İbrahim Karagül
Türkiye-Rusya ilişkileri hiçbir şekilde bir bağımlılık ilişkisi değildir. Ülkemizin “NATO ekseni”nde olduğu gibi benzer bir bağımlılık ilişkisine hiçbir şekilde ihtiyacı yoktur. Ortak tehditler, benzer savunma yöntemleri, Batı’dan doğrudan tehdit almaları, özellikle Suriye konusunda Türkiye’nin hassasiyetlerinin ABD ve müttefikleri tarafından istismar edilmesi, dahası Türkiye’nin doğrudan tehdit edilmesi Ankara ile Moskova’yı biribirine yakınlaştırdı. İki ülkenin de buna ihtiyacı vardı ve hâlâ var.
Ekonomik ortaklıkların yanına jeopolitik, güvenlik öncelikli konuların da eklenmesi, bu yakınlaşmayı doğurdu. Uçak krizi gibi, iki ülkeyi de tehdit eden çevrelerin tezgâhladığı sabotajlara rağmen bozulamayan ilişki, eskisine göre çok daha güçlüdür; bölgenin bugünü ve dünyadaki sert fırtınalar bu yakınlığın devamını zorunlu kılmaktadır.
Batı’nın Rusya ile kavgası, Türkiye’yi yalnızlaştırma hesabı
Rusya açıktan Batı’nın saldırı tehdidi altındadır. Er ya da geç, böyle bir çatışma, hesaplaşma olacaktır. Son casus krizi bunun ilk işaretleridir. Zaman geçtikçe bu işaretler daha da artacak, karşılıklı restleşmeler hızla çatışma haline dönüşebilecek, Baltıklar’dan Doğu Avrupa’ya, Pasifik kıyılarına kadar genel bir Doğu-Batı cephe hattı biçimlenecektir.
Türkiye açık biçimde Batı tehdidi altındadır. 15 Temmuz saldırısı bu yönde en açık saldırıdır ve doğrudan Türkiye’yi parçalamaya dönük olmuştur. FETÖ ve PKK üzerinden cepheler açıp içeriden vurulacak ve “küçültülecek” bir Türkiye plânı uygulanmıştır.
Suriye’nin kuzeyindeki “çevreleme” harekâtı ABD-NATO plânıdır ve aynen devam etmektedir. Bu kuşaktaki yığınağın Suriye ya da İran’la alakası yoktur, doğrudan Türkiye’nin güney kapılarını kapatma, coğrafya ile ilişkisini kesme ve onu Anadolu’ya hapsedip yalnızlaştırma, sonra da diz çöktürme hesabıdır.
Yüzyılın oyununu bozmak
Bu tehditler, Afrin müdahalesine rağmen aynen devam etmektedir. Türkiye tehditleri görmüş, 15 Temmuz’dan hemen sonra müthiş bir savunma teyakkuzuna geçmiş, Afrin’den başladığı ve devam etmesi bir zorunluluk olan müdahalelerle yüzyıla damgasını vuracak bir oyunu bozmaya girişmiştir. Bu hesaplaşma bu yönde daha uzun süre devam edecektir.
Zira mesele sadece “Türkiye haritası”yla sınırlı değil, yeni bir coğrafya biçimlenmesiyle alakalıdır. Dahası, küresel güç haritası oluşturulurken dünyanın ağırlık merkezindeki hareketlilikle alakalıdır. Yani 15 Temmuz ve Güney’den çevreleme gibi müdahaleler de, Türkiye’nin karşı savunması da küresel ve bölgesel ölçeklidir.
“İçeriden operasyoncular”
15 Temmuz’a destek olanlar gibi, Güneyden çevreleme planının da “içeride” ciddi destekçileri vardır. Afrin operasyonundan rahatsız olanlar, FETÖ sonrası ABD ile iş tutmaya çalışanlar ya da tutanlar, Türkiye’nin tarih yürüyüşüne omuz veren kitlelerin kafasını karıştırıp bir siyasi parçalama hesabı yapanlar, Afrin’den sonra operasyonların durması için var güçleriyle çalışanlar, yeni yeni proje ve tekliflerle zihin karıştıranlar, Türkiye’nin büyük tarih sıçramasını içeriden çökertmek isteyenler hem 15 Temmuz hem de PKK/PYD üzerinden güneyden çevreleme hesaplarının parçasıdırlar.
“Haritacı”ların iki ana hedefi
İşte bundan sonra o çevrelerin yeni çokuluslu hesaplar çerçevesinde üslenecekleri rolleri göreceğiz. Bu “haritacı” çevrelerin iki temel hedefi var: Dışarıda Türkiye-Rusya yakınlığını sabote etmek, içeride AK Parti-MHP Cumhur ittifakını bozmak. Her ikisi de “dışarıdakiler”in bundan sonra Türkiye’ye yönelik hesaplarıdır aynı zamanda. Onlar öyle istediği için içeridekiler de öyle çalışıyorlar. 2019 seçimlerine kadar hem içeride hem dışarıda bu yönden çok ciddi sabotajlar, girişimler, müdahaleler göreceğiz. Yavaş yavaş bu yönde kıpırdanmalar görüyoruz şimdiden.
