Murat BELGE
Şu "koronalı", dolayısıyla dertli günlerimizde bir LBGT+ kavgası çıkarmadan duramadık. Diyanet İşleri Başkanı, Ankara Barosu, derken Cumhurbaşkanı, kavga aldı yürüdü. Bu gidişte beni içten içe rahatsız eden bir şeyler var. Çözemediğim ve tedirginlik duyduğum bir şeyler...
Tam şu günlerde Diyanet İşleri’nin başındaki zatın zina ve eşcinsellik gibi konulara girme gereğini duymasını çözemiyorum, örneğin... Böyle nereden geldiği belirsiz "felaket" dönemlerinde, "Bu tanrısal bir ceza!" diye ortaya atılanlar olur. Bildiğimiz bütün dinlerde dünyanın günaha batmış olduğuna inanan ve bunun gerektirdiği cezayı neredeyse dört gözle bekleyen birileri vardır. Tufan böyle bir "ceza"dır; Hıristiyanlık’ta, "Bir daha sefere alev" inancı bir yerlerde durur. AIDS yeni başlarken de bunun eşcinseller için ısmarlanmış bir ceza olduğuna inananlar çıkmıştı. Diyanet İşleri Başkanı varolan durumun böyle bir yoruma ihtiyaç yarattığına mı inandı, ne olduysa, böyle bir "hutbe" ile çıkışını yaptı.
Yankı yapması kolayca beklenecek bir çıkıştı bu. Ama şu günlerde Diyanet’in kendi tarihi boyunca görülmemiş ölçüde "etkin" olduğu da söylenebilir. Örneğin gene bu "koronalı" günle, sela vb. bir "dua" konusu çıkmıştı. Laik kesimin böyle bir "tartışma" karşısında ne diyeceği bir sır değil. Böyle bir "afet"in dua gibi eylemlerle deva bulamayacağını, bizim laik kesimin bazı sözcüleri düşünüldüğünde epey iğneleyici, hatta küçümseyici bir dille ilan edecekler. Oysa çoğunluk uçan kuştan medet umuyor ve elbette duanın faydasına inanacak. Böylece bu iki kesimin arasına bir kama daha sokmak kolaylaşacak. Hani "ortak" felaket, maazallah, iki kesimin birbirine yaklaşmasına yol açtıysa, buna hemen engel olmak lazım.
Duanın faydası olur mu, olmaz mı tartışmasında somut ve nesnel bir sonuca varmak mümkün değil elbette. Diyanet de zaten beklemeden kendi tedbirlerini uygulamaya girişti. Geçenlerde gene yazmıştım: istenen bu duaların Allah’a erişmesi ise, hoparlör kullanmaya gerek olmamalı. Ama sanırım Tayyip Erdoğan iktidarı dua ettiğini topluma göstermek istiyor. Onun için hoparlör kullanışlı bir araç. Böylece semalarımızda ezan, tekbir, dua, sela vb. birbirini izliyor.
"Cuma namazı" konusunda Diyanet nihai otorite olarak kuralı esnetti; aynı zamanda simgesel "sosyal mesafeli" namazları başlatıp kuralı unutmadığımızı gösterdi.
Diyorum ya, bugünlerde özellikle "etkin" Diyanet.
Ancak, "cinsel ahlak" konusunda kesilen ahkamın toplumun belirli bir kesiminde bir itiraza yol açması beklenmeyecek bir şey değildi -bana sorarsanız, "beklenecek ve beklenen şey"di. Tepki, Ankara Barosu’ndan geldi. Geldi ve -herhalde beklendiği için- müthiş bir salvoyla karşılaştı.
Baro’nun bildirisinde okumadığım bir şey olduğunu sanmıyorum. Okuduğum metinde ise "din düşmanı" denecek bir şey görmedim. "Hakaret", "aşağılama", "terbiyesizlik" vb. sıfatları hak edecek bir şey de görmedim. "Cadı yakma" ihtimali filan gibi gerçekleşmemiş "ihtimallere" dokundurmalar var ama bunlar dine karşı değil, bugünkü somut Diyanet İşleri Başkanı’na söylenmiş. Yani, kısaca, bu feveranı gerektirecek bir şey yok. Bana öyle geliyor ki "feveran" da önceden hazırlanmış.
Bu aşamada Cumhurbaşkanı da devreye giriyor. Onun kime hak vereceği ve nasıl bir yol tutturacağı herhalde kimsenin meçhulü değildi. Ezcümle, dinle ilgili konularda tam yetkili ve ayrıca "tek" yetkili Diyanet İşleri Başkanlığı’dır demeye getiriyor. Böyle yapmakla kendisi dışında bir "mutlak yetki" makamı daha kabul etmiş görünüyor ama somut geçerli duruma baktığımızda Diyanet İşleri Başkanı sonuç olarak bir memurdur ve (zamanında Şeyhülislam’ın olduğu gibi ve ondan da önce Patrik’in olduğu gibi) dolayısıyla yetkisinin sınırı bellidir. İslam dini uygulamada örneğin Papa gibi bir dini otorite tanımamıştır.
Cumhurbaşkanı tarihin bir aşamasında bir partilisinin ağzından "Bizim sizinle bir ilişkimiz, dostluğumuz kalmadı. Duymuş olun" demişti. Sanırım şimdi özellikle "ayırıcı" konuları gündeme getirmeye çalışıyor. Başkan’ın söylediği sözler Kur’an’da var mı? Var. O halde tartışacak bir konu da kalmadı. Peki, bugün Mehmet Yılmaz’ın yazdığı gibi, Kur’an’da "el kesmek" var mı? Evet, o da var. Kölelikle, köleyle kurulacak ilişkiyle ilgili kıyamet kadar hüküm var. Ne yapacağız bunları? Şimdilik Tayyip Erdoğan’ın kendisine kurmak istediği mutlak iktidara bir somut katkıları yoksa, sözünü etmeyeceğiz, gündeme getirmeyeceğiz. Bütün bunları da Diyanet İşleri ile paralel bir politika yürüterek yapacağız.
Erdoğan yolda karşısına çıkan olayların bir kısmının Allah’ın bir lütfu olduğuna inanıyor. Öyle bir kılığa sokmayı da genellikle başarıyor. Bu salgın gibi "ilahi" yorumlara cevaz veren bir konu hakkında da tavrı bu merkezde gibi görünüyor.
Kutuplaşmaya devam.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025