Mümtazer TÜRKÖNE
Tarihin sesi, tarihin sözü. Mutlaka dinlenmeli ve değeri anlaşılmalı.
Gündelik telaşın, sıcak tartışmaların, dost-düşman kamplar arasındaki kavgaların bastırdığı bir ses. Derinlerde, hemen ayaklarınızın dibinde veya sırtınızı dayadığınız duvarın arkasında tarihin çarkları dönmektedir. Bazen yavaş, bazen birden hızlanarak.
Kalabalık gündemlerin gürültüsü arasında bu çarkın uğultusunu, saatin tik taklarına benzeyen ritmik melodisini duyabilmek herkese nasip olan bir meziyet değildir. Bilgi, birikim, geniş görüşlülük, sabır, dikkat ve doğru ölçülerden sapmayan bir vicdan gerekir. Dünü bilen, yarını görebilen birinin bugüne dair duruşu sağlamdır.
Vicdanı aşılmaz bir kaya gibidir. Hata yapmaz ve her zaman haklı çıkar.
Hüseyin Kocabıyık’ın sözlerini, tarihin çarkları arasından gelen seslerin anlaşılır bir dile çevrilmesi ve korkusuzca ifadesi olarak takip etmelisiniz.
Emr-i Hak vaki olduktan sonra:
Kimin ne kadar yaşayacağını bilemeyiz. “Emr-i hak vaki olana kadar” diyerek fena duygusunu hatırlatan Cumhurbaşkanı’nın kendisi oldu. Tarih bazı hayatların sona ermesinden sonra da mutantan yürüyüşüne devam edecek. Yorucu ve yıpratıcı uzun yılların biriktirdiği çok fazla öfkenin tortusu kalacak geride. Cumhurbaşkanına hakaret suçu, sıradan insanlarla eşit düzeye, belki devlet büyüklerinin aziz hatırasına saygısızlık denilerek bir miktar arttırılarak mütevazi sınırlara çekilecek. Geçmişe ve hatıralara saygısızlık faslında çok fazla söz duyacağız.
Hüseyin işte o zaman meydana çıkacak, edilebilecek hakaretlerin hepsini sahiplerine iade edecek, sınırı geçenlere ayar verecek. Gadre, haksızlığa uğradığı için sözü herkesten çok dinlenecek. Vicdanın sesi olarak çoğalacak, teeddüp ettikleri hizaya girecek.
İnanın gelecekte, Recep Tayyip Erdoğan’ın hatırasına Hüseyin Kocabıyık kadar vicdan ölçülerine uyarak sahip çıkan, saygı gösteren biri olmayacak. Ne çevresindeki şahinlerden ne siyasî mirasına konanlar arasından Hüseyin’in eline su dökecek biri çıkmayacak.
Bugünkü eleştirilerinde, itirazlarında tarihin tıkırtılarını nasıl duyuyorsunuz, o zaman da duyacaksınız.
Hüseyin Kocabıyık’ın TCK 299’da yer alan “Cumhurbaşkanına Hakaret” fiilinden tutuklanması, bırakın kendisini, tarihe haksızlık. Hüseyin’in ağzından bir kere olsun birine hakaret ettiğini duymadım. Haza bir beyefendidir, nezâket abidesidir; en mazbut küfürleri bile etmez. Hakaretin, insanın kendisini küçülttüğünü, bir acz ve ikiyüzlülük ifadesi olduğunu bilir.
Başka bir sorun var: Fatih Altaylı’nın tutukluluğunun sebebi olan Cumhurbaşkanını tehdit ve Hüseyin’in hapse girmesinin sebebi olan hakaret suçunun, yargı marifetiyle bu kadar rahat şekilde görüş beyanına, eleştirilere teşmil edilmesi, Cumhurbaşkanlığı makamının mehabetine ve saygınlığına zarar veriyor. Tehdit suçu, yarattığı korku ile tayin edilir. O makamı tehdit etmek bu kadar kolay mı? Partili Cumhurbaşkanını eleştirmeyi 299’un şemsiyesi altına alırsanız siyasî gücünü yıpratmış olursunuz.
Soruyu şöyle soralım. Cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenleyen TCK 299’da koruduğu değer, Hüseyin Kocabıyık’ın tutuklanmasıyla fayda mı yoksa zarar mı görmüştür?
Yol Arkadaşım Hüseyin:
35 yıllık yoldaşlığımız var. Çok zekî, çok pratik ve duruma ışık hızıyla intikal eden bir beyindir. Siyasette onun kadar yaratıcı, parlak fikir sahibi adama rastlamadım. Ama en önemlisi vicdan sahibidir. Haksızlığın kokusunu çok uzaktan alır ve mutlaka karşı durur.
Tarihi çok iyi bilir. Onun kadar hatırat okuyan adam az bulunur. Geçmişi o hatıratlarda, o an yaşanan duyguların sıcaklığı ile kavradığından eminim. Bugüne dair düşünürken, önünü görmeye, yönünü tayin etmeye çalışırken tarihin defalarca testten geçirdiği bu olaylara müracaat eder.
İfadelerinin hiçbirinde hakaret yok. Bırakın hakareti, saygısızlık bile yok. Hakaret etmeden, meseleyi kişiselleştirmeden eleştirmenin nasıl mümkün olabildiğini Hüseyin’i dinleyerek öğrenebilirsiniz. Sözlerinde mutlaka tarihe düşülmüş bir not, ölçülü bir şekilde dikkat çekme niyeti bulunur. Şöyle bir ölçü kullanabilirsiniz: Hüseyin’in Savcılığın sevk yazısında yer alan ifadelerini, 50 sene sonrasında bir tarihçinin okuduğunu varsayın. Gönül rahatlığı ile bizim yaşadığımız bugüne dair kullanacağı vicdani ölçüleri bulduğunu düşünecektir.
Hüseyin, Türkiye’nin nadir değerlerinden biri. Pamuklara sarılıp, saygı ve itina gösterilmesi gereken müstesna bir kişilik. İfadesinde: “Yazdıklarım birer uyarı niteliğindedir. Türkiye’nin demokratik geleceği için fikir beyan ettim. Bu benim anayasal hakkım ve vatandaşlık görevimdir.” diyor.
Hüseyin hepimize, normal olana ve olması gerekene dair sağlam bir ölçü veriyor: Eleştirilerinden ve itirazlarından dolayı tutuklanması, Hüseyin’in suç işleme ihtimalini değil, Türkiye’de ifade özgürlüğünün gerçekten olmadığını gösterir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025