M.Şükrü HANİOĞLU
Varlığı uzun yıllar reddedilen "Kürt Sorunu" ile yaratılması için ciddî çabalar ortaya konulan "Türk Sorunu"nun "uzlaştırılması" ve "hassasiyetlerin tatmini" yoluyla "büyük sorun"umuzu çözeceğimizi zannetmemiz, farkında olmadan, bu "sorun"ların temel dayanaklarını tahkim etmemize neden olmaktadır.
Türkiye'nin büyük sorunu farklı etnik grupların varlığı değil toplumsal tasavvur ve ortak paydaların etnik kökenden arındırılamamasıdır.
Ethnos tasavvurları
Türkiye'de yukarıdan aşağıya yaratılmaya çalışılan merkezî toplum tasavvurunun "ethnos" temelli olması önemli sorunları beraberinde getirmiştir. Bu tasavvur vatandaşlıktan kimliğe, kültürden tarihe ulaşan bir alanı "etnik kimlik" ile ilişkilendirmiştir. Bunun neticesinde ise farklı bir etnik kimlikle gerçek anlamda eşit vatandaş, ülke tarihinin mirasçısı ve kültürünün sahibi olabilmek imkânsızlaşmıştır.
Söz konusu "ethnos" temelli toplum tasavvuru bir yandan kapsayıcı olurken, yâni "Türk" olmayı kabûl eden herkese kapısını açık tutarken, öte yandan da ciddî bir dışlayıcılığı yansıtarak bunu kabul etmeyenleri "bulduğuna katlanması gereken misafirler" olarak sınıflandırmıştır.
Farklılıklarına sahip çıkmak isteyenler ise buna tepki olarak "ethnos" temelli karşıt tasavvurlar geliştirmişlerdir. Bu tasavvurlar, doğal olarak, dar anlamda etnik grup üyelerini kapsamış, farklı tarih ve kültürel aidiyetleri yüceltmiştir. Dolayısıyla Türkiye çoğunluğun sahiplendiği bir merkezî "ethnos" ve onu kendilerini yok etmeye çalışan bir düşman olarak kavramsallaştıran karşıt "ethnos" tasavvurlarının savaş alanı haline gelmiştir.
"Kürt Sorunu" bu çerçevede merkezî "ethnos" tasavvuruna tepki olarak şekillenirken, tepkisini karşıt bir "ethnos" tasavvuru geliştirerek ortaya koymuştur. Günümüzde yaratılmaya çalışılan "Türk Sorunu" ise yukarıda zikredilen alanları farklılıklarını muhafazaya çalışanlara açmamakta direnme, başka bir deyişle "ya farklılığında ısrar etme ya da toplumun dışında kal" ifadesinde özetlenen "ethnos" tasavvurunu sürdürme temeline dayanmaktadır.
Bu nedenle söz konusu iki tasavvuru sahiplenenlerin ortaya koyabildiği "çözüm" de çatışan iki "ethnos" temelli yaklaşımı uzlaştırma olmaktadır. Bu tasavvurlar arasındaki çatışmanın katlanılması güç maliyeti ortadadır. Ancak çözüm bu iki tasavvurun uzlaşarak etki ve egemenlik alanlarının sınırlarını belirlemeleri değildir. Bu çatışmayı durdurabilir; ama sorunu çözmeyeceği gibi onun dayanaklarını tahkim eder. Bundan dolayı meseleye "Türk- Kürt uzlaşması" şeklinde yaklaşmak temel problemi gözden kaçırmaktır.
Demos tasavvuru
Karşı karşıya olduğumuz sorunu çözmenin yolu yeni ve farklı bir "demos" tasavvuru yaratabilmektir. Bunun ise 1922 sonrasında gerçekleştirilenden farklı olması gerekmektedir. Erken Cumhuriyet kullanımında "demos," "ethnos" merkezli tasavvuru desteklemeye yarayan bir kavramsallaştırma olmuştur. Diğer bir ifadeyle "demos" tasavvuru eşit vatandaşlardan oluşan bir yapı yaratma değil farklılıkların reddini sağlayacak türdeşleştirmeyi sağlama amacıyla kullanılmıştır. 1924 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu "ethnos" merkezli bir "toplum" tasavvurunu destekleme amacıyla kullanılan "demos"un ete, kemiğe büründürülmesidir. Bu demos tasavvuru çok kültürlülüğü reddettiği gibi onu özgür, demokratik kurumlar oluşturulmasının önündeki en büyük engel olarak sunmuştur.
