Merve Şebnem Oruç
Sosyal medya çevresinde dönen tartışmalar, her gün biraz daha gündemin merkezine oturuyor. Sosyal medyada olan sosyal medyada kalmıyor. Buna rağmen, sosyal medya meselesi, tanımındaki 'hafiflik' nedeniyle olsa gerek, hala ciddiye alınmıyor.
Ne zaman sosyal medya kaynaklı bir tartışma çıksa, şöyle bir savunma refleksi gelişiyor sosyal bilimcilerde: “Abartmayın, toplumun genelini yansıtmıyor." Evet, doğrudur. Örneğin sosyal medyada bir siyasi partiyi destekleyenlerin ağırlığı, bir ülkede o partiyi destekleyenlerin oranıyla örtüşmeyebilir. Ama bu demek değil ki etki gücü hafife alınabilir. Aksine daha da ciddiye alınması için başlı başına yeterli sebeptir. Zira yazılı ortamda biriken düşünce bulutlarından bahsediyoruz; dünyanın her yerinde insanlar okudukları sansasyonel içeriklerden etkilenirken işin ardındaki toplumsal desteğe değil, kaç paylaşım ve kaç beğeni aldığına bakıyor. Yanlış ama öyle. Dünyada iki milyardan fazla sosyal medya kullanıcısı varken, bunun %10'unu bile aktif kullanıcı farz etsek, sadece bu bile sosyal medyanın manipülasyon gücünü anlatmaya yetiyor da artıyor.
Gündemi nereden takip ettiğinize bakın. Bir son dakika haberi duyduğunuzda ilk nereyi kontrol ediyorsunuz? Açtığınız TV kanalının bile önemli miktardaki haberinin kaynağı artık sosyal medya değil mi? Tweet'lerle verilen mesajlar, çekilen ayarlar, yapılan açıklamalar, sosyal medyada paylaşılan videolar, fotoğraflar vs. artık en çok başvurulan kaynaklar değil mi?
Geçen hafta sosyal medyanın üretilen kaosta nasıl bir rol oynadığına dair iki yazı yazmış, tek bir tweet'in savaş çıkarabileceğini iddia etmiştim. Bunun yeni bir testini 2017'ye girdiğimiz gece Ortaköy'de gerçekleşen hain katliamın ardından gördük. Böylesine kanlı bir terör saldırısı o an yaşanmıyormuş gibi telefon ellerinde yorum yapanlar, film izliyormuş da katili ilk bilen olma yarışına girmişler gibi davrananlar mı istersiniz... Olay devam ederken suçu dine, dindarlara, devlete ve cemaatlere atıp saatlerce sağa sola küfredenler mi dersiniz... Üstelik bunların adı sanı belirsiz troller olmadığı, bazı siyasetçi, gazeteci ve popüler figürlerin gerçek hesapları olduğu gerçeğini nereye koyarsınız... Yok yoktu o gece sosyal medyada. Toplumun sinir uçları bir kez daha test edilirken, sosyal medyanın o geceki yüzlerce yanlışlar zincirinden sadece birine değinelim. Geriye kalan matematiği siz yaparsınız.
