M.Şükrü HANİOĞLU
Geçtiğimiz ay vefat eden hukuk felsefecisi Ronald Dworkin'in temel tezlerinin anayasa hazırlanması sürecinde tartışılması ciddî yararlar sağlayabilir
Çağımızın önde gelen hukuk felsefecilerinden Ronald Dworkin'in vefatı Türkiye'de fazla yankı uyandırmadı. Hukuku felsefî bir ürün olarak değil, kanun maddelerinin toplamı biçiminde kavramsallaştıran bir toplumda bunun fazla şaşırtıcı olmadığı ortadadır.
Hakları Ciddiye Almak (1977) ve Hukukun İmparatorluğu'ndan (1986) basımı bu yıl tamamlanacak Tanrısız Din çalışmasına kadar, kaleme aldığı derin eserler ve New York Times Book Review'da yayınladığı ufuk açıcı yazılarla çağımız hukuk felsefesinin şekillenmesinde önemli bir rol oynayan Dworkin en büyük katkısını pozitivist hukuk yaklaşımının ahlâkı bütünüyle devre dışı bırakan mekanik gerekçelendirme yöntemine karşı çıkarak gerçekleştirmişti.
Hukuk ve ahlâk
Dworkin genç bir öğrenci olarak Oxford'a gittiğinde Hukuk Kavramı (1961) kitabıyla pozitivist hukuk kuramını zirvesine taşımış bulunan H.L.A. Hart'ın öğrencisi olmuştu. İmtihanda hocasının kitabının şiddetli bir eleştirisini yapan Dworkin, Hart'ı fazlasıyla rahatsız etmişti ki, bu tartışma daha sonra çağımızın temel hukuk felsefesi çatışmasına evrilecekti.
Yıllar sonra Dworkin, Hart'ın Oxford'daki kürsüsüne atandığında yapılan törende pozitivist hukukçu senelerce sakladığı imtihan kâğıdından parçalar okuyarak eski öğrencisinin eleştirilerini ne kadar ciddiye aldığını ortaya koymuştu.
Dworkin hukuka, pozitivistlerin savunduğu gibi ahlâkı dışlayan ve gerekçelendirmelerini satrançtakine benzer bir mantıkla yaratan bir kavram olarak yaklaşmanın yanlış olduğunu düşünüyordu. Ona göre bir hukuk kuramını "doğru" kılan"insanların ne dediği," "lûgatta ne yazıldığı" ya da "sosyologların yorumunun ne olduğu" değil, onun "bir siyasî kurama dayanması" idi. Son tahlilde hâkimler "siyasî" kararlar veriyorlardı. Bu kabul edildiğinde ise hukuk ile demokrasi arasındaki bağlantının tesisi mümkün olabiliyordu.
Dworkin'e göre pozitivistler ile karşıtları arasındaki tartışma da bu nedenle temelde bir "siyaset felsefesi" tartışmasıydı.
Dworkin buradan hareketle pozitivistlerin tam tersine "hukukî meselelerin temelde ahlâkî" oldukları neticesine ulaşıyor ve "hukuk ve ahlâk"ın "ayrılması"nın zorunlu olduğunu reddediyordu. Bunun Dworkin'i "tabiî hukuk"a yaklaşım açısından Hegel'inkine benzer bir pozisyon almaya götürdüğü ortadadır.
Nitekim Julie Allard ve Thom Brooks gibi akademisyenler Dworkin ile Hegel arasında bu anlamda ciddî yaklaşım benzerlikleri olduğunu vurgulamışlardır.
Bu aynı zamanda Dworkin'in tabiî hukuk ile pozitivist yaklaşım arasında bir noktaya yerleştirilmesi mümkün kuramının ne denli kapsayıcı olduğunu da ortaya koyar.
Özgürlükçü hukuk yorumu
Hukukun siyasîliğini ve ahlâkîliğini vurgulayan, her konuda "tek bir doğru karar"ın mümkün olduğunu, bunun da genel ahlâka dayanmasının gerekli bulunduğunu savunan Dworkin'in Amerikan ölçülerinde oldukça liberal bir konum aldığı kuşkusuzdur.
Onun anayasanın "ahlâkî" yorumlanması tezi, bu metni bir mukaddes kitap olarak kutsayan muhafazakâr hukukçuları fazlasıyla tedirgin etmiştir. Bu açıdan bakıldığında Thomas Nagel'in Dworkin'in bir yirminci asır John Stuart Mill'i olduğu tespitine katılmamak mümkün değildir.
On dokuzuncu asırda kadınların oy hakkını savunan Mill gibi Dworkin de hukuk felsefesine dayandırdığı özgürlükçü yaklaşımıyla ifade hürriyeti, pozitif ayrımcılık, kürtaj, bireyin yaşamına son verme hakkı, terörle mücadele, pornografi, sağlık sigortası, büyük şirketlerin bağışlarla seçim propagandalarında eşitsizlik yaratmaları, yüksek mahkeme hâkimliğine dönem sınırlaması getirilmesi benzeri fay hatlarında mevcut ezberleri sorgulamıştır.
1968'de askere gitmeyi reddeden vicdanî retçilere "anarşist" olarak yaklaşılmasını eleştirerek sivil itaatsizliğin hukuka karşı çıkmakla eş anlamlı olmadığını vurgulayan Dworkin, pozitif ayrımcılığın ülkeyi böleceği tezlerine ise bu amaçla kaleme alınan kanunların tam tersine ülkeyi birleştireceğini savunarak itiraz etmiş ve uzun vâdede haklılığının kanıtlandığını görmüştü.
Dworkin, benzer şekilde, Jyllands-Posten gazetesinin büyük tepkilere neden olan karikatürlerini aptalca bulmakla beraber"bir demokraside kimsenin duygularının incitilmemesi hakkına sahip olmadığını" vurgulayarak bunların yasaklanmasına karşı çıkmış, George W. Bush yönetiminin başkana teröristlikle suçlanan kişileri tecrit ederek, avukatlarla görüştürmeden ve yargı karşısına çıkartmadan sınırsız süre ile hapsetme yetkisi tanıyan düzenlemesinin de önde gelen muhaliflerinden birisi olmuştu.
Dworkin aktif bir uluslararası insan hakları savunucusu olmamakla birlikte, özgürlükçü yorumları, bilhassa asimile edilmiş azınlıkların kültürel haklarının güvence altına alınması alanındaki yaklaşımı nedeniyle Amerika ve İngiltere dışında da ciddî etkiler yapmış bir hukuk felsefecisiydi. Carlos Nino'nun daveti üzerine gittiği Arjantin'de Başkan Raul Alfonsin'e sayısız insanlık suçu işleyen cunta liderlerinin nasıl yargılanabilecekleri yolunda tavsiyelerde bulunan Dworkin, cunta idaresi sırasında kaybolanların başına gelenleri tüyler ürpertici detaylarıyla anlatan Nunca Mas (Bir Daha Asla) başlıklı raporun İngilizce çevirisine de etkileyici bir önsöz yazmıştı.
Dworkin, bu önsözde, Arjantin trajedisinin "işkencenin teröristlerin daha fazla cana kıymasının önlenmesi"benzeri gerekçelerle meşrulaştırılmasının ne denli sakıncalı olduğunu kanıtladığını vurgulamıştı. Ona göre Arjantin gibi"tiranlığın çoğunluk tarafından kabul edilebilir bulunduğu" toplumlarda işkencecilerin hiçbir şey olmamışcasına makamlarında oturmayı sürdürmeleri işkencenin insanlık suçu olarak kavramsallaştırılmasını engelleyebilirdi.
Dworkin'in mirası
Dworkin yayınlanmış ve neşredilecek (son çalışması olan ve ateistlerin de tanrısız bir inanca sahip olan bireyler olarak diğer dinlerin saliklerinin istifade ettiği haklardan yararlanmalarının gerekliliğini savunan Tanrısız Din eseri baskıdadır) kitapları ve yazılarıyla çağımız hukuk ve siyaset felsefelerini derinden etkilemiştir.
Dworkin'in tezleri Will Kymlicka ve Justine Burley'den Joseph Raz ve Jeremy Waldron'a ulaşan bir yelpazedeki oldukça farklı eğilimleri temsil eden düşünür ve akademisyenler tarafından eleştirilmiştir.
Tüm bu eleştirilere karşılık, onun çağımız hukuk anlayışında pozitivist yaklaşımın tartışılmaz egemenliğini sorgulayan, hukukun kendi başına değil siyasî, ahlâkî ve toplumsal bağlamlar içinde kavramsallaştırılmasının zorunluluğuna işaret eden bir felsefî sorgulamanın önde gelen simalarından birisi olduğu şüphesizdir.
Bir anti-anayasa belgesine otuz yılı aşkın süreyle katlanma utancından kurtulma aşamasındaki toplumumuzun da Dworkin'in düşüncelerinden fazlasıyla istifade etmesi mümkündür.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları


























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.11.2018
12.11.2018
5.01.2018
29.10.2018
22.10.2018
15.10.2018
24.09.2018
16.09.2018