Hadi ULUENGİN
"Başar ilâl iyada vâ Mahir ilâl kiyada”!
Arapçası kafiyeli slogan şu anlama geliyor: “Beşir kliniğe, Mahir iktidara”!
“Klinik” sözcüğüyle Şam despotunun meslekten göz hekimi olması kastediliyormuş.
“Mahir” derken de diktatörün küçük biraderi sıfatını taşıyan ve Baas iktidarının temel direklerinden birisini oluşturan 14. Tümen komutanı Mahir Esat çağrıştırılmaktaymış.
Bu yeni gelişmeyi dünkü “Le Monde”da okudum.
Ortadoğu uzmanı Benjamin Barthe Suriye’deki Alevi köylerinde artık yukarıdaki şiarın bağırıldığını bildiriyordu.
Bunu da mezhebî unsurların kesin hesaplaşmayı seçtiğine dair delil olarak sunuyordu.
Eh malûm, katliamın baş mimarı addedilen ve Esat familyasında damat olan Asaf Şevket önceki günkü intihar saldırısında öldürüldü.
Dolayısıyla, ailevi dırıltıdan ötürü merhum kayınçoyu sevmese bile aslında aynı kanlı yolun yolcusu olan Mahir Esat ağabeyin yerini alsın ki, o kan gövdeyi tam götürsün.
Böylesine kesinci yaklaşımlar siyasetbilim terminolojisinde Fransızca kökenli olarak “jüskobutizm” diye adlandırılıyor. “Ya devlet başa, ya kuzgun leşe” diye tercüme edebiliriz.
Artı, Suriye gidişatı diğer bir siyasetbilim - askerlik deyimini de dil uçuna getiriyor.
Bununla “muharebe” kelimesinin bazen sırf şehirler belirtilerek ve her halükarda da sınırlı bir coğrafya vurgulanarak, hayat memat sorunu olarak zikredilmesini kastediyorum.
Meselâ Büyük Churchill’in 1940 yazındaki ilk yenilgiden sonra yurttaşlarına “Fransa muharebesi bitti, İngiltere muharebesi başlıyor” diye hitap etmesi söz konusu kategoriye girer.
1941’deki Nazi saldırısında Sovyetlerin kent müdafaasını hep “Leningrad muharebesi” diye tanımlaması da aynı lügate dahildir. Veya o Nazilerin 1945 baharında o Sovyetlere karşı nihai güçleri “Berlin muharebesi” deyimiyle seferber etmesi yine bu deyimle özdeşleşir.
O halde belki şimdi de bir “Şam muharebesi”nden bahsetmemiz gerekiyor.
Öyle, çünkü Salı günkü intihar saldırısı bir yana, muhalif kuvvetlerle rejim muhafızları arasındaki büyük çatışma şimdi kesinkes Suriye başkentine de sıçradı.
Sükûnetli durduğu gibi yanıltıcı bir izlenim veren ve aslında alttan alta kaynayan Şam artık savaş alanıdır. Belki de Hamidiye Çarşı’nın damında şu an mitralyöz takırdamaktadır.
Peki, söz konusu arbede gerçekten de bir “kader muharebesi”ne mi dönüşecektir?
Mümkündür ama müneccim olmadığımıza göre yine de mutlak cevap veremeyiz.
Zira evet savaş başkente sıçradı ve şehir her başkent gibi hem stratejik, hem sembolik bir anlam taşıyor ama Suriye’deki Alevi köylerinde bağırılan “Başar ilâl iyada ve Mahir ilâl kiyada” sloganındaki fanatizmi es geçmek de gerçekçilikle bağdaşmıyor.
Esat familyasının nihai raddeye kadar Şam’da tutunmaya çalışacağını ve İran-Rusya kozunu en üst seviyede oynayacağını düşünmek zaten doğal bir öngörü oluşturuyor.
Öte yandan, şehri terketmek zorunda kalsa bile Baas yönetimi aynı Alevilerin Suriye’deki yegâne çoğunluk bölgesini oluşturan ve Lübnan’dan Türkiye sınırına uzanan dar sahil şeridine çekilerek bir “bunker bölge” direnişine geçmesi de ihtimal dâhilindedir.
O yönetim ki hem aile nepotizmiyle, hem mezhep teokrasisiyle, hem de sınıf oligarşisiyle bütünleşmiştir. Tek bir kart çekilirse iskambilden şato tümüyle berhava olacaktır.
Dolayısıyla “ya devlet başa, ya kuzgun leşe” tutumunu yansıtan “Beşir kliniğe, Mahir iktidara” sloganı rejim ve yandaşları için gerçekten de son seçenektir.
Tabii bir başka seçenek daha var: Ama bunun için Alevi, Sünni, Marunî, Arabî veya Kürdi, her köyün “Başar ilâl ricada ve demokrasi ilâl kiyada” şiarını benimsemesi gerekiyor.
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.02.2016
12.02.2016
6.02.2016
29.01.2016
22.01.2016
18.01.2016
15.01.2016
8.02.2016
1.02.2016
25.12.2015