Malum, Barbaros Şansal adlı modacı bozuntusu bir provokatör, yılbaşı için gittiği Kıbrıs'tan alçakça bir video paylaştı sosyal medya üzerinden. İnsan düşmanından bile saygı gösterip sempati beslemesini bekler ya, işte tam da öyle zor anlarda yaptı bu kötülüğü. Bir yandan da o kadar ahmakça idi ki yaptığı, böylesi bir provokasyonu tuttu Yavru Vatan'dan gerçekleştirdi. Tabii devletin çarkları çalışmaya başladı, provokatör Kıbrıs'tan sınır dışı edildi, ilk uçağa konularak yargı önüne çıkarılmak üzere Türkiye'ye gönderildi. Ancak öte yanda da provokatörün sosyal medya üzerinden tetiği çektiği başka bir süreç işlemekteydi. Atatürk Havalimanı'nda apron içerisinde provokatöre 'dersini vermek üzere' bekleyen bir grup, ki videolardan anlaşılacağı üzere önemli bir çoğunluğunun havalimanı yer hizmetleri görevlileri olduğu aşikar, Şansal'ı darp etmeye çalıştı. Şansal, yine güvenlik görevlilerince zorlukla kurtarılarak bir araca bindirilir, olay yerinden uzaklaştırılırken sosyal medyadaysa olayın görüntüleri hızla yayılmaya başlandı. Türkçe paylaşımlar yine İngilizce'ye çarpıtılarak taşınırken sonunda dışarıdaki sosyal medya kullanıcılarının zihnine bu olay, en başında nasıl bir alçaklık yaptığı bilinmeyen ve sorgulanmayan bir adama, apronda Türk yetkililerin saldırdığı şeklinde yerleşti. Hayır, dışarıda kimse dönüp de 'Peki bu adam ne yapmış ki?' diye sormadı, sormaz da. Sonuçta havayolları dünyanın en önemli markalarından biri olan ülke için 'apronlarında bile can güvenliği yok' algısını yerleştirilmiş oldu.
Kendini 'kanun koyucu' ve 'kanun uygulayıcı' yerine koyup Türkiye'ye yargılanmak ve hak ettiği şekilde cezalandırılmak üzere gönderilen birine saldırmak suretiyle, sözüm ona çok sevdiği vatanını da aynı zamanda kanunsuz bir çadır devleti yerine koyanların durumu ayrı; 'hak etti', 'ne var canım iki tokat yediyse' kabilinden sözlerle bu saldırıyı savunanlarınki apayrı.
Ya Şansal'a yaklaşanlardan birinin üzerinde silah olsaydı ve kanun önünde yargılanıp cezalandırılması gereken kişi öldürülseydi? Ya bir başka provokasyon çıkarmak için yapılmış bir FETÖ hamlesiyse saldırı, bir kez daha ters köşe olmuş vaziyette nasıl savunulacak bu hadise? Peki, Türkiye'yi güvensiz bir ülke olarak göstermek, bu sayede imajını, itibarını, ekonomisini kırmak, gücünü zayıflatmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürmüyor mu bu eylem? Daeş'in, FETÖ'nün, PKK'nın, arkasındaki günün yapmak istediği de bu değil mi? Bunları bilmiyor muyuz da türlü 'ama'larla yapılana bahane bulmaya çalışıyoruz. Ayrıca Türkiye'de kanun koyucu ve uygulayıcı yok mu ki, böyle şeyler 'hak etti' denilerek meşrulaştırılıyor? Bir suçluya hak ettiği cezayı artık devlet kesmiyor mu? Öyleyse bu işler kontrolden çıkıyor anlamına gelmiyor mu?
Böyle düşmüyor muyuz çıkarmak istedikleri çatışma, kamplaşma, kaos ve iç savaş oyunlarına? Böyle gelmiyor muyuz suni ekonomi saldırılarının organikleşmesi tezgahına?
Vatanını sevmek, öfkesini kontrol edemeyerek infiale kapılıp şiddete başvurmakla mı olur, yoksa sevdiğin için yutkunup tahammül edip sabredip dayanmakla mı? Yukarıda birkaçını sıraladığım tehdit ve riskler artık umrumuzda değilse bilelim ve herkes kafasına göre takılsın. Yok umrumuzdaysa ya duygularımızla hareket edecek yerde edimlerimizin sonuçlarını düşünelim ya da sonunda 'bize saldırıyorlar' ağlamayalım. İkisi birlikte olmuyor zira.
Unutmayalım ki, bu ülkeyi bu fırtınadan sağ çıkarma görevi sadece Erdoğan'ın boynuna vazife değil. Başat ihtiyacımız biraz izan, biraz sorumluluk, biraz bilinç, biraz uyanıklık; sadece sokakta değil aynı zamanda sanal ortamda da...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
4.02.2020
5.01.2020
29.12.2019
8.02.2019
29.07.2018
22.07.2018
15.07.2018
12.07.2018
5.02.2018