Ümit KIVANÇ
Hrant'ın öldürülmesini Cemaat'in üstüne yıkma operasyonu başladı. Katil Ogün Samast'ı hapishaneden getirtip konuşturuyorlar. Olan biten zerre kadar güven uyandırmıyor.
İzlenimim, Ogün Samast'a birşeyler vaat edilip, talimata uygun şekilde konuşturulduğu. Cemaat'le bağlantılı bilinen Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer'i cinayetten önce tanıyıp tanımadığını falan sormuşlar. Samast'ın ifadesidir diye yayımlanan haberlere bakınca başka türlü düşünmek mümkün değil. Samast'ın ağzından yazılanlar fazlasıyla şüphe yaratıcı.
Ali Fuat Yılmazer'i televizyona çıkıp saatlerce konuştuğu programlarda izledim. Program esnasında sunucu Tarık Toros'a epeyce tweet gönderdim. Kezâ, Ramazan Akyürek'in, büyük ihtimalle ertesi gün gözaltına alınacağı varsayımıyla çıktığı programı da izledim. Bir sürü tweet de o esnada gönderdim. Her ikisine de sorulması gereken hayatî hiçbir soru ya sorulmadı ya da geçiştirici cevaplarının üstüne gidilmedi. Haliyle. Yılmazer twitter'da faaliyet gösterirken kendisine birçok tweet attım. Cevap vermedi. Belki görmedi, bilmiyorum. Ramazan Akyürek, zaten soru sorulabilecek, sorsan cevap verecek birine benzemiyor. Daha çok, birilerine söyleyip seni "aldırır" sanki.
Yılmazer'in, cinayet sürecinde ve sonrasında bulunduğu konum itibarıyla kritik bilgilere sahip olmaması imkânsız. Ramazan Akyürek'in ise, ancak işin az mı çok mu içinde olduğunu tartışabiliriz. Kendisini TV'de izlemeden önceki bilgilerimizle hakkında sahip olduğum izlenim, kendisinin zerrece güven yaratmadığı TV programıyla bin defa pekişti. Ali Fuat Yılmazer ile ilgili şüphelerimi büyüten de doğrudan doğruya kendisinin tutumu ve savcıya verdiği ifadede sokak dedikodusu düzeyini aşmayan şeyler söylemiş oluşu. O düzeyde bir polis, "Bunun Veli Küçük'ün işi olduğunu herkes söylüyordu, ben de oradan biliyorum" diye konuşuyorsa, bizimle alay ediyor demektir.
Bu işi Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer üzerinden Cemaat'e yıkmayı planlayanlar inşallah göründüğü kadar tehlikeli bir oyun oynuyorlardır. Yılmazer veya Akyürek'in karşı hamle yapıp bildiklerini ortaya dökmeyeceklerine nasıl güvenebiliyorlar?
Başta cumhurbaşkanı, bu hükümetin özellikle unutturmaya çalıştığı bir hakikati hatırlamanın tam da yeri burası: Cemaat'in silahlı bürokratları bu işleri yaparken, şimdiki gibi, hükümetle kavga halindeki bir "paralel yapı"nın elemanları saymıyorlardı kendilerini. Hükümet de onlara kendi adamları gözüyle bakıyordu. Dolayısıyla, Yılmazer veya Akyürek bildiklerini dökerlerse suçlayabilecekleri, kendilerinin dışında hükümet adına işe bulaşmış başka birilerini bulamayabilirler. Hükümet cinayeti Cemaat'in üstüne yıkmaya çalışırken bu duruma mı güveniyor?
Peki Cemaat Hrant'ın öldürülmesine bulaştı mı?
Önce hatırlatayım: MGK "misyoner tehlikesi"ne ilişkin kararlar aldı - Genelkurmay, Hrant'ı suçlayıp tehdit eden özel açıklama yaptı - Yargıtay âdetâ onun için "öldürülebilir" vizesi verdi - Hrant'ın öldürülüşüne giden süreçte hem polis hem jandarma var; tıpkı katile Türk bayrağı verip poster pozu ve video çektirirken olduğu gibi - hem Trabzon polisi hem İstanbul polisi var - Hrant'ı tehdit edenler MİT görevlisiydi - MİT, mahkemeye "cinayet hakkında elimizde bilgi yok" diye yazı yazdı - Ramazan Akyürek, önce Trabzon Emniyet Müdürü, sonra Emniyet İstihbarat Daire Başkanı'ydı - ordu, polis, yargı, MİT, hükümet, Cemaat: bu güçlerden hiçbiri, cinayetin aydınlatılması için kayda değer hiçbir çaba göstermedi; aksine, soruşturmayı geciktirme, saptırma, imkânsızlaştırma ve delil karartma konularında elbirliğiyle çalıştılar.
Buradan, "bu işi Cemaat yaptı" çıkmaz. "Cemaat de işin içindeymiş" çıkar. