Murat BELGE
Tayyip Erdoğan, öyle anlaşılıyor ki, şu anda “Türkiye Cumhuriyeti” olarak bilinen ülke sınırları içinde yaşayan insanların aslında birlikte yaşaması imkânsız “iki millet” olduğunu bize kanıtlamak istiyor: bu ikimillet, “ondan” olanlar ve “olmayanlar” şeklinde ayrışmış. Yaptığını beğenmeyen ve bunu bir bildiriyle açıklayanlara “alçaklar” diye bağırabiliyor.
Geçen gün de söylediğim gibi bir “Cumhurbaşkanı” böyle konuşmaz. Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan kişi bu ağızla konuştuğunda, bu mesaj toplumu meydana getiren sınıf ve tabakalara nasıl ulaşır? Siyasi bölünmelere uğramış ve bunların sonuçlarını en gergin biçimde yaşayan, militanlaşmış bireyler ve gruplar Cumhurbaşkanlarının ağzından böyle kelimeler çıktığını duyduklarında, ne yaparlar? Tayyip Erdoğan’ın bunları bilmemesine ya da tahmin etmemesine imkân yok. Ama hiç oralı değil; bu “germe” ve “kışkırtma” işini her gün yapıyor. Demek ki bu sonuçları göze almış.
Peki, nedir bunun mantıkî sonucu, ne olabilir?
“Ne olabilir?” değil; oluyor zaten. Tartışmak, derdini anlatmak, ikna etmek ne kelime; birbiriyle zaten yüzyüze gelmeyen, geldiği zaman da selâmı sabahı kesmiş durumda iki cephe var.
İşin tuhafı bu iki cephe arasında Tayyip Erdoğan’ın “benden” dediği cephe içinde de reisin “huşunet”ine uğrayanlar, bir şekilde cezalandırılanlar var. Var da, orta yerde temel cepheleşme olduğu için, bu da “kol kırılır yen içinde” hesabı, pek önemli bir sonuç yaratmadan idare olup gidiyor.
Türkiye’nin tarihi ve bugünkü toplumsal- ideolojik yapılanması, böyle bir ayrışmayı ayakta tutacak özelliklere sahip ve zaten bunlar bu toplumun hayatında her zaman kendini hissettirmiştir. Din içinde Alevi- Sünni başta olmak üzere, çeşitli ayrımlar vardı ve yetmişli yıllarda, Maraş, Çorum, Sivas kıyımlarında bu ayrımlar başat rol oynamıştı. Şimdi bunlara “Milli Görüş/ Gülenci” ayrımı eklendi. Kürt- Türk ayrımı zaten en tehlikeli ayrım olarak yerini koruyor ve şu gün, tarihte herhangi bir evrede olduğundan çok daha beter bir durumda. Bu, Tayyip Erdoğan’ın kaybettiği oyları geri almak için uygulamaya koyduğu politikanın dolaysız sonucu. Laik- Müslüman ayrımına gelince o belki bunların hepsinden daha büyük bir patlama potansiyeline sahip. O da, tarihte görülmüş gerilimlerinin belki en şiddetlisi içinde, kaynamaya yüz tutmuş bir sıvı gibi, fokurdamaya başlıyor.
Bunlar temel çizgiler, ama bunları böyle bir sayınca fay hatlarının tam listesini vermiş olmuyoruz. Çünkü bu saydıklarım da kendi aralarında daha küçük gruplardan oluşuyor ve onların arasında da, deyim yerindeyse, çeşitli “kan davaları” devam ediyor. Kimse kendi gündemini değiştirmeye niyetli ya da hazırlıklı değil –gündeminden taviz vermeye de. Burada da baştaki imam mekanizmayı kuruyor, işletiyor: “Her dediğim olacak,” diyor; “her şey aynen benim dediğim gibi olacak.”
Ünlü hikâye vardır: İstanbul’un fethine doğru Bizanslılar meleklerin kanatları olup olmadığını (bir başka versiyonuna göre de meleklerin cinsiyetini) tartışırlarmış. Türkiye’deki çeşitli siyasi grupların tutum ve davranışları da bundan çok uzak sayılmaz. Yakın çevremizin, yani Ortadoğu’nun kargaşası içinde, kendi iç ayrımlarını hiçbir zaman tam çözememiş bir Türkiye ve ne yaptığı, niçin yaptığı, kiminle birlikte kime karşı davrandığı pek de belli olmayan bir Türkiye!
Bütün bunlara karşı tek çare olarak “tek adam yönetimi”ni gören ve öneren bir iktidar var. Oysa bugün olumsuzluklarla dolu bir noktaya gelmişsek, bunun en büyük sorumluluğu o “tek adam”ın sırtında. “Bildiri yayımlayan akademisyenler” ya da “Kuvvetler Ayrılığı ilkesi” gibi soyut bir şey, bu iradeye karşı gelen ne varsa yok etmeye kararlı.
Burada, muhalefeti meydana getiren güçlerin mücadele araçlarını yeniden gözden geçirmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025