Şahin ALPAY
Bu yıl yaşadıklarımız, demokrasinin seçimden ibaret olmadığını göstermekle kalmadı, partiler arasında eşit koşullarda yapılmayan seçime demokratik denemeyeceğini de gösterdi.
Yüzde 10 seçim barajı, yüzde 7 altında oy alan partilere Hazine yardımı yapılmaması, iktidar partisinin devlet imkanlarını sonuna kadar lehine kullanması partiler arasındaki seçim yarışındaki eşitsizliğin bilinen unsurlarıydı. Eşitsizlik 1 Kasım kampanyasında zirve yaptı.
Evet, Oy ve Ötesi oylamaya hile hurda karışmış olma ihtimali görmediğini açıkladı. Kayıtlı seçmen sayısında ancak 4 yılda gerçekleşebilecek artışın, 7 Haziran'dan 1 Kasım'a kadar geçen 5 ay içinde nasıl olup da (54,8'den 56,9'a) 2 milyondan fazla arttığı açıklanabilmiş değil. 1 Kasım seçimlerini adil olmaktan uzak kılan esas unsur ise, iktidar partisinin korkutma taktikleriyle, muhalif medyaya saldırıları açıkça el koymaya kadar vardırarak seçmeni muhalefete oy vermekten caydırmış olması. Bu bağlamda uluslararası gözlemcilerin söylediklerini hatırlatmak istiyorum.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), gözlemcileri ön raporlarında, “seçimin medyaya baskılar, şiddet ve diğer güvenlik kaygılarıyla” gölgelendiğini; seçim kampanyasının “adaletsizlikler” ve şiddet olaylarının artmasıyla yükselen “korku”yla tanımlanabileceğini belirtti. AGİT Türkiye Misyonu Başkanı Ignacio Sanches Amor şunları söyledi: “Hızla azalan medya seçenekleri ve genel olarak ifade özgürlüğüne konulan kısıtlamalar süreci etkiledi… Parti üyelerine fiziksel saldırılar ve özellikle güneydoğudaki güvenlik kaygıları seçim kampanyası yürütme yeteneğine ek engeller getirdi.” AGİT Parlamenterler Asamblesi Heyeti'nden Margareta Cederfelt, “Bir seçim sürecinin hakikaten demokratik olabilmesi için adaylar kampanya yapabilmeli, seçmenler de güvenli bir ortamda oylarını verebileceklerini bilmeli…” diye konuştu. (BBC Türkçe, 2 Kasım) AGİT'in kapsamlı raporu önümüzdeki günlerde yayımlanacak.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Seçim Gözlem Heyeti Başkanı Andreas Gross, seçim öncesinde yaşanan terör olaylarının özellikle son 2-3 haftada korku atmosferinin artmasına yol açtığını, bunun da seçim sonuçları üzerinde çok önemli etkisi olduğunu söyledi. “Saldırılar, korku dolu insanları farkında olmadığımız sayıda artırdı. 1 Kasım adil bir seçim değildi…” dedi. Etkili bir sosyal mühendislik sergileyen AKP'nin, korku ortamını seçim avantajına çevirdiğini belirtti; aynen şunları söyledi: “Ancak seçimde ödenen bedel, insanların yaşadığı şiddet, ölen ve yaralananlar inanılmaz. Ben bir hedef uğruna her şeyin mubah olduğunu düşünen politikacılardan değilim… Erdoğan insanların korkuya kapıldıkça otoriteye yöneleceğini bildiği için bu atmosferi yaratacak her şeyi yaptı. Ancak bedeli çok ağır oldu. Ülke bu şekilde bölündü. Kendi fikrinde olmayan insanlar düşmanın değildir. Ama şu anda Türkiye'de böyle algılanıyorlar. Zararın etkisini görmemiz daha çok vakit alacak... Son dönemde yaşanan Ankara saldırısı gibi olaylardan Türk güvenlik birimlerinin tamamen habersiz olması mümkün değil. Onların (devletin) yaptığını ya da yardım ettiğini söylemiyorum. Ama bu kadar güçlü bir güvenlik sisteminin, istihbarat örgütünün böyle bir saldırının yapılacağına ilişkin tamamen habersiz olması mümkün değil. Belki de bu kadar ağır sonuçları olacağını öngöremediler.” (Hürriyet, 4 Kasım)
Politik psikoloji uzmanı Profesör Vamık Volkan, Ankara katliamı için yapılan “Türkiye'nin 11 Eylül'ü” değerlendirmelerine hak verdiğini söyledi. Şöyle konuştu: “Amerika'da 11 Eylül saldırılarından sonra bir günde Bush'un desteği yüzde 80-90'lara çıktı. Büyük trajedilerden sonra halkta yas tutamama psikolojisi gelişir. Kendinin de ölebileceğini düşünme, kuvvetli birisini arama... Türkiye'de muazzam bir korku var…” (Cumhuriyet, 8 Kasım)
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020