Mustafa PAÇAL
Hükümetin özel dershanelerin kapatılması yönünde hazırlamış olduğu bir kanun tasarısı üzerinden, eğitim sorunu gibi yaşamsal bir sorunumuzun, kamuoyu gündemine bu şekilde gelmesi, konunun önemini düşürmüş oldu.
Ayrıca bu konunun hükümet ve Cemaat arasında bir husumet veya rekabet konusu olacak bir düzeye indirgenmesi bence hiç yerinde olmadı.
Hepimiz biliyoruz ki, eğitim meselemiz bir memleket meselesi büyüklüğünde ve bu sorun dünden devraldığımız, bugün ise hâlen çözemediğimiz bir sorunumuz olarak karşımızda duruyor.
Türkiye, OECD ülkeleri arasında yapılan PISA eğitim ölçümlerinde 33 ülke arasında sondan üçüncü durumda bulunuyor.
Kabul edilebilir bir şey değil bu...
Eğitimde geri kalmamızın pek çok nedeni var. Ancak bu nedenlerin en önemlisinin bölgeler ve okullar arası kalite ve fırsat farkı olduğu bilinmektedir.
Burada, eğitimde fırsat eşitliği, daha çok öne çıkan bir sorunumuz...
Diğer yandan derslik ve öğretmen açığı ile eğitim materyallerinin yetersizliği sorunları hâlen giderilmiş değil.
Hükümet fiziki ve teknik yetersizliklerin giderilmesi için cari harcamalarında son on yılda birkaç kat önemli artış sağladı.
Hükümet bu türden yetersizliklerin üstesinden de gelebilir de, yani hükümet eğitimde her bakımdan fiziki ve teknik altyapıyı eksiksiz sağlamış olabilir de, bunu önemli de görüyorum.
Ancak bu, eğitim sorununun bir yanını kotarmak anlamına gelir.
Çünkü eğitimde en önemli sorunumuz eğitim ve eğitimci kalitesi sorunumuzdur.
Gerek eğitim müfredatındaki ideolojik içerik, gerekse eğitimcilerin eğitimi sorunu, eğitimde yapısal sorunların başında bulunuyor.
Bu sorunumuzun ne boyutlarda olduğunu bilim, kültür ve sanat alanında bulunduğumuz durum sanki de özetliyor.
Özel dershanelerin kapatılması ve özel okullara dönüştürülmesi tartışmalarına baktığımda özetle şöyle görüyorum.
Özel dershaneler 1984 yılında çıkan bir kanunla yasallaşmış...
Bu gelişme üzerine süren tartışmalar sonucunda diktatör Evren özel dershaneleri kapatmış, bir yıl sonra Özal hükümeti yeniden açarak bugüne kadar gelinmiştir.
Özel dershaneler, eğitimde öğrenciler arasında fırsat eşitliğinden kaynaklanan farkların en aza indirilmesi gibi bir ihtiyacı karşılamak için ortaya çıkmış ve kendi içinde bir eğitim sektörü durumuna gelmiş kurumlardır.
Daha çok sosyo-ekonomik durumu zorda olan ailelerin çocuklarına, özellikle üniversiteye girişte yardımcı bir işlev gören özel dershanelerin, ilköğretim ve lise eğitimlerinin kalitesi yükseltilmediği, bölgeler arası eğitimde fırsat eşitliği dengelenmediği sürece kapatılmasının eğitim sorunu için bence hiçbir anlamı olmayacaktır.
Kaldı ki, bu sorunu siyasi alana çekerek esas olan çarpık eğitim sistemi sorununu maskelemenin ise kimseye bir fayda sağlaması sözkonusu bile değildir.
Ayrıca özel dershanelerin özel okula dönüştürülmesi önerisinin ise hiçbir pratik karşılığı bulunmamaktadır.
Mevcut özel okulların yaklaşık yüzde 60 doluluk oranıyla çalıştığını düşündüğümüzde, konunun daha iyi anlaşılacağını umuyorum.
Özel dershaneler için yapılacaksa, yaralanmak isteyen öğrencilere daha uygun bir fiyat oluşturulması veya çeşitli teşviklerle yararlanma oranlarının artırılması, bence daha yerinde bir öneri olur.
Son olarak hükümet sözcüsü Sayın Bülent Arınç, bu sorunun taraflar arasında yapılacak olan görüşmelerle çözüleceğini açıkladı.
Bu konunun taraflar arasında sağlanacak bir mutabakatla çözülmesini temenni ederim.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020