Murat BELGE
Tayyip Erdoğan’ın davranış biçimine bir perspektif içinden baktığınızda, içgüdülerine uyan, başka kimseye de uymayan bir kişilik görüyorsunuz. Dolayısıyla uzak, yakın, dost, düşman demeden, herkesi kırarak, gücendirerek yürüyor. Bir şeyi tutturan çocuklar olur; o tutturduğu şeyi ille de ister; onun dışında hiçbir şeyi de gözü görmez. Cumhurbaşkanı’nın birçok davranışı ya da sözü böyle birini akla getiriyor: Bunlara bakarak, kural bilmeyen ve tanımayan, “diplomatik takt” denen şeyden habersiz bir kişi olduğunu düşünebilirsiniz. Şu son “olay”, “Anayasa Mahkemesi kararına uymuyorum, saygı da duymuyorum” jesti bunun en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Herhangi bir ülkede bir Cumhurbaşkanı’nın Anayasa Mahkemesi gibi bir kurumun kararı hakkında böyle konuşması kimsenin havsalasının alacağı bir şey değil.
Ama Tayyip Erdoğan “tutacağı tutmuş” demekle açıklanamayacak yapıda bir kişi. Böyle bir davranışı, evet, kimsenin havsalası almaz ama Erdoğan hep böyle yapıyor, böyle konuşuyor. Dolayısıyla o günkü konu neyse, havsalamıza girmiş oluyor. Türkiye’nin şu günkü özel konjonktüründe “havsala”mıza giren şey, bir süre sonra pratik hayatımıza da giriyor. Çünkü Erdoğan tarzının başlıca özelliği, kural tanımazlığı. Kural tanımayan bir Cumhurbaşkanı’nın karşısında kural tanımakla yükümlü bir muhalefet var. O muhalefet, sürekli, Cumhurbaşkanı’na, “Bu sözünüz, bu davranışınız şu şu şu kurallara aykırı” diyerek uyarıda bulunuyor. Cevap: “Ben zaten şu şu şu kuralları da tanımıyorum.”
Bu, “tutturan çocuk” tavrı değil. Erdoğan şu şu şu kuralları tanımayı reddediyor, çünkü yerleştirmek istediği kendi kuralları var. Yani bu basit bir “reddiye” değil, bir başka düzen kurmak üzere uygulanan bir taktik.
O başka düzen, görüldüğü kadarıyla, çok karmaşık, çok çetrefil bir şey değil. Tersine, oldukça basit. Tek bir temel kurala dayanıyor: “Benim dediğim olur.”
Bu durumda, Tayyip Erdoğan gibi biriyle, “Kuvvetler Ayrılığı” ilkesinin önemi ve yararı üstüne bir sohbete girebilir misiniz?
Bunu her fırsatta ortaya koyuyordu; bir saklısı gizlisi yoktu. “Mevzuat Amca”yı bir kenara koyduğundan söz ediyor ve bununla övünüyordu. Türkiye gibi, bürokratizmin gerçekten hayatı boğacak yetkilerle donanmış olduğu bir toplumda mevzuatın akıldışı, yasakçı, şu bu olduğundan şikâyetçi olursunuz, değiştirmek için halktan destek istersiniz, bunlara bir diyecek yok. Ama bir yönetici kalkıp “geçmiş zaman” fiil kipi kullanarak “Ben bile isteye mevzuatı çiğnedim” diyorsa, bu başka bir şeydir. Aynı kişi memleketin kaymakamlarını toplayıp “mevzuat, kural dinlemeyin” diyorsa, bambaşka bir şeydir.
“Benim dediğim olur” düsturunun bir adım ilerisi “Ben yaptım oldu”dur. Biz henüz, “Benim dediğim olur” düzeninin anayasasını (yani, “Türk tipi başkanlık sistemi”) yapamadık. Yapılabilecek mi öyle bir anayasa, henüz kesin bir şey görünmüyor. Ama genel üslûba uygun biçimde, yasası, anayasası olmadan, “Ben yaptım oldu” aşamasına geçtik bile. Orada yaşamaya başladık. Erdoğan yapıyor ve oluyor. Arada bu Anayasa Mahkemesi kararı gibi olaylar olabiliyor. O zaman Tayyip Erdoğan çok kızıyor ve bu “ayakbağları” hakkında daha açıkça halisane duygularını dile getiriyor.
Bu davranışları, “Türk tipi” filan gibi yuvarlak lafların ardında ne tür bir “sosyo-politik” düzen yattığını gösteriyor; ama zaten o düzen kurulmuş gibi davranmaktan da geri durmuyor.
“Benim dediğim olur” aşamasının yasal zeminini hazırlamadan öyle davranmaya başladığı gibi, “Ben yaptım oldu” aşamasına da geçti. Onun bir adım ilerisi de “Var mı bana yan bakan?” aşaması. Ne dersiniz? Oraya da çoktan geçmedi mi?
http://www.birikimdergisi.com/haftalik/7539/ben-yaptim-oldu-rejimi#.VtRqJ_mLRD_
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025