Murat BELGE
Yapılacak her işin bir “erbab”ı vardır. Balkonun demirini onarmak için marangoz çağırmazsınız. O işi şöyle böyle yapacak adam da istemezsiniz; gerçekten, “erbabı” diyecek, kendini kanıtlamış birini arasınız.
“Zenaat” deyince böyle de, siyaset de bir “zenaat”. Siyasetin içinde türlü türlü çizgi tutturmak mümkün. Koşullar öyle gerektirdi, çizginin birini değiştireceksiniz. Bir zaman sonra, bu yeni çizgiyi uygulayacak kadroyu da değiştirmenin daha iyi olacağı sonucuna varmanız kuvvetle muhtemeldir. Uygun adamları bulursunuz; çok zaman onlar kendileri de kendilerini belli eder, o işi o yöntemle yapmaya aday olurlar.
AKP seçim kazanmayı ilkin 2002’de başardı. “Başarı”, bir siyasî partiyi “çekici” kılacak en önemli etkendir. O zamana kadar “senden” olmayanlar, kanıtlanmış “başarı”yı görünce yanına sokulmaya başlarlar. AKP durumunda da böyle oldu. Tabii bu sokulanlar, yüz seksen derece karşıt görüşten kalkıp oraya gelmezler pek. Görüşlerini değiştirmedikleri için gelmezler, “amma da döndü” dedirtmemek için gelmezler vb. Türkiye’de MHP böyle bir partidir. Kendisi hep vardır, uzun boylu değişmeden durur; ama içinden belirli bireyler, sivri yanları törpülendikçe, başka çizgilere yanaşırlar. Örneğin Adalet Partisi’nin böyle MHP’lilere göre açılmış bir kontenjanı hep olmuştu. Uyanık, iş çıkaran adamlar olduğu için “ev sahibi” parti de durumdan memnundur. AP’den sonra ANAP iktidarı omuzlayan parti olunca, aynı kontenjan orada da açıldı ve epey kadro da çekti.
Aynı şeyler doğal olarak AKP ile de tekrarlandı. AP, ANAP gibi sağ partilerde siyaset yapmış birçok birey cihet-i askeriyeyle arasını bozmama eğitimi almıştır; AKP’nin din düşkünlüğünü fazla bulabilir. MHP’liler için bu da önemli bir sorun değildir. Ama siyaset bu, türlü türlü anlaşmazlık nedeni çıkar. Nitekim gelenler olduğu gibi, AKP’den gidenler de oldu.
AKP çizgi ya da kulvar değiştiriyor. Beşir Atalay gibi biri İçişleri Bakanı iken onun yerine şimdi ki zat geliyorsa, ciddi değişim var demek. Başbakan’ın elinin altında ihtiyaçlara yetecek genişlikte bir “eleman havuzu” olduğu da anlaşılıyor. “Başarı” havası devam ettikçe, o havuzun daralması için bir sebep de yok.
İşkenceden iki kere mahkûm olmuş bir polisi İstanbul’da önemli bir yere getirmişler; bizim gazete uzun uzun yazdı, olayın ayrıntılarını geçmişteki hikâyeyi anlattı. Çok yadırgayacak bir durum yok (tabii o eski hikâyeler yürürlükteyken Türkiye Cumhuriyet devletinin AİHM’i hiçe sayarak böyle birine kol kanat germiş olması daha da korkunç bir durum). İçişleri Bakanı’nı görüyoruz. O da, başta söylediğim gibi, kendi yaptıracağı işin “erbabı”nı arıyordur. Arayınca da buluyordur. Öyleleri bu ülkede “tedarikinde zorluk çekilen elemanlar” kategorisine girmez.
Ancak ben bunun daha genel, daha genişlemesine bir süreç olduğunu tahmin ediyorum. AKP 2002’de iktidar olduğunda, yanında yöresinde, hemen hemen hiçbir iktidar deneyimi olmayan ama canla başka çalışmaya hazır ve istekli kadrolar vardı. Kendilerinden olmayanla konuşmaya da açıktılar, çünkü o sıralar öyle bir hava esiyordu.
Fiziksel bir anlamda bu çevrenin çok uzağında olduğum için somut düzeyde ne olup bittiğini bilmiyorum. Belirli bir hayat deneyimiyle tahminde bulunabiliyorum ancak. On yıldır süren bu iktidarlaşma sürecinde bu insanlar ne oldular? X’in gitmesi ve yerine Z’nin gelmesi biçiminin yanı sıra, X’in bu süreçte kendi kendine Z’leşmesi çok yaygın bir fenomen mi? Bunların hepsinin belirli ölçüler içinde geçerli olduğunu tahmin ediyorum. Ama o “belirli ölçü” ne? Herkes gidişe uyuyorsa AKP nedir, kimdir? “Ben hâlâ aynıyım, o gün de bu gün de” diyecektir yönetim.
Ama bu hiç inandırıcı değil.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025