sağı, solu belli olmaz” diye ihtiyatla yaklaşılan Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Bunun temel nedeni de hem Türkiye’nin Suriye sorununda bir “cephe ülkesi” olması, hem de yine Suriyeli mültecilere “sınır bölge” addedilen tampon konumda bulunmasıdır.
***
NİTEKİM, en azından ağza bir parmak bal çalmak zorunda kalan AB’nin buram buram realpolitik bir yaklaşımla Türkiye’ye 3 milyar euro vermesi; müzakere sürecini tekrar başlatması; vize muafiyetinden dem vurması; fakat bunlara karşılık antidemokratik uygulamalar konusunda ilk kez böylesine sus pus ve ketum kalması, Avrupa başkentlerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümeti karşısında hissettiği acizliğinin ispatını sunuyor.
Zaten aynı olgu üç aşağı, beş yukarı Obama açısından da geçerlidir.
Üstelik seçim havasına girmiş ABD’de Putin ve Esad karşıtı şahin Cumhuriyetçilerin Erdoğan’ın yaklaşımına sempatiyle bakması Aksaray liderinin diğer bir avantajını oluşturuyor.
Yukarıdaki faktörler gözönüne alındığında da Türkiye’nin Batı’ya yaklaşıyor olmasının bu defa da illâ demokrasiye yaklaşmakla atbaşı gideceğini söylemek son derece zorlaşıyor.
***
EVET, bugün nevi şahsına münhasır bir süreç ve durumla karşı karşıyayız.
Dolayısıyla da, teoride geçerli ihtimalin pratikte de uygulanacağı garantisine; yani Batı’nın demokrasiden uzak bir Türkiye’ye göz yummayacağı güvencesine sahip değiliz.
Tek züğürt tesellimiz Rusya’dan uzaklaşmanın her hâlükârda bir nebze de despotizmden uzaklaşmak anlamına geleceği olabilir ki, eh bunu bile yan cebimize atalım…
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.02.2016
12.02.2016
6.02.2016
29.01.2016
22.01.2016
18.01.2016
15.01.2016
8.02.2016
1.02.2016
25.12.2015