Mehmet AKBACAK
Yazmaya hiç bu kadar ara vermemiştim, elim bir türlü klavyeye gitmedi. Ne zaman, nasılsın deseler hep iyiyim sağolun derim, fakat son günlerde bu soruya canı gönülden iyiyim diyemedim bir türlü.Seçimler yapılalı tam bir yıl oldu,% 50 oy alan AK Parti 3.kez iktidar oldu. Artık ustalık dönemine girdiğini söyleyen hükümet, öyle yanlış politikalara imza attı ki, keşke çıraklık döneminiz devam etseydi diye düşünmeye başladık.Peki ne oldu da bu duruma gelindi, yıllar boyu sırf askeri vesayetten kurtulalım diye,toplumun geniş kesimi koşulsuz destek verdi.Demokrasi alanında yapılan reformları azımsamıyorum lakin, hala 12 Eylül Anayasası ve o dönemin yasalarıyla yönetiliyoruz,askeri vesayet geriletildi, fakat hukuksal düzenlemeler hayata geçirilemedi veya geçirilmek istenmedi.Belki de uzun yıllar askeri vesayet altında yaşadınız biraz da bizim vesayetimiz altında yaşayın mı demek istiyorlar dersiniz.O zaman da sormazlarmı,arkadaş biz size 10 yıldan bu yana sırf demokrasinin kurallarını işletin diye destek verdik, siz demediniz mi; ileri demokrasiyi kuracağız, anaların ağlamasını sona erdireceğiz, Kürt sorununu çözüp huzur,barış ve refah içinde bir Türkiye'yi vaad etmediniz mi.Hala düşünce suç olarak yargılanıyor, öğrenci eylemleri gizli örgüt eylemleri kapsamına alınarak yıllarca ceza veriliyor,Uluderede 34 kişi( çoğu çocuk yaşta) bombalanarak öldürülüyor.Katliamı haklı çıkarmak için, zaten onlar kaçakcı ölmeselerdi yargılanacaklardı gibi akla ziyan açıklamalarla olayın üzerine tuz biber ekmeleri hangi akla hizmet ettiklerine anlayabilen varsa beri gelsin.
Bu arada medyanın bir kısmı oh olsun,siz desteklerken bunları düşünmediniz mi diye sevinç çığlıkları atarken, medyanın bir kısmıda hükümeti eleştiren bizleri eleştiriyorlar.Onlara cevabım şudur, kim olursa olsun zalime karşı, mağdurun yanındayım, vesayet rejiminin her türüne karşıyım, demokrasi konusunda kim bir adım atarsa ben iki adım atarım.Darbeye karşı, faili meçhul cinayetlere karşı, düşünce ve ifade özgürlüğünü çiğneyenlere karşı, kadına şiddete karşı, bireyin haklarının yönetimlerce çiğnenmesine karşı, 30 yıldan bu yana devam eden bu kirli savaşa karşıyım, dünde karşıydım, bugünde karşıyım.Gerçekten siyasi görüş olarak hangi cenahtan olursa olsun, vicdan sahibi insanlar seslerini duyuruyorlar ve seslerini birleştiriyorlar.Belki de çoğu kişi Ali Akel ismini duymamıştı,16 yıldan bu yana Yeni Şafak gazetesindeki, görevine son verildi.(Son yazısını mutlaka okuyun.Namuslu ve vicdan sahibi insanların varlığı bize umut veriyor.)
CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kürt sorunu konusundaki tavrı( Bazı çevreler ihtiyatla karşılasalar bile) tarihsel bir adım olarak önemlidir.Daha düne kadar milliyetçi, şoven söylemlerle AK Parti'yi suçlayan konumdan,elini taşın altına koymasını takdirle karşılamak gerekir, Uludere olayında kitlenen siyasetin önünün açılması da çok önemli bir atılım.
Uzun zamandır kamuoyunu meşgul eden kürtaj konusuna değinmeden geçmeyeyim.Öncelikle şunu söylemek istiyorum, bilhassa erkeklere; arkadaş sen hiç kürtaj oldun mu, hiç bir kadın zorunlu kalmadıkça kürtaj olmak istemez.İnsanın bu gibi durumlarda bazen güleceği geliyor.Sanki 1960-1970 ler Türkiye'sinde mi yaşıyoruz be birader, yasakladığın zaman halletmiş mi olacaksın,Kıbrıs bir adım ötede, merdiven altları şimdiden hazırlık işine başlamışlardır,olan yoksul kadınlara olacaktır, eski yöntemlere başvuracaklardır, bunların vebali sizleri boynunadır ona göre.40 yıldan bu yana politikayı takip ediyorum, yöneticilerin başı ne zaman sıkışırsa hemen, dini ve milli konuları öne çıkartıp gündemi değiştirirler.Tarihte örnekleri çok; Kıbrıs olayları, Atatürk'ün evinin bombalanması( Bombayı koyan kişi sonra Muğla valisi yapıldı.) Ege adaları sorunu,Ayasofya'nın cami yapılması, Taksim'e cami, şimdide Çamlıca Tepesine cami yapılması gündeme getirilerek, bazı önemli olaylar unutturulmaya çalışılıyor.Artık toplum unutma dönemini çoktan aştı.Eğer hala unutmaya devam ederse kendi felaketini hazırlar.Hükümete de son söz olarak şunu hatırlatmak isterim, aslında en güçlü olduğunuz an, en zayıf anınızdır.
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2020
29.01.2020
22.01.2020
14.01.2020
13.11.2019
21.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
8.08.2019