İbrahim Karagül
24 Haziran seçimlerinden sonra iki hayati konu Türkiye’nin önüne gelecek: Ekonomi ve bölgesel güvenlik. Seçim öncesi dolar üzerinden yürütülen ekonomik saldırılar, seçim sonrası “istikrarsız bir siyasi atmosfer” oluşması durumunda çok daha şiddetli saldırılara dönüşecek, belki de bir yıkım döneminin ilk hareket noktası olacak.
Çünkü seçim öncesi ekonomik saldırıları yönlendiren ve yönetenlerle, muhalefetin seçim döneminde ortaya koyduğu siyasi ve ekonomik söylem biçimi arasındaki paralellik artık gizlenemez bir noktada. Bu ülkenin tamamının bu benzerliği, paralelliği sorgulaması gerekiyor.
Hadi gelin bu sorulara cevap verelim, neden?
Onlara, bu partilere, bu cephelere, “bu konuda neden bir söz söylemiyorsunuz, neden bir tane projeniz yok, neden Türkiye’nin bir adım sonrasına ilişkin tek bir hedefiniz yok, neden son beş yıldır ağır saldırılarla ülkemizi vuranların onaylayacağı söylemleri tekrarlayıp duruyorsunuz, neden dışarıdan müdahale edenleri rahatsız edecek tek söz söylemiyorsunuz, neden onlara karşı Türkiye için ortak dayanışma çağrıları yapmıyorsunuz” diye sorulması lazım.
Ekonomik saldırılar oluyor ellerini ovuşturuyorlar: Türk ekonomisi batsın, ülke zayıflasın, millet fakirleşsin, bunlar olursa Erdoğan zayıflar, bunlar olursa Türkiye’nin büyük yürüyüşleri durur, bunlar olursa Batı, Türkiye korkusundan kurtulur, o zaman da Batı başkentlerinden bize iktidarlar dağıtılır” diye içten içe seviniyorlar.
Erdoğan’a bir İsrailli gibi bakmak.. Bu bir hastalıktır
Bazıları sevinçlerini gizleyemiyor, bunu yaparken aslında bir ihanet gibi algılandığını fark etmiyor bile. Öyle bir nefret ve kinle hareket ediyorlar ki, İsrail’in Erdoğan algılaması ile, Batı’daki Türkiye düşmanlarının Erdoğan algılaması ile, İslam dünyasını tarih dışına itmeye çalışanların Erdoğan algılaması ile onların Erdoğan algılaması arasında hiç fark kalmadığını görüyoruz.
Peki, nedir bu? Başkanlık yarışı mı? Türkiye’yi daha iyiye götürme mücadelesi mi? Daha çok vekil çıkarıp daha gülü parlamento oluşturmak mı? Peki, demokrasi çerçevesinde bir rekabet mi yoksa çokuluslu bir öfkenin 24 Haziran seçimleri üzerinden servis edilmesi mi?
24 Haziran yerli direncin zaferi olacak
Öfkeleri de, kullandıkları siyasi dil de, önerileri de, projesizlikleri de, teröre alan açmaya dönük gizli gayretleri de, otuz yıl öncesi Türkiye’yi oluşturup birilerine rehin verme niyetleri de insanı ciddi biçimde endişelendiriyor.
Hiçbirinde vatan eksenli mücadele azmi görmüyoruz. Hep olumsuz, hep negatif, hep dağıtma/parçalama/zayıflatma üzerine bir söylem. Bu çabalar Türkiyeli değil, asla değil. Bu duruş, bu söylem, bu öfke bu topraklara ait değil. 24 Haziran Türkiye’de yerli duruşun zaferi ile sonuçlandığında, bu ülke çok daha büyük adımlarla tarih ve coğrafya inşa etmeye giriştiğinde yaptıkları çok daha sırıtacak.
Bilmiyor, düşünmüyor, bakmıyor, ilgilenmiyor
Eminim hiçbiri, bugün İtalya’da ne oluyor, AB hükümet kurulmasını neden engellemeye çalıştı, neden bu ülkeyi vesayet altında tutuyor, seçimi kazanan partilerin AB ve ABD karşıtlığının arkasında ne var, bilmiyor, düşünmüyor, bakmıyor, ilgilenmiyor. Eminim hiçbiri bugün İspanya’da hükümet niye düştü, neden Güney Avrupa’da AB ve ABD karşıtlığı hızla yükseliyor, bu zincirleme nerelere uzanacak, dert edindikleri yok.
