Hasan Bülent KAHRAMAN
Dünyada bir lider tarafından doktriner bir şekilde üretilmiş ideolojiler olduğu gibi sonradan o lidere atfedilerek üretilen ideolojiler de mevcuttur. Kemalizmbunların ikisini de, bazı farklarla, içerir.
Bir 'öz' (Latincesiyle 'ur') Kemalizmden söz edilebilir mi sorusunun cevabı müspettir. Alman materyalizminden, Fransız Aydınlanmacı düşüncesinden karmaşık bir biçimde etkilenmiş, Tanzimatın siyasal modernleşmesiyle 1908sonrasının siyasal modernleşmesini iç içe geçirmeye çalışmış bir 'Kemalist düşünce' vardır. Bu düşünce dünyanın materyalist bir biçimde açıklanmasını öngörür. Batı'yı tek ve geçerli zihniyet evreni kabul eder. Gevşek dokunmuş birmilli egemenlik anlayışına yaslanır. Bu yanıyla da Cumhuriyetçidir.
1930'lara kadar bu anlayışla gelinir. Ama 1925'te ilk büyük kırılma yaşanmıştır.Takrir-i Sükun kanunuyla birlikte devlet seçkinlerin eline geçmiştir. Onların iradesi halk iradesinin yerine kaim edilmiştir. Küçük, asker-bürokrat ittifakı halk adına, halk için doğru olana karar vermiştir.
1930'lar büyük bir dönüşüme açılır. Artık Batı'da da Doğu'da da (Sovyetler Birliği) totaliter rejimler hakimdir. Bunların hepsi halk/çılık adına iş yapmaktadır. Bu Kemalist elitin aradığı fırsattır. Çekoslovakya da içlerinde olmak üzere, dönemin ideologları 'Faşist Roma'dan 'Yeni Rusya'dan (ikisi de Falih Rıfkı'nın kitaplarının adıdır) etkilenmiştir. Ama faşizmi sevmiştir. 1931'de CHP kendi içinde 'ilkelerini' tamamlamış, 'Ok' sayısını 6'ya çıkarmıştır. 1935'te bunlar anayasaya işlenmiştir ve şöyle bir tanım yapılmıştır: 'Partinin güttüğü bu esaslar Kemalizm prensipleridir'. Böylece Kemalizmin ne olduğu doktrinleştirilmiştir. Bu bir.
İkincisi bu doktrinin siyasal bir boyutudur. Aynı kurultayın öncesinde ve sonrasındadevlet-parti özdeşleşmesi gerçekleştirilmiştir. Partinin yöneticileri devletin de yöneticisi olmuştur. Devletin yöneticileri partinin memurları kabul edilmiştir. Devlet vatandaşın üstünde bir varlık olarak tanımlanmıştır. Böylece bilhassa Avrupa'da yerleşik olan totaliter modeller aynen Türkiye'deki siyasal yapının özü haline getirilmiştir.
Kemalizm başlangıçta belirttiğim ve şu sıralarda yeni baskısını yayınlamaya çalıştığım bir kitabımda yaptığım ayrımla söylersem 'zihinsel' olduğu dönemlerde çok daha özgürlükçü ve özgürleştiricidir. Her zihinsel modelin zamanlaideolojikleşerek ulaştığı kadere o da erişmiş ve katılaşmıştır. Bunun tartışılacak bir yanı yok. Kemalizm 1930'lardan itibaren bir Tek Adam yönetimidir demek bile yetersizdir ve yanlıştır. Devlet eksenli, devlet iktidarının bir Tek Adam'da toplandığı bürokratik, totaliter bir rejimdir Kemalizm. Tek Adam olmasa da askeri- bürokratik elit sistemi işletecektir. Ama aynı Kemalizm gene bütün otoriter rejimler gibi modernleştiricidir. Hatta çağdaşlaştırıcıdır.
Bu kadarına bakarak bir çok şeyi eleştirmek mümkün. Ama zamanın ruhu diye bir olgu var. O sırada Osmanlı devlet sistemi ve geleneğinden türemiş bir model için 'neden demokratik olmadı' diye sormak doğru değil. Olabilseydi o çok aykırı, çok farklı ve hatta imkânsız bir şey olarak görülürdü. Kemalizmin sahip olduğu özellikler çağıyla, günüyle uyumludur. Bu eleştirilebilir, eleştirilmelidir de.
Asıl trajik olanı şu söylediklerimi görmemek ve onun bu niteliklere sahip olmadığını öne sürmektir. O vahimdir. Daha vahimi ise bu modelin askeri darbeler aracılığıyla Türkiye'de 2007 yılına kadar sürdürülmek istenmesi, hatta düpedüz sürdürülmesidir. Kemalizmin bir askeri vesayet ideolojisi/doktrini olarak korunması, kullanılması, ayakta kalması maksadıyla askeri darbelere gidilmesidir. Yani, Atatürk'ün zamanında bizzat onun bilinciyle üretilmiş doktrine karşılık ondan sonra üretilmiş, revize edilmiş, rehabilite edilmiş Kemalist doktrinler de mevcuttur. O nedenle de Kemalizm derken başlangıçtaki 'zihinsel' döneme değil bu doktrinerbürokratik- vesayetçi yapıya atıfta bulunulduğunu bilmek gerekir.
Birbirine karıştırmayalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025