Nejat ERDİM
Türkiye henüz yerel seçimlere altı ay gibi uzun bir süre kalmışken iyiden iyiye seçim atmosferinin içine girmiş görünüyor.
Gerek iç ve gerekse dış politikada yaşanan baş döndürücü gelişmeler hem iktidar cephesinde ve hem de muhalefet cephesinde soluk soluğa bir seçim yarışının startını bir nevi zorunlu olarak vermiş oluyor.
Buradan yaklaşan yerel seçimlere iktidar cephesinden bakmaya gayret edeceğiz.
Özellikle Ortadoğu coğrafyasında “Arap baharı” ile adeta fitili ateşlenen kaos ve kargaşanın bölge halklarını içine doğru çektiği gerilimden en çok ta etkilenen ülke Türkiye oldu dersek yanılmayız.
Dış politikadaki yanlış hesap ve manevralar Türkiye’yi özellikle bölgede sahip olduğu “tarafsızlık” ilkesinin kazandırmış olduğu saygınlığı deyim yerinde ise adeta ayaklar altına aldı.
Bu yanlış hesap ve manevralar Libya ile başlayıp hali hazırda 910 km’lik uzunca bir sınıra sahip olduğumuz güney komşumuz Suriye’nin iç işlerine haddinden fazla bir şekilde “karışmak” ile nihayetlenmiş bir noktada.
Suriye’de iki yıldan fazla bir süredir yaşanan iç savaşta önceleri Şam rejimine karşı silahlanan grupların sırtını sıvazlayıp her anlamda destekleyen Ankara, sonrasında bu desteğini Rojava’da Kürtlerin üzerine namlularını çeviren el nursa gibi cani gruplardan esirgemedi ve işte tam da bu noktada bütün Kürtlerin haklı tepkisini üzerine çekmekte de gecikmedi.
Arap baharının aldatıcı havasına kanan Ankara bu havanın bir gün gelip İstanbul’un göbeğinde Taksim’de Gezi parkında kendine yer bulacağını asla kestiremezdi.
Bir bakıma dış politikanın ağır bedeli iç politikada fazlası ile sonradan his edilecekti.
Bölge ülkeleri nazarında daha önceleri adeta bir “ekol” sayılan Türkiye ne acıdır ki bugün itibari ile ABD ve İsrail ile eşdeğer bir noktada ve aynı nokta üzerinden özellikle Araplar nezdinde aynı öfke ve tepkiyi üzerine çekiyor.
Bu kısacı değerlendirme bile aslında Ankara’nın dış politikada nasıl bir çıkmaz sokağa girdiğini bize göstermeye yetiyor.
İç politikada ise Kürt sorunun otuz yıllık kanlı bir çatışma ile gelmiş olduğu vahim noktanın kendinden önceki hiçbir hükümetin dillendirmeye cesaret dahi edemediği ve AKP’nin büyük bir cesaret ile sahiplendiği “barış sürecinin” işaret fişeğinin TC. İle bu kanlı savaşın karşı cephesinde yer alan PKK’nin İmralıdaki tartışmasız lideri Abdullah Öcalan tarafından ateşleneceğini bundan birkaç yıl önce kime söylerseniz beklide aklınızdan şüphe ederdi.
Demokratikleşme süreci ve son dokuz aydır silahların susması elbette ki önemsenmesi gereken çok ciddi bir konu; Kürt siyasetinin bu anlamda çok özverili davrandığını da gözden kaçırmamakta fayda var.
Kürt siyasetinin dinamiklerini oluşturan İmralı, Kandil, Ankara ve Kürt diasporasının tek ses olması ve sürecin sağlıklı yürümesi adına oldukça önemlidir dersek yanılmamış oluruz.
Dış politikanın aksine birtakım milliyetçi ve ulusalcı çevrelere rağmen barış sürecinin başarı ile yürümesi içeride oldukça olumlu bir hava estiği yönünde bir kanı oluşmuşken Gezi olaylarının patlak vermesi ile adeta her şey ters yüz oldu.
Hükümetin gösterilerde polisin halka karşı takındığı tavır ve uyguladığı acımasız şiddet ve bu şiddetin sonucunda altı gencecik insanın yaşamını yitirmesi zaten Roboski’de 34 Kürt köylünün katledilmesinin henüz hesabı verilip sorumluların yargı önüne çıkartılmadığını düşünürsek Gezi bir nevi iç politikada çuvallayan AKP iktidarı için iç politikada da işlerin istendiği gibi gitmediğinin habercisi gibi.
İşte tüm bu çalkantılı dönemde yaklaşan yerel seçimlerde İktidar partisinin nasıl bir sınav vereceğini kuşkusuz herkes çok merak ediyordur.
Dış politikada Türkiye’nin giderek yalnızlaştığı, İç politikada hem gezi ve hem de Kürt meselesinde yaşanan gelişmelerden toplumun çok büyük bir kesiminin derin kaygılar taşıdığına bakılırsa AKP’yi sancılı bir seçim bekliyor diyebiliriz.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.06.2015
4.02.2015
19.05.2015
14.05.2015
9.02.2015
8.02.2015
4.04.2015
28.03.2015
24.03.2015
23.03.2015