Murat BELGE
Bugünlerde idam konusunun yeniden gündeme gelmesini bekliyordum. Türkiye’nin siyaset hayatı beni şaşırtmadı, konu geldi. Ama doğrusu bir küçük şaşırma oldu: Ben bunu Tayyip Erdoğan’ın gündeme getirmesini bekliyordum, ama getiren Devlet Bahçeli oldu. Bir başka şaşkınlık da vaktiyle bu hükmü kaldıranlardan birinin Bahçeli olması... Avrupa Birliği'ne üye olmanın belli başlı koşullarından biri olduğu için kaldırma gereğini duyan - Ecevit'in başbakan olduğu- koalisyon hükümetinin ortaklarından biri MHP idi, böylece Devlet Bahçeli idi. O günlerde kendi tabanından bazı hoşnutsuz sesler duyulmuştu. Sonraki dönemlerde de Bahçeli’nin aslında idam uygulamasından şikâyeti olmadığını gösteren davranışlar olmuştu. Ama şimdi yeterince net bir durum var. Aslında bu “kaldırma” kararının resmen alınmasında Erdoğan’ın da bir rolü olmuştu.
O daha önce bunu gündeme getirmiş, halktan böyle bir talep gelir ve meclis önüne böyle bir karar koyarsa imzalayacağını söylemişti. Bu, tabii, 'halktan' talep gelmesi anlamında bir şey değildi. AKP’nin “halk” kılığında militanları bunu yapabilirdi. Bunu söylerken toplumun bütününde ciddi bir “idam antipatisi” olduğunu iddia etmiyorum. Hani, referandum yapılsa, idamı geri getirme yönünde çoğunluk sağlanması beni şaşırtmazdı. Ama geri gelsin diye güçlü bir talep de yok.
Buna benzer bir durum Britanya’da olmuştu. Margaret Thatcher idamı geri getirmek üzere harekete geçmişti. Orada da bir referanduma gidilse sonuç böyle olabilirdi. Britanya’da Thatcher’ın girişimini kendi partisi durdurdu. Parlamento’da birçok muhafazakâr milletvekili İşçi Partililerle birlikte konunun referanduma götürülmesini reddetme yolunda oy kullandı. Burada bunun benzerinin olması düşünülemez.
Böyle bir konu tabii hemen ciddi bir yarılma yaratıyor. Belli ki epey tartışacağız. Sonunda ne olacağını kestirmek de kolay değil ama Ayasofya ve benzeri konular gibi bunun da var olan ittifakın istediği sonuca varması şaşırtıcı olmayacaktır.
Başlayan tartışmalara bakıyorum: Şimdiye kadar gördüğüm, idam aleyhinde konuşanların argümanlarını bu 'ceza'nın geri dönüşü olmamasına dayandırdıkları... Örnek de veriyorlar: Yürürlükte olsa falancayı idam etmiş olabilirdik, diyorlar vb...
Bu konu şüphesiz önemli. Ayrıca siyaset yapıları arasında birçok yurttaşa daha inandırıcı geleceği, daha ikna edici olacağı düşünülebilir. Ancak benim gözümde ve idama karşı olan birçok kişinin gözünde birinci itiraz nedeni bu değil. Asıl konu, insan hayatına verdiğimiz önem; hümanist etiğin bir kutsallık inancı yoktur ve olamaz da ama bir metafor olarak 'kutsal' kelimesini alabilir ve "Kutsal olan insan hayatıdır" diyebiliriz. Yaşadığımız koşullarda, her kurumdan önce devlet, insan hayatının dokunulmazlığını korumakla yükümlü. Bu yükümlülüğü taşıyan devletin kendi uygun gördüğü birtakım durumlarda birilerini öldürerek cezalandırması kabul edilebilir bir şey olamaz. İşin somut ayrıntıları da mide bulandırıcı. Devletin çeşitli memurları arasında 'cellat' denilen birileri olacak.
Osmanlı zamanında idam bol bol yapılırdı. Ama 'cellat mezarlığı' diye ayrı bir yer vardı. Yani cellat olan kişilerin normal mezarlıkta yatması istenmemişti. Bu mezarlıkta mezar taşlarına da isim filan yazılmazdı. Milletçe hayran olmamız beklenen Abdülhamid zamanında idam uygulaması çok seyrelmişti; hele siyasi idam hiç olmamıştı. Abdülhamid’in 'can düşmanı' olan Midhat Paşa öldürülmüştü, ama bu da bir idam değildi ve Abdülhamid "Ben yapmadım" diyerek kendini sıyırmıştı. Abdülhamid’in kendisine suikast düzenleyen adamı da idam etmeyip sınır dışı etmekle yetindiği sık sık hatırlatılan bir davranıştır. Abdülhamid’in Batı kamuoyunu hoş tutmak için böyle yaptığını düşünebiliriz elbet. Ama bu da sonuçta 'medeni dünya' ile bağlantısını kesmeme iradesini gösteriyor. Böyle olaylar 'çağdaş Abdülhamid hayranları'nı etkilemiyor anlaşılan.
Tayyip Erdoğan için 'Batı kamuoyu' dediğimiz şey de oynadığımız oyuna 'dış düşman' kadrosundan giren bir özne. Onu küstürmemek diye bir özene saygı duyması mümkün değil. Küstürmek, özellikle hedeflediği bir şey... Ayasofya ve daha pek çok politika (Kavala, Demirtaş, Türköne ve daha birçoklarının hapiste tutulması) bu amaca yönelik. Yani, onlara “Bizim sizinle bir alışverişimiz yok. Fikrinizi kendinize saklayın” diyoruz. Bu, aynı zamanda içeridekilere de, bizim uluslararası topluluk değerleriyle bir ilişkimiz olmadığı ve olmayacağını ilan etmek oluyor.
Daha önce de yazdığım gibi siyasi alanda süregiden bu gerilim, son analizde insanlık değerleriyle ilgili bir şey. Yazının başında bunu beklediğimi söylemiştim. Evet, bu nedenle bekliyordum. 'İdam' gibi bir konu doğrudan doğruya bu değerler sorununa bağlanıyor ve dolayısıyla Erdoğan’ın oğlu gibi okla değil de tabancayla ateş ettiği nişan tahtasının tam önünde duruyor. İhmal edilemez bir hedef...
Desen: Selçuk Demirel
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025