Murat BELGE
2015’in 12 Eylül gününde iki parti kongresi yapıldı. Biri, malûm, Türkiye’de, AKP kongresi. Pek öyle merak uyandıran bir olay değildi. Beklendiği gibi, Erdoğan’ın parti üstünde sultasını güçlendirmek dışında bir sonuç vermedi.
Öteki parti kongresi Britanya’da Labour Party kongresiydi. Jeremy Corbyn genel başkanlığa seçildi. Bu galiba bazı ilginç gelişmelere yol açabilecek. Çünkü zaten ertesi günü Tory Başbakan ülke güvenliğinin tehlikede olduğunu ilan etti.
Corbyn’i hiç tanımıyorum. Varlığından, kısa bir süre önce, bu kongre vesilesiyle haberdar oldum. Ama haberdar olur olmaz, onun başkanlığa gelmesinin önemli bir olay olabileceğini de düşünmeye başladım.
Türkiye’de “sol” var mı, yok mu, belli değil. Ama dünyada durum ne? Dünyadaki durum da, üç aşağı, beş yukarı, aynı merkezde. En azından Berlin Duvarı’ndan beri, böyle gidiyoruz. “Sol” diye bilinen bir partinin bir ülkede seçim kazandığını, seyrek de olsa, görebiliyoruz; ama seçimi kazandıktan sonra, “sol” denecek herhangi bir şey yapmıyor. Blair komutasında Labour Party seçim kazanıyor, örneğin; sonra bakıyoruz, Blair, bir numaralı Margaret Thatcher hayranıymış!
Böyle olunca, deyim yerindeyse, “uçan kuştan” medet umar hale geldik. Chavez diye bir adam çıkıyor, “acaba?” diye şöyle bir doğruluyoruz. Bu yakın zamanların bir “uçan kuşu” da Syriza ve Tsipras oldu. Doğrusu, bu “medet umma” işinden sıkıldığım için, herhangi bir ciddi iş beklememiştim Tsipras’tan. Galiba haklıymışım. Gerçi daha hikâyenin sonuna gelmedik ama dünyada solun gerilemesini durduran, bu gidişi tersine çeviren bir şey çıkmayacağı belli oldu. Ya da, şöyle söyleyeyim: şu kriz ortamında Tsipras’ı kendisinin de beklemediği bir şekilde iktidara getiren söylemin sağlam bir temele dayanmadığı belli oldu. Ama bu olay, Yunanistan’da solun kendini toparlamasına kapı açabilir; umarım öyle olur.
Peki, Britanya’da Corbyn’ın Labour Party kongresinde epey de fark atarak başkanlığa gelmesi Yunanistan’ın Syriza serüveninden daha önemli bir şeylere işaret ediyor mu?
Bilemem, ama onun da öyle olmasını umuyorum. Umutlanmamda, Labour Party’nin her zaman parlak olmasa da uzun bir tarihe, deneyime sahip olmasının payı var. Birtakım olağandışı koşullarda, konjonktürel nedenlerle ortaya çıkmış bir parti değil, Labour –sahici bir parti.
Ed Miliband seçimde ciddi bir yenilgiye uğramasına rağmen, bence “kötü bir başkan” değildi. Babası, Ralph Miliband, Britanya’da herkesin saygısını kazanmış bir Marksist’ti. Oğlu Ed başından beri Sosyal-Demorrat’tı. Babasına göre sağdaydı ama bir Labour Party’li olarak “sağ kanat”ta değildi.
Onun Labour’a getiremediği yeni havayı Corbyn getirebilir mi? Dediğim gibi, yeterince tanımıyorum. “Marx hayranı” olduğu söyleniyor. Eski başkanlardan Harold Wilson övünmek için Kapital’i okumadığını söylemişti. Labour, böylelerini de başkan yapabilen bir partidir. Öte yandan, Tory Benn gibi gerçekten “sol”da duranları da oraya getirmiş, ama genel ortalama alındığında Sosyal-Demokrasi’nin sağ bir “versiyon”unu temsil etmiştir. Dolayısıyla şimdi Jeremy Corbyn gibi birinin açık farkla başkan seçilmesi anlamlı olabilir. Tabii, partide kazandığı bu başarının toplumdaki yankısının ne olacağı ayrı konu –ve asıl önemli konu, Corbyn şu anda Marx’a düşkünlüğünden önce radikal İslâmi örgütlere karşı benimsediği tavırla tartışma konusu olan bir siyaset adamı. Hamas ya da Hizbullah gibi örgütlerle diyalog kapılarının açık tutulmasından yana. Bu, sözgelişi, Bush’un Irak harekâtına balıklama atlayan Blair’in tavrından epey farklı; nitekim Corbyn eski Labour başkanı Blair’in bundan ötürü yargılanması gerektiğini savunuyor.
Hamas vb. hakkındaki görüşü ise o tür örgütlerden çok “diyalog” denilen kuruma güveninden ileri geliyor. İnsanlar, konuşmayı başardıkları ölçüde, anlaşmayı da başarabilirler. Ama konuşmadan anlaşmak mümkün değildir. Dolayısıyla, konuşmayı imkânsız hale getiren, ben olmamalıyım. Corbyn’in savunduğu bu; ama bu, günümüzde Batı toplumlarının onayını kazanan bir tavır değil. IŞİD tipinde, vahşet saçmayı başlıca özellik haline getirmiş örgütler bir yandan, Avrupa sağının refah şovenizmine oturmuş vurdumduymazlığı öbür yandan, Türkiye gibi dünya da, diyaloga yer vermeyen bir siyaset ortamını adım adım inşa ediyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025