Murat BELGE
Pazar günü yazımı gönderemedim ve bildik “yazarımız seyahatte olduğu için...” ibaresi gazetede çıktı. Evet, Almanya’da Kiel’deydim. Şimdiye kadar yolum düşmemişti Kiel’e. Hamburg’da kalmışlığım, Lübeck’e uğramışlığım var ama onların yakınındaki, kanalıyla ünlü Kiel’i görmemiştim. Kuzey Denizi ile Baltık Denizi’ni bağlayan bu kanal 1887-95 arasında yapılmış; yani Korinthos’tan ve Panama’dan çok daha önce. Neredeyse 100 kilometrelik bir su yolu.
Alman Deniz Kuvvetleri’nin başlıca üssü olduğu için İkinci Dünya Savaşı’nda ağır bombardıman geçirmiş, sonrasında da eski görkemli günlerine dönmemiş, küçük bir kent, Kiel.
Neyse, Kiel’i anlatmak değil niyetim. Buraya gitme nedenim, Birinci Dünya Savaşı’nın Çağdaş Türkiye’deki anıları, hatırlanış biçimi üstüne bir seminere çağrılmış olmamdı. Hamburg Üniversitesi ile Kiel’deki Christian Albert Üniversitesi’nin birlikte düzenledikleri, bir buçuk günlük bir seminerdi. İlk konuşmayı yapmak da bana düşmüştü. Savaştan hemen önce yayımlanan Genç Kalemler dergisini “referans noktası” olarak ele alıp o sıralarda yeşeren Türk milliyetçi ideolojisinin özellikleri ve savaşların bu ideoloji üzerindeki biçimlendirici etkisi üzerinde duran bir konuşma yaptım.
Hep söylediğim şeydir: zor koşullarda kurulan ulus-devletin kuruluş tarihi (ve ondan önceki dönemler) öyle herkesin yüzünü ağartan ya da içini ısıtan anılarla dolu olmayabilir. Bizimki de öyle değildir. Genç Kalemler’de bir konferansı yayımlanan Mehmed Ali Tevfik, bizim geçmişimizde, tarihi, “Tarihe şan veren Türk” anlayışıyla yeniden yazmanın yanlış değil, doğru ve gerekli bir iş olduğunu ilk öne sürmüş kişidir. Ama bu anlayış onun “eksantrik” görüşü olarak kalmamış, yeni kurulan Cumhuriyet devletinde de kabul görmüştür. Birinci Tarih Kongresi’nde aynı düşünceyi bu sefer Yusuf Akçura daha ılımlı cümlelerle dile getirmişti. Bu kongreyle birlikte oluşan “Türk Tarih Tezi” de zaten iddianın somutlanmış biçimidir.
Ben bunları anlattım da, bütün konuşmacılar sözleşmiş gibi, bu tarihin (yani Birinci Dünya Savaşı) ve aslında bütün tarihin sistematik bir biçimde çarpıtılmasının çeşitli farklı alanlarda oluşmuş örnekleri üstünde durdular.
Değinmek istediğim konu buydu.
Konuşanlardan biri, diyelim, Çanakkale’nin mitleştirilme biçimleri üstünde duruyor. Bu, tabii, Kemalist kesimin işi. Ama bir başka konuşmacı da bir tür popüler edebiyatta, Nurcu ideolojiyi benimsemiş kişilerin nasıl bir Said-i Nursî masalı yarattığının örneklerini veriyor. Yani, inandıkları sevdikleri kişiyi putlaştırmayan, onu putlaştırmak için tarihi çarpıtmayan, çarpıtmak bir yana olmayan bir tarih yazmayan yok. Bizim Kiel’deki seminerde bu konuda tebliğ sunan yoktu, ama örneğin Kürt cephesinde Abdullah Öcalan’ın hayatının nasıl yeniden yazıldığı da ilginç bir örnek olabilirdi. Bu topraklarda yaşamak nasıl bir şeyse, havası suyu mu, her neyse, gerçeklikle, özellikle de “ tarihî gerçeklik” dediğimiz şeyle, insanlar bu ilişkiyi kuruyor –hangi kamptan olurlarsa olsunlar. Eğitim düzeyleri de bu bakımdan fazla bir şey fark ettirmiyor. Olan tarihle hepimizin sorunu var; bizim istediğimiz gibi bir tarih olsun istiyoruz (bu bir “totoloji” elbette, ama olayın aslı da bu –totoloji).
Seminerin konusu, son kertede “bellek”. Bellek, tanımı gereği, kendi dinamiği olan bir şeydir. Hepimiz birey olarak, olmadık şeyleri unutur, olmadık şeyleri hatırlarız. Ama o, “birey” olarak öyle yürüyor. Bu toplumun “toplumsal bellek”i geçmişte bir tarihte devletleştirilmiş. Öyle olduğu için de, yukarıdan denetime tabi. Neyi unutacağımız da belirlenmiş, neyi hatırlayacağımız da. Formülü de epey basit: bize yapılanları hatırlayacağız, kendi yaptıklarımızı unutacağız. Bir de, ek madde var: yeterli dramatik gerginlik sağlanamadığında, olmayan şeyleri de hatırlayabiliriz.
Onun için, güncel ideolojik sorunlarla mücadele etmek yetmiyor; bir yandan da tarih alanında bitmeyen bir savaş vermek durumundayız.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025