Levent Gültekin
Başbakan Binali Yıldırım Burdur’da yaptığı konuşmada şöyle demiş: “Bu ülke nice gençleri terör olaylarında kaybetti. Bu anayasayla eğer devam edersek kayıplarımız artarak devam edecek.”
2014 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde iktidar mensupları şöyle dediler: “Erdoğan’ı seçin, terör bitsin, çocuklarımız artık ölmesin.” “Erdoğan’ı seçin, Gazze kurtulsun, İslam dünyası ayağa kalksın.” “Erdoğan’ı seçin, ekonomi şaha kalksın.” “Erdoğan’ı seçin, Türkiye düşmanları ağır bir yenilgi alsın.”
Size, bize, bütün ülkeye… hepimize böyle sözler veridiler.
Sonunda Erdoğan seçildi.
“Beni Meclis değil halk seçti, bundan dolayı da farklı bir cumhurbaşkanı olacağım” dedi ve işe koyuldu. Bakanlar kuruluna başkanlık etmeye, ekonomi kurmaylarını toplamaya başladı. Merkez Bankası’nın politikalarından güvenlik konularına kadar hemen her konuda tek söz sahibi ve tek yetkili oldu.
7 Haziran seçim sonuçlarını beğenmedikleri için 1 Kasım’da erken seçim kararı aldılar.
1 Kasım seçim kampanyasında da halka şunları söylediler “AK Parti’yi tek başına iktidar yapın ki terör bitsin, çocuklarımız ölmesin.” “AK Parti’yi tek başına iktidar yapın ki Gazze kurtulsun.” ”AK Parti’yi tek başına iktidar yapın ki istikrar sürsün ekonomi şaha kalksın.” “AK Parti’yi tek başına iktidar yapmazsanız Türkiye düşmanları terörle, ekonomik alanda yapacakları saldırıyla ülkemizi yok edecek…”
Toplumun bir kesimi bu sözlere inandı ve AK Parti’yi ezici bir çoğunlukla tek başına iktidar yaptı.
Ne kadar güçlendilerse o kadar kontrolden çıktılar
Her seferinde daha fazlasını istediler, daha fazla yetkiye kavuştular. Her seferinde daha da güçlendiler.
Fakat sorunlarımız her geçen gün daha da arttı.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde de istediklerini aldılar, hükumet seçiminde de.
Ne isterlerse yapıyorlar, ne isterlerse uyguluyorlar. Erdoğan bakanlar kuruluna da başkanlık ediyor, ekonomi ve güvenlik kurmaylarına da. Yani her alanda tek yetkili. Anayasa zaten askıda. Üç yıldır fiili başkanlık uygulanıyor.
Buna rağmen üç yılda ülke her alanda daha kötüye gitti.
Erdoğan cumhurbaşkanı seçilip bütün yetkileri eline aldığında 2.156TL olan dolar, şimdilerde 3.650 TL.
İşsizlik oranları arttı. Turizm çöktü. İthalat, ihracat rakamları dibe vurdu.
O günden bugüne yüzlerce çocuğumuzu iç çatışmalarda toprağa verdik.
Suriye bataklığında 100’e yakın gencecik çocuk şehit oldu. “Çocuklarımızın oralarda ne işi vardı, niçin öldüler?” sorusunu kimse iktidara yöneltemiyor.
Dış politika bütünüyle iflas etti. Ülkenin tek bir dostu, normal, medenice ilişki sürdürebildiği tek bir ülke neredeyse kalmadı.
“Erdoğan seçilsin, Gazze kurtulacak” demişlerdi. Gazze, İsrail’in insafına terk edildi.
Türkiye’nin dünyadaki imajı ağır yara aldı. Ülke koca bir dünyada mahallenin kaba, tembel, başarısız, üstelik de sesi çok çıkan, istenmeyen kabadayısı muamelesi görüyor.
Demem o ki ne kadar güçlendilerse o kadar kontrolden çıktılar. Şımardılar.
Toplumdan ne kadar çok destek aldılarsa ülke gerçeklerinden o kadar koptular. Her alanda tek söz sahibi olunca ayakları yerden kesildi ve işleri yönetemez oldular.
Sorunları çözmek yerine sorun üretmeye başladılar.
Bütün veriler önümüzdeyken, ülkenin durumu ortadayken, daha önceki seçimlerde “Oy verin şunu halledelim” dedikleri ne kadar sorun varsa hepsi de artarak devam ediyorken aynı şeyi yapmaktan ve söylemekten vazgeçmiyorlar.
Türkiye, “Erdoğan’ı seçin, her şey daha güzel olacak” dedikleri Ağustos 2014’e göre de, “Tek başına iktidarı verin, istikrar sürsün” dedikleri Kasım 2015’e göre de bugün her alanda daha kötü durumda.
Her alanda tek yetkililer. Sözlerinin üstüne söz söyleyebilecek, “Hayır, öyle yapma şöyle yap” diyecek, ellerini tutacak, engel çıkaracak tek bir merci de, kurum da kalmadı.
Nasıl istiyorlarsa öyle yapıyorlar. Neyi istiyorlarsa onu yapıyorlar.
Buna rağmen her seçimde “Oy verin ki sorunları çözelim” demekten vazgeçmiyorlar.
Çocuklarımız rehin almışlar. Hayatımızı, canımızı, geleceğimizi, ülkemizi… Hepimiz adeta ellerinde rehin durumdayız.
Her seçimde “Bu sefer hallediyoruz” deyip her seferinde sorunları daha da büyütmelerine rağmen yine de sorunlarımızı bize karşı kullanmaktan, oyumuzu almak için canımızı, hayatımızı, geleceğimizi rehin tutmaktan vazgeçmiyorlar.
Gerçekten bu vicdansızlığa, her seferinde çocuklarımızı, geleceğimizi, ülkemizi esir alan bu şımarıklığa ‘Evet’ diyecek misiniz?
Bu sefer de hayatımızı, geleceğimizi, malımızı, canımızı, ülkemizi siyasetlerinin malzemesi yapmalarına sessiz kalacak mısınız?
Gerçekten çok merak ediyorum, geçmişte AK Parti’ye oy verenler, “Çocuklarımızın ölümünü durdurmak için elini tutan ne var?” ya da “Anayasa’nın hangi maddesi bu ölümleri durdurmaya engel?” sorularını sormadan bu vicdansızlığa bu sefer de teslim olacaklar mı?
Bu şark kurnazlığına, bu siyasi sefalete ‘Evet’ diyecekler mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları





















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.09.2023
19.08.2023
19.08.2023
14.08.2023
6.08.2023
8.07.2023
3.07.2023
27.06.2023
23.06.2023
19.06.2023