İki konu da Türkiye’yi “yalnızlaştırma”, “savunmasız halde bırakma”, 15 Temmuz ve güneyden çevreleme planlarını yeniden uygulamak için ABD planlarına “teslim etme” amaçlıdır ve yine o malum merkezlerden yönetilmektedir. İçeride Türkiye’nin yerlileşmesini, millileşmesini, coğrafyada güçlenmesini önlemeye, rüzgârı tersine çevirmeye, o milli siyasi aklı sabote etmeye, ona destek veren güçlü kamuoyunun zihinlerini bulandırmaya, bu yürüyüşe sahip çıkanları siyasi tarih dışına itmeye dönük bir ajanda izlenmektedir.
Hedefimiz bir “Türkiye Ekseni” oluşturmaktır
Dışarıda ise, Türkiye’nin büyük tarih sıçramasını başlamadan bitirmeye, onu tarih dışına itmeye, evcilleştirmeye, kontrol altına almaya ve küçültmeye dönük bir ajanda izleniyor. İşte büyük mücadele buradadır. Yüzyıllık hesap da yüzyıllık direniş de buradadır.
Türkiye’nin Avrasyacılık diye bir gündemi yoktur. Rusya ekseni diye bir şey söz konusu değildir ve buna ihtiyacınız yoktur. Türkiye’nin ekseni kaymamıştır, kendi eksenini bulmuştur. Buradan bakınca dünyanın tamamının ekseni kaymıştır, çünkü tarih yapıcı milletler, devletler yeniden kendi tarihlerine, iddialarına dönmektedir. Türkiye de öyledir.
Meselemiz, kendi tarih iklimimizde, kendi coğrafyamızda bir “Türkiye ekseni” oluşturmaktır. Bu yönde artık bağımlılık ilişkileri yoktur. Bundan sonra her güçlü devlet gibi kendi yol haritasını çizecek, kendi bağımsız ilişkilerini belirleyecek, tercihlerini yapacak, ama hiçbir zaman yeni bir “çokuluslu müdahale” tuzağına düşmeyecektir.
Rusya ile yakın durmasak Suriye’de böyle bir hareket alanı kazanamazdık. O meşhur müttefikimiz ABD o sırada Afrin’e binlerce askeri donatacak silahlar yığıyor, dev mühimmat depoları inşa ediyor, Türkiye ile savaşa hazırlık çalışmaları yapıyordu.
Kimse bize 15 Temmuz patronlarını pazarlamasın!
Kimse bundan sonra Türkiye’ye ABD ve ittifak pazarlamasın. Kimse bize 15 Temmuz’un “patronlarını” “kurtarıcı”, müttefik olarak göstermesin. Gizli gizli ABD ile iş tutup yeni senaryolar için devlet içinde, sistem içinde, toplum içinde operasyonlara kalkışmasın. Kimse ABD’nin ihale verdiği bazı bölge ülkelerinden beslenip “muhafazakâr muhalefet” oyununu masum muhalefet gibi satmaya kalkmasın.
Türkiye için 2019 sadece seçim değil, belki 21. Yüzyılı biçimlendirecek bir tercih olacaktır. Sadece Türkiye’ye değil, bütün dünyaya dikkatli bakın, hangi ülke neye hazırlanıyor, nasıl bir küresel fırtınaya hazırlık yapıyor, iyi görün. Rusya’dan ABD’ye, AB ülkelerinden Pasifik güçlerine kadar herkes savunma kalkanlarını güçlendirirken, her ülke içerideki toplumsal dayanışmasını sağlam zeminlere oturtmaya çalışırken birilerinin içerideki toplumsal zemini sarsmasına izin verilemez.
“Türkiyeli” olmak, yeni bir uçak krizi, gizli haritacılar..
Zira bu, seçimle sınırlı bir mesele değil, doğrudan ülkenin geleceğiyle, varoluşuyla, geleceğin dünyasında nerede nasıl olacağıyla alakalı bir durum. Hangi siyasi çevreden, hangi etnik kimlikten, hangi meşrepten olursak olalım, hepimizin omuzlarında “Türkiyeli olma” gibi bir sorumluluk var ve bu, İstiklâl Savaşı dönemi gibi bir zorunluluktur.
Artık dünyada bütün devletler yalnızdır. Dostluklar ve düşmanlıklar yoktur. İttifaklar bitmiştir. Hal böyle iken içeride zayıflatmaya, bölgede yalnızlaştırmaya, Atlantikçi çevrelerin elinde ganimete dönüştürmeye dönük “çokuluslu” sinsi operasyonlara karşı teyakkuzda olalım.
Özellikle gizli “haritacılar”a karşı uyanık olalım.
Rusya ile yeni bir “uçak krizi” sabotajlarına da tabii..
Türkiye’yi İran’la savaştırıp Rusya cephesine sürmeye dönük plânlar, yeni senaryolarla pazarlanacak, dikkat edelim.
Biz sadece Türkiye ekseni için mücadele edeceğiz, asla unutmayalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları


























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021