Murat BELGE
İktidarda AKP, karşısında, Meclis’te grubu olan CHP- MHP ve HDP. Bir saflaşma böyle şekilleniyor. Muhalefette bulunan üç parti de topluma kendi projelerini, önerilerini sunarken 2002’den beri oylarını artırarak gelen AKP’nin payını azaltmaya çalışacak. AKP’ye karşı muhalefet ediyor olmak, bu üç partinin bu noktada “yanyana” durması keyfiyetini getiriyor (daha önce saçma sapan birtakım tepkilere yol açan bir konuşmada söylediğim gibi).
Derken, Papa Françesko 1915 Kıyımı’nın yüzüncü yıldönümünde bir ayinde “Soykırım” diyor ve tabii Türkiye’de bir kıyamet kopuyor. Yukarıda değindiğim “yanyana durma” pozisyonu değişiyor; Papa’ya karşı bir deklarasyon hazırlanıyor. AKP, CHP ve MHP bunu destekleyen üç parti olarak yanyana duruyorlar. Bu sefer HDP onların yanında yok.
“Siyaset bu; olur böyle şeyler” deyip geçecek miyiz, yoksa bu durum, üzerinde biraz kafa yormayı gerektiren bir durum mu?
Bence öyle. Birinci “yanyana duruş” bence bir “konjonktür” sorunu. Dört partinin biri iktidar, ötekiler muhalefet.
İkinci “yanyana duruş” ise “yapısal”, “ilkesel” vb. Papa Françesko’nun sözleri hemen bu ülkenin milliyetçi reflekslerini harekete geçiriyor; her zamanki tepkilerini gösteriyor, bir “Türk cephesi” kuruyorlar.
Doğal olarak bu “cephe”de HDP yok.
Ama hangi gerekçelerle yok?
O da bir başka “millî cephe” olduğu için bu tavrı alıyor olabilir mi? Yani, yıllardan beri devam edegelen bu Kürt- Türk mücadelesinde Ermeni sorunu uluslararası kamuoyunda Türkler’i zayıf düşüren bir konu olduğu için, böyle tavır alındığı düşünülebilir mi?
O zaman, belki gene “yapısal”, ama öyle çok “ilkesel” bir duruş olmaz bu.
Kalabalıklardan söz ettiğimizde, herkesi aynı renge boyayamayız. Kalabalıkların içinde her türlü birey bulunur. Şu yukarıda değindiğim motivasyon türüyle hareket edecek Kürtler olabilir ve mutlaka vardır.
Ama ben HDP’nin bu gibi “mülahaza”larla böyle tavır aldığı kanısında değilim. HDP’nin “yapısal” olduğu kadar “ilkesel” bir tavır aldığını düşünüyorum.
Bunu yalnız sözkonusu, Papa’ya karşı tavır takınma olayına bakarak söylemiyorum. Daha bir dizi olay, sorun, şu bu var ki HDP bunlarda “demokratik” olan tarafta bulunmayı tercih etti. Bu arada, Ermeni sorununun kendisinde de Kürt siyasetçilerin tavırları Türk siyasetçilerin takındıkları tavırlardan çok farklı. Büyük çoğunluğu bu acı olayda Kürtler’in de payı olduğunu inkâr etmiyor. Bu konu çerçevesinde yapılmış toplantılarda da bulundum. “Bizi Türkler kullandı, biz masumuz,” diye konuşan birkaç kişi olsa da (hiç olmasa şaşardım) çoğunluk öyle değil.
Baskı altında olan, baskıyı ve zulmü yaşayan taraf olmak, belirli genel koşullarda, demokratikleşme isteklerini güçlendirebilir. Tabii bunun tersi de geçerlidir. Yıllardır gerilla savaşı veren Kürtler arasında hiyerarşik alışkanlıkların ve askerî bir mantık ve o tür bir disiplinin köklenmemesi mümkün değil. Gelgelelim, bunların yanısıra sivil- demokratik eğilimlerin de güçlendiğini gözlemlemek mümkün. Sanırım Kürt siyasî hareketinin kendisi bir “geçiş süreci” içinde. Bütün bu olaylar arasında kadınların doldurduğu yer bana son derece önemli görünüyor.
Papa’nın konuşmasına karşı kurulan “cephe”de HDP’nin yer almamasını Erdoğan hemen diline doladı: “Hani Türkiye partisi olmuştunuz?” üslûbuyla.
Ermeni konusunda “inkârcı” tavır almayınca, “Türkiye partisi” olunmuyor. Bundan çıkacak sonuç bu. Yani Erdoğan yalnız HDP ile normal sayılacak bir siyasî polemiğe girmiyor, Ermeni sorunu karşısında kendi seçtiği taktiği benimsemeyenleri (ve doğal olarak bunu eleştirecek olanları) hemen “Vatana ihanet”le suçlamaya hazırlanıyor.
Bu koşullarda, böyle bir ortamda, demokrasiden yana olanların HDP’ye destek olması önemli ve gerekli görünüyor. Bu, süreç içinde, demokrasi için mücadele verirken aynı zamanda demokratlaşmanın şu anda gözle görülebilen tek geçerli yolu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025