Şahin ALPAY
Büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını yürüten emniyet görevlilerinin, inandırıcılıktan tümüyle uzak “casusluk ve yasa dışı dinleme” iddialarıyla kelepçelenerek gözaltına alınmaları üzerine tetiklenen tartışmaları hayret ve ibretle izliyorum. Şöyle bir manzara ile karşı karşıyayız:
Bazıları sanki Türkiye’de hiç askeri darbe yaşanmamış, hiç darbe girişimi olmamış, demokrasi on yıllarca askeri vesayet altında kalmamış gibi konuşuyor. Bunlara göre yargılama sonucu çeşitli mahkumiyetlerle sonuçlanan Balyoz ve Ergenekon darbe girişimleri tamamen, “amirlerinden değil cemaatten” emir alan “Fethullahçı emniyet ve yargı mensuplarının” uydurması. Başka bazılarına göre, PKK’nın ordusu olan, vergi toplayan, adalet dağıtan paralel devlet kurma girişimine yönelik KCK soruşturması da öyle uydurma. Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasına yakalananlar da 17 Aralık’tan bu yana bunların iddialarına ortak oldu: Ne darbe ne de paralel devlet kurma girişimleri var; sadece “milli ordu”ya ve KCK’ya “Fethullahçı kumpas” söz konusu.
Tayyip Erdoğan ve yandaşlarına bakılırsa rüşvet ve yolsuzluk iddiaları “dublaj, piyes ve montaj… Fethullahçı emniyet ve yargı mensupları”nın hükümete darbe girişimi. Sanki dört bakan istifa etmek zorunda kalmadı, sanki fezlekeler Meclis’le savcılar arasında gidip gelerek uyutulmuyor. Kendilerini “uydurma” Balyoz ve Ergenekon davalarının “mağdurları” olarak görenlerin hepsi değilse de bir kısmı, emniyet görevlilerine karşı 22 Temmuz’da başlatılan gözaltıları “Operasyonun gerçek sahibi biziz!” diyerek zafer naralarıyla kutlarken, geri kalanı da “Hükümet–cemaat kavgası, çete–içi savaş…” diyerek hukuk devletinin ayaklar altına alınmasını haklı gösterme çabasında.
Üstü örtülmeye çalışılan gerçekler asla unutulmamalı: Evet, gerek Balyoz, gerek Ergenekon gerekse KCK davalarında çok sayıda insan, bir kısmı haksız yere tutuklandı, uzun tutukluluk süreleri cezaya dönüştü, savunma hakları ihlal edildi. Anayasa Mahkemesi kararlarıyla uzun süre tutuklu kalanların tahliye edilmeleri, mahkûmların yeniden yargılanacak olmaları hukuksuzlukların giderilmesi, yanlışların tamiri açısından olumlu görülmeli. Ancak bu davalara konu olan iddiaların ve delillerin uydurma olduklarını, herhalde sanıklar ve savunucuları dışında kimse ciddiye alamaz. Evet, 17–25 Aralık soruşturmasıyla ortaya çıkan ve hayli inandırıcı görünen rüşvet ve yolsuzluk iddialarının gerçek olup olmadıkları adil yargılamayla ortaya çıkarılmalıdır. Ne var ki, Erdoğan hükümetinin Türkiye’yi bir muhaberat devletine çevirerek soruşturmayı örtbas etmesi, delilleri ortadan kaldırmaya çalışması, demokrasiye bağlı hiç kimse tarafından kabul edilemez.
Ne Balyoz, Ergenekon ve KCK ne de 17–25 Aralık davaları ve soruşturmaları “Fethullahçı emniyet ve yargı mensuplarının” uydurması denerek bir kenara atılamaz. Bunlarla ilgili soruşturmaları yürüten polis ve savcıların yasal amirlerinden değil “cemaat”ten talimat alarak davrandıkları, davalarda karar veren yargıçların kendi vicdanları doğrultusunda değil “cemaat”ten aldıkları talimat doğrultusunda karar verdikleri kanıtlanmadığı, delillerin uydurma olduğu gösterilmediği sürece “Fethullahçı kumpas” iddiaları safsata olmaktan ileri gidemez.
Üstü örtülmeye çalışılan asıl gerçek ise bugün Türkiye’de verilmekte olan mücadelenin “hükümet–cemaat kavgası” değil demokrasiyi yıkmaya çalışanlarla ayakta tutmaya çalışanlar arasındaki mücadele olduğu gerçeği. Yürüyen kavga esas olarak şu soru ekseninde sürüyor: Türkiye özgürlüklere, insan haklarına, hukuk devletine, yargı ve medya bağımsızlığına sahip çıkanların güçbirliğiyle demokrasiye sahip çıkmayı ve aldığı darbeleri onarmayı başaracak mıdır, yoksa Tayyip Erdoğan öncülüğünde bir muhaberat devleti olmaya, otokratik bir rejim altına girmeye doğru mu gidecek? AB normlarında bir demokrasi mi olacağız, yoksa Ortadoğu normlarında bir otokrasi mi? [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020