Murat BELGE
“İmparatorluk” kaybetmek, kaybetme konumunda olan için, zor bir keyfiyettir. Bunun galiba bir istisnası olmadı. Örneğin Britanya yeni tip bir imparatorluk (“denizaşırı” diyebiliriz) kaybetti. Özellikle İngiliz sağı hâlâ bunun altından kalkamadı. Bireylerin zihinlerindeki, psikolojilerindeki etkilerin bir “dünya siyaseti olayı” haline gelmesinin örneği Falkland/ Malvinas savaşıydı. Herhalde dünya tarihinin sayılı absürd savaşlarından biridir bu. Sonunda “hayırlı” bir işe yaradı: Arjantin yenilince askerî diktatörlük yıkıldı. Ama bu “hayır”, o savaşın anlamlı bir savaş olduğunu göstermiyor. Savaşı kazanarak diktatörlüğü yıkan “Büyük Britanya”nın zaten böyle bir amacı da yoktu ve “Büyük Britanya”nın şanlı Başbakan’ı Margaret Thatcher büyük bir ihtimalle o diktatörlüğü doğru buluyor ve destekliyordu “Büyük Britanya’nın toprağı”na göz dikinceye kadar. Thatcher, küstah Arjantin’e, Britanya’nın hâlâ “Büyük” olduğunu kanıtlamaya çalışıyordu (tabii Arjantin yoluyla dünyaya da). “Birleşik Krallık mı, Büyük Britanya mı?” Thatcher bu soruya “Rule Britannia” diyerek cevap verdi. Birleşik Krallık’ın bilmem kaç bin mil uzağındaki, yüzölçümü toplam on iki bin kilometrekareyi nüfusu toplam iki bin beş yüzü (ama buna ek iki bin kadar Britanyalı asker ve memur var) geçmeyen, koyun nüfusu ise 700.000’i bulan bu adalar uğruna, savaşıldı, gemiler battı, binin üstünde adam öldü.
Sonuçta Falkland Adaları Britanya toprağı olarak kaldı. Nüfusu Arjantinli değil Britanya kökenli olduğu için herhalde daha uzun zaman öyle kalacak. Üstündeki 700.000 koyun nedeniyle değil, simgesel varlığıyla önemli Falkland Adaları, muhafazakâr Britanya, daha çok da İngiltere için: denizaşırı imparatorluğun bir anısı ve simgesi; okyanusları denetleyen, bunu yapmak için arzın dört bucağında deniz üssü bulunduran bir imparatorluğu hatırlatıyor. O savaştan bu yana epey zaman geçti; bu sürede Britanya, bir imparatorluk olmaktan veya okyanus denetlemekten, daha da fazla uzaklaştı.
Avusturya eski tip imparatorluktu (buna da “teritorial” veya belki “karasal” diyebiliriz). Birinci Dünya Savaşı’yla birlikte imparatorluk da bitti. Ben, uzun zaman, Avusturyalılar’ın imparatorluğu ne kadar efendice bir tavırla kaybettiklerini düşünmüş ve buna değer vermişimdir. Ama şimdi iyice ufalmış bir ülkenin tarihine biraz daha kapsamlı baktığımda bu “tesbit”imin pek de “isabet”li olmadığını gördüm. Yeni savaş öncesi Hitler’in Reich’ı ile birleşme, Anschluss karşısında gösterilen coşku (bundan çok önce, Hitler’in fikir meşaleleri arasında, Viyana Belediye Başkanı Karl Lueger gibi tipler ya da Dollfuss, Schluschnigg, Seyss-Inquart gibi politikacılar), savaş sırasında Yahudi temizleme konusunda gösterilen, Almanya’dakinden aşağı kalmayan gayret, Kurt Waldheim gibi bir adamda odaklaşan dayanışma duygusu, şimdiki Haiderlerin durup dururken ortaya çıkmadığını gösteriyor. Avusturya hiçbir zaman Britanya gibi okyanus denetimciliği filan yapmamış, elinde tutmaya devam etmek istediği simge-üsleri yok. Daha değişik bir seyir var burada: imparatorlukken, bunun sahibi olduğu için, kendi etnik kimliğini öne çıkararak öteki halkların sinirini bozmama özenini göstermiş Alman-Avusturyalılar, tarihin zorunlu çarkının dönüşü karşısında o halkları kaybedince, kendileri bir “ulus-devlet” olarak kalmışlar ama o “ulus”un daha büyük ve daha güçlü kısmı da ayrı devlet, Almanya! Bu durumda bu yeni Avusturya, üs toprak vb. kaybetmemek değil, kendisine kalan toprağı “temiz tutmak” kavgası veriyor.
Ya Türkiye?
Genel çizgileriyle baktığımızda Türkiye daha çok “eski tip” kategorisine soktuğum Avusturya’ya benziyor. Ama tabii tam olarak da değil. Farklı tarihler, sonuçta farklı siyasî-toplumsal biçimlenmeler yaratıyor.
Şu “imparatorluk” kaybetme teması üzerinden daha bir süre gidelim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025