Eminim hiçbirinin ABD ve İsrail’in Suriye üzerinden nihai bir savaş çıkarma, Kızıldeniz’den Basra Körfezi’ne bütün bölgeyi ateşe atma ve bu planı çok yakın bir zamanda uygulama konusunda bir fikirleri yok, ilgileri de yok. Almanya’nın, Avrupa ülkelerinin ABD’ye karşı neden bir anda Çin ve Rusya’ya yön değiştirdiğini, bunun sebebinin sadece İran olmayabileceğini, Batı ve Doğu Avrupa’da ABD karşıtı bir cephenin nasıl oluştuğunu, dünya genelinde ABD’nin neden yalnız bırakıldığı ve İsrailleştirildiğini düşündükleri yok.
Şaklabanlık, proje, marjinal örgüt aklı: Tehlike bunlar!
Kırk yıl önceki, otuz yıl önceki vesayet altındaki Türkiye’den sözleri ekranlarda pazarlıyorlar. Artık öyle bir dünya kalmadığını, Kılıçdaroğlu’nun etnik ve mezhep eksenli marjinal örgüt bakışıyla koca Türkiye’nin yönetilemeyeceğini, Meral Akşener’in öfke ve hınçla kamufle edilmiş bir çokuluslu proje görüntüsünden başka bir şeyi olmadığını, Muharrem İnce’nin artık “şaklabanlığa” dönüşen palavralarının karşılığı olan bir dünya ve Türkiye kalmadığını bilmemiz gerekiyor.
Artık 24 Haziran sonrasına, Türkiye’nin ve dünyanın yeni bir döneme girdiğine, çok acımasız bir hesaplaşma başlayacağına, kimin yumruğu daha sıkıysa onun kazanacağı bir dünyanın oluştuğuna, “Türkiye’nin meselesi” diye pazarlanan sorunların aslında bölgesel ve küresel ölçekte sorunların yansıması olduğuna bakmamız, sadece güce yatırım yapmamız, bu ülkenin çok büyük güç hesaplaşmalarına dayanıklı hale getirmemiz gerekiyor.
Erdoğan’ı devirme dışında söyledikleri hiçbir şey yok
Hiç kimsenin sözü sadece Türkiye ile sınırlı değildir. Çünkü öyle bir dünya yoktur artık. Milli ve yerli ekseni güçlü tutmak da bölgesel ve küresel bir meseledir, bir mücadelenin adıdır. Bu ekseni dağıtmaya dönük ısmarlama girişim ve politikalar, ittifaklar da Türkiye ile sınırlı değildir, “Türkiye’yi durdurma” planlarının parçasıdır.
Sadece Erdoğan’ı devirmeye kodlanan siyasi muhalefetin, 24 Haziran’dan sonra Türkiye ve bölgenin karşı karşıya kalacağı ekonomik ve güvenlik konularında bir tane bile sağlam, umut vadeden gerçekçi cümlesini duymadım, okumadım bugüne kadar. Duyma umudum da yok, çünkü olmadığını biliyorum.
Yerli olanla olmayanın hesaplaşması olacak..
24 Haziran seçimleri Türkiye’yi yeniden biçimlendirecek. Ama aynı dönemde dünya da yeniden biçimleniyor. Böyle bir zamanlamada, Türkiye’yi bayraklaştıranların davası ile Türkiye’yi aşağı çekenlerin ortaklıkları tarihi niteliklidir.
Hiçbir şey sadece Türkiye ile sınırlı değildir. Yerli olanla olmayanın hesaplaşması bize bir gelecek sunacaktır. Doğru yerde durmak için, memleket/vatan eksenine güç vermek için, yeni çokuluslu saldırılara karşı ülkenin direncini artırmak için yüzyılların sorumluluğu bizi beklemektedir.
Dünyayı ne kadar okuyabilirseniz Türkiye’de olanları o kadar anlarsınız. Kimin nerede durduğunu, ne kadar Türkiyeli olduğunu ya da kimlerin pazarlamacısı olduğunu ancak o zaman kavrarsınız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021