Süleyman YAŞAR
Geçen yıl Türkiye ekonomisi yüzde 2,9 oranında büyüdü. Ama dolar cinsinden yüzde 2,8 oranında küçüldü. Milli gelir 823 milyar dolardan 800 milyar dolara geriledi. Böylece kişi başına gelir 10 bin 822 dolardan 10 bin 404 dolara geriledi. Yani vatandaş bir yılda 418 dolar fakirleşti.
Yine bu yılın ilk üç ayında ihracat sırasıyla bir önceki yıla göre Ocak’ta yüzde 9,8, Şubat’ta yüzde 13 ve Mart’ta yüzde 13,4 oranında geriledi. Bu arada Ocak 2015’te işsizlik yüzde 11,3 oldu. Gıda enflasyonu Mart ayında yüzde 14,1’e yükseldi. Bu arada tarım ürünleri üretim fiyatları Mart ayında yıllık 15,4 oranında yükselerek adeta rekor kırdı.
KEYFÎ VERGİ CEZALARI VE MAKUL ŞÜPHEDEN MÜSADERE NEDENİYLE 5,4 MİLYAR DOLAR YATIRIMI KAÇIRDIK
Kısaca Türkiye ekonomisi dünya ekonomisinin tam aksine daralmaya başladı. Tabii bu arada Türk parası en kırılgan para birimi hâline geldi. Üç ayda yüzde 22 oranında değer kaybetti. Türkiye’de oturanların yurtdışında doğrudan yatırımları 5,4 milyar dolara yükseldi. Yani Türkiye’de oturan yatırımcı artık sermayesini yurtdışına götürmeye başladı.
Peki, yatırımcı niye sermayesini yurtdışına götürmeye başladı?
Başladı, çünkü iktidar, vergi müfettişlerini siyasi bir kılıç olarak kullanmaya başladı. Yine iktidar, makul şüphe nedeniyle vatandaşın mal varlığına el koyma yetkisi getirdi. İşte bu otoriter uygulamalar yatırımları durdurdu. Ve sermayenin hızla yurtdışına çıkışına neden oldu. Ve olmaya devam ediyor.
EMEKLİYE İKİ MAAŞ İKRAMİYE EKONOMİYİ CANLANDIRIR
Gelelim şimdi CHP’nin seçim beyannamesine…
Bazıları bu beyannamede önerilenlerin kaynağının olmadığını ileri sürüyorlar. Oysa CHP’nin önerilerinin kaynağı var. Şöyle var; emekliye iki maaş ikramiye 26 milyar lira tutuyor. Hâlbuki faiz dışı fazla olarak 2015 bütçesinde 33 milyar lira bulunuyor. Bu para emekliye ödenecek ikramiyeye yeter de artar bile. Çünkü ekonominin durgunluk dönemlerinde bu kadar yüksek tutarda faiz dışı fazla ayırıp borç stokunu hızla indirmeye gerek yok. Zaten Türkiye’nin kamu borç sokunun milli gelire oranı yüzde 35 olduğu için bu düzey Maastricht Kriterleri’nin istediği yüzde 60 oranının altında bulunuyor. Bir de borç yükünün az olması güvence değil. Çünkü İrlanda yüzde 25 kamu borç yükü düzeyindeyken krize girdi. Önemli olan ekonomide sürdürülebilir ve yüksek oranlı büyüme hızını tutturmak oluyor. Yoksa düşük borç yükü ülkeyi krizden korumuyor. Çünkü büyüyemeyen ekonomi krize giriyor. Şu anda Türkiye’nin yaşadığı işte bu. Kamu borç yükü düşük ama ekonomi krizde. Kamu borç yükü düşük diye dolar durmuyor. Türk parası sürekli değer kaybediyor.
Bu arada yüksek faiz nedeniyle kredi kartı ve tüketici kredilerinin gecikme faizini ödeyemeyip hapse giren 89 bin kişiyi ve hapisten kaçan 436 bin kişiyi kurtarmak için önerilen çözümün yükü 2 milyar lira oluyor. Bu maliyetin karşılığı da kamu bankalarınca kredilendirilip batan AVM’lerin ekonomiye kazandırılmasıyla karşılanabilir.
FAİZ DIŞI FAZLA 33 MİLYAR LİRAYA İLAVE OLARAK KAMUNUN 19,8 MİLYAR LİRA SENYORAJ GELİRİ VAR
Bu arada devlet son 12 ayda 19,7 milyar lira senyoraj yaptı. Rezerv para son 12 ayda 90,1 milyar liradan 103,1 milyar liraya yükseldi. Yani para basarak 13 milyar lira ve enflasyon vergisinden 6,8 milyar lira elde edildi. Tabii bu tutar kamu bütçesinde teknik olarak gizli kaynaktır. Operasyonel bütçe açığı kavramı içinde değerlendirilir. Vatandaş bunu bilemez. Bu miktar para asgari ücret artışı, aile sigortası, askerlik desteği, çiftçiye gelir garantisi verilmesi ve işsiz evlat vergisinin kaldırılmasıyla oluşan giderleri kolayca karşılar.
İşte bu nedenle CHP’nin önerilerinin matematiği var. Ve öneriler gerçekleştiğinde gerileyen ekonomi canlanacağından vergi tabanı genişleyip bütçe gelirleri de artar.
CHP’NİN HUKUKİ GÜVENCE VERMESİ EKONOMİYİ BÜYÜTÜR
Bir de CHP hükümet olduğunda işadamına öngörülebilir hukukun olacağı ve siyasi amaçlı vergi teftişinin olmayacağı sözünü beyannamede verdiği için yatırımlar artar. Yabancı sermaye girişi çoğalır. İşte bu nedenle işsizlik azalacağı için gelir dağlımı da düzelir.
Kısaca CHP’nin önerileri ekonomiyi canlandıran, büyümeyi sağlayan, işsizliği azaltan öneriler oluyor. O hâlde kamu kesiminde bu önerileri gerçekleştirecek kaynağın olduğunu belirtmekte fayda var.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Darbe başarılı olsaydı herhalde not artıracaklardı
25.07.2016 - NATO, Türkiye’den para istedi
13.07.2016 - Türkiye’nin yerini İran dolduruyor
4.02.2016 - Eski Türkiye olsa şimdi para yağardı
2.02.2016 - İlk Türk devleti izolasyondan kurtulmak istiyor
1.02.2016 - AKP dönemi Cumhuriyet’in lale devri mi?
10.06.2016 - G7 zirvesinden Zarrab tedbirleri
31.05.2016 - Kılıçdaroğlu’na niye saldırıyorlar
27.05.2016 - Dolar niye yükseliyor
18.05.2016 - İşsizlikte dünya üçüncüsüyüz
17.05.2016
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
















































Süleyman Bayraktar
Üsdat, yine hedefi 12 den vurdunuz. "Ezanı türkçeleştirenler acaba namaz kılıyormuydu",yada ezan Türkçe okunursa mı namaz kılacaklardı ? mesele bu kadar net.Allah sizi iki cihanda da bahtiyar eylesin Amin.
Onur Dinçer
Cengiz ve Tansu isimleri yerli değil. Cengiz ismi cumhuriyetten önce bizde kullanılmıyordu. Müslüman kasabı putperest bir Moğol hükümdarının ismi Müslümanlara yakıştırılmıyordu. Erken cumhuriyet ideolojisi Cengiz Hanı Türkleştirdiği ve İslami kaygılar taşımadığı için Cengiz ismini halka empoze etti. Tansu ise cumhuriyet devrinde uydurulan sayısı belirsiz isimden sadece biri. Bu arada, "haramzede" "haramzade" olacaktı.
mehemmed zaza
yine cikarmadin dilinin altindaki baklayi!Ata+Türk=Atatürk.etnik köken olarak Türktü.ideolojisi yanlisti demek ayri sey, Türk degildi demek ayri.