Murat BELGE
Vakt-ü zamanında Mao emperyalizmin kâğıttan bir kaplan olduğunu ilan etmişti. Ettiği yıllarda “emperyalizm” dendiğinde artık “Büyük Britanya”yı değil de Amerika Birleşik Devletleri’ni anlar olmuştuk. Buna göre Amerika da kâğıttan kaplandı. Amerika ile Mao’nun Çin’i zaman zaman Kore’de olduğu gibi karşı karşıya geldiler. Ama bu “okazyonlar” Mao’ya Amerika’yı “yırtma” fırsatı tanımadı. Amerika ise yıllar yılı Çin’in Birleşmiş Milletler’e kabulünü, dolayısıyla “Güvenlik Konseyi” içinde yerini almasını engelledi. Amerika’nın ham maddesinde bolca kâğıt bulunduğunu kanıtlamak Vietnam’a kaldı.
Şimdilerde, çoktandır Amerika bağlamında hatıra gelmeyen bu kâğıt meselesi, Koronavirüs vesilesi ile canlandı. “Emperyalizm” kavramı o kadar sık telaffuz edilmiyor (günün modalarına fazla uygun sayılmaz), ama “Dünyanın en güçlü” nitelemesine başvurularak, Amerika’ya nanik yapılıyor: “İçindeki bunca beyler nic’oldu” misali. “Bir basit virüs geldi ve koskoca Amerika devini yere serdi. Bunun öyle çok yanlış bir “durum tesbiti” olduğunu da sanırım söyleyemeyiz. Amerika kısa süre içinde insan kaybı bakımından herkesi sollayıp geçti. Amerika Türkye’den maske yardımı alıyor ve “minnet” mesajı gönderiyor (Bu arada düşmanlarımıza bu tür malzeme yardımı yaptığı da söyleniyor ya, o da başka tartışma konusu).
Hastane, yatak, sosyal yardım, tıbbi yardım konularında da çeşitli “korku hikayeleri” anlatılıyor. Şimdiye kadar olanlar bir yana, bir de bundan böyle olacaklar ya da olabileceklere dair anlatılan dehşet sahneleri var. Trump kendisi “Ölenlerin sayısı 100.000’e çıkabilir” diyor ki o dediğine fazla bir şey kalmadı. Trump bu, “nev-i şahsına münhasır” bir adem. Amerika’da ölenlerin sayısının 100.000’e çıkmasını önlemek üzere çalışmaktan çok bu virüsün Çin’de bir laboratuvarda üretildiğini kanıtlamak ona daha önemli bir hedef gibi görünüyor. Son dönemde dünyanın başına musallat olan neo-popülizmin şaşmaz kuralı. Durum ne olursa olsun, sen onu bir düşman yaratmak ve suçlamak üzere kullanacaksın.
Neyse, Trump’ı geçelim. Trump’lar gelir geçer; daha kalıcı şeyler vardır toplumlarda.
Bu koronavirüsün gelişinde ve hegemonyasını kurmasında Trump gibi, Johnson gibi “sorumsuz” önderlerin önemli bir payı olduğu belli. Ama, bir an durup düşünelim: yönetimde onlar değil de başkaları, isterseniz rakip partilerin önderleri iktidarda oturuyor olsaydı durum ne kadar değişirdi? Ayrıca, salgına karşı böyle şüpheci ve savruk tavır almayan ülkelerde de kötü şeyler oldu, oluyor. Şu somut durumda “dökülüyor” dediğimiz Amerika neden bu kadar “dökülüyor”?
Çünkü Amerika’nın sağlık sistemi zaten dökülüyordu. “Nasıl?” diye bana sormayın. İşin ayrıntılarına ben vakıf değilim. Ta ne zamandır söylenenleri yankılıyorum sadece. Ama işte o söylenenler ortada, duruyor. Tamamen ayrımcı, yani sınıf ayrımı güden bir “sistem”leri vardı—buna “sistem” denebilirse. Hastalanan, parası varsa, öder parasını, iyileşir. Parası yoksa, “vah vah” diyeceğiz. Çünkü parası olmayanı iyileştirmek “sosyal” dediğimiz türden bir yardımlaşma, dayanışma örgütlenmesi gerektiriyor ki, böyle şeylerden söz etmek bile günah. Maazallah, arkasında “sosyalizm” geliverir, ağzından yel alsın.
Amerika’da işler normal, alışıldık biçimde yürürken, tamam, hastalık, ölüm filan oluyordu. Olacağı kadar oluyordu. “Olacak o kadar” oluyordu. “Normal” kabul edilen sınırları aşmadığı için rahatsızlık yaratmıyordu. “American way of life” çerçevesinde yetişmiş insanların “Bu sistem iyi işlemiyor” demesini gerektirecek bir şey olmuyordu.
Şimdi oluyor, çünkü sayılar olağanüstü derecelerde arttı.
Virüs, insan bireylerini zayıf yerlerinden vuruyor—diye yazmıştım. Toplumsal sistemleri de öyle vuruyor. Amerika’yı öyle yakaladı, yakaladığı yerden vurdu.
Dolayısıyla biz şimdi “N’aber, hani güçlüydün? Nerde gücün?” edebiyatı yapıyoruz. Kimilerimizde bunun birikimi var. Çünkü Amerika’yı gördüğümüz gibi güçlü olmak istemişler, olamayınca “früstrasyon” basmış, şimdi seviniyorlar. Bu tür sevinmeye saygım yok.
Amerikan toplumu çaresiz kaldı: doğru mu bu? Doğru. Amma velakin, “çaresiz” kalan “Amerika”dan ibaret değil. Amerika bu sistemini ve bütün sistemlerini “kapitalizm” dediğimiz büyük sisteme göre kurmuş. “Parayı bastıran tedavi görür” kuralını yerleştiren Amerika’dan önce kapitalizm. Şu anda virüsün darbesini yiyen de o ama Amerika’nın çaresizliğine sevinenler “kapitalizm” lafını işin içine karıştırmıyorlar.
Bu günlerin popüler konusu “Bu salgın bitince eskisi gibi olacak mı?” Ne olacaksa, önceden belirlenmiş bir şemaya göre olmayacak; o anda geçerli olan güçler dengesine göre olacak.
Salgın, bana sorarsanız, kapitalizmin zaaflarını göstermek için elinden geleni yaptı. İnsanlar bunu ne ölçüde izledi, olanlardan ne gibi dersler çıkardı, bu da ayrı konu. “Eskisi gibi” sorusunun cevabı ya da cevapları da buna bağlı.
birikim
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025