Demokrasi kuramı üzerine gerçekleştirilen yeni çalışmalar, John Stuart Mill'den beri tekrarlanan "farklı milliyetlerden oluşan bir ülkede özgür kurumlar oluşturulmasının imkânsız olduğu" düşüncesinin modern çok kültürlü demokrasilerde anlamsızlaştığını vurgulamaktadır. Alain Gagnon ve James Tully benzeri akademisyenler araştırmalarıyla günümüz toplumlarında "çok kültürlü demos tasavvuru"nun genellikle varsayıldığı gibi bir oksimoron olmadığını savunmuşlardır.
Sonia Alonso, İspanya'yı temel alan bir çalışmasında "çok kültürlü bir demos" yaratılarak kendilerini farklı görenlerin bu çerçevede siyasete katılımı sağlandığında, temsilî demokrasinin "ethnos" temelli azınlık milliyetçiliklerini şiddet yerine demokratik araçları kullanmaya yönelttiğini ortaya koymuştur. Dolayısıyla "ethnos" merkezli, etnik grubun üyeleri-diğerleri ekseninde örgütlenen bir toplum yerine farklı kültürlere sahip eşit vatandaşların oluşturduğu bir "demos" tasavvuruna dayanan yapılanmalarda milliyetçilikler de çatışma nedeni olmaktan çıkarılabilmektedir.
Dolayısıyla "büyük sorun" ethnos temelli Türk ve Kürt toplum tasavvurlarının uzlaştırılması değil, etnik temele dayanmamakla beraber farklı etnik kimliklerle dahil olunabilecek bir "demos"un demokratik yollarla yaratılmasıdır. Bunun temel toplum tasavvuru haline gelmesi uzun vâdede milliyetçiliklerin de çatışmacı karakterini törpüleyecektir.
Tarihî laboratuvar
Genellikle hamaset hizmetinde kullandığımız yakın tarihimiz bu alanda bize bir laboratuvar hizmeti sunabilir. Tanzimat ürünü olan ve ilkesel düzeyde farklılıkların kabûlüne dayalı, eşit vatandaşların oluşturduğu çok kültürlü "Osmanlı demos"u Alonso'nun işaret ettiği türde bir tasavvuru dile getiriyordu.
Daha sonra demokratik uygulamalarla da desteklenmeye çalışılan bu tasavvur, yükselen milliyetçilikler ve onlara tepki olarak geliştirilerek, "ethnos" temelli bir dönüşümü hedefleyen Türkçü yaklaşım karşısında yenilgiye uğramıştı.
Burada önemli olan milliyetçiliklerin "Osmanlı demos" tasavvuru içinde tutulamayarak, "ethnos" temelli toplum tasavvurlarına yönelmeleriydi. Türkçülük ise geleneksel toplum örgütlenmesindeki hiyerarşide Müslümanların oluşturduğu millet-i hâkimenin yerine Türklerden meydana gelen, etnik temelli bir egemen unsuru geçirerek "eşit vatandaşlar demos"unun tamamen anlamsızlaşmasını sağlamıştı.
Ahmed Midhat Efendi "Osmanlı'nın en hâlisi olmak üzere Türk ve Müslümanım" derken hiyerarşik, hegemonik ve etnik kökeni gözardı etmeyen bir "demos" tasavvurunu dile getiriyordu. Tunalı Hilmi'nin "Türklük, Osmanlılık bence birdir" tespiti daha da dışlayıcı bir yaklaşıma atıfta bulunuyordu. İttihad ve Terakki bunu Hüseyin Cahit (Yalçın)'ın "Millet-i Hâkime" makalesinde dile getirildiği gibi "ülkenin hegemonları" kategorisine dönüştürmüş, çok uluslu imparatorluk sınırlamalarından kurtulan Cumhuriyet ise onu etnos temelli bir toplum tasavvurunun koltuk değneği haline sokmuştu.
Yakın tarihimiz etnik temellere dayanmayan ama etnik kimliklerle dahil olunabilecek eşitlikçi ve demokratik bir "demos" tasavvuru yaratılması ve sürdürülmesinin ne denli zor olduğunu ortaya koymaktadır. Ama benzer sorunlarla karşılaşan ülkelerde bunlar böylesi bir demos tasavvuru yaratılarak aşılabilmiştir. Bunu gerçekleştirilemediğimiz takdirde "Türk" ve "Kürt" hassasiyetlerinin uzlaştırılmasıyla sorunumuzun halledilemeyeceğini söylemek kehânet olmaz.
Türkiye "büyük sorunu"nu etnik temellere dayanmayan ve farklı etnik kimliklerle dahil olunabilecek eşitlikçi bir "demos" tasavvurunu demokratik yollarla yaratarak çözebilir
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.11.2018
12.11.2018
5.01.2018
29.10.2018
22.10.2018
15.10.2018
24.09.2018
16.09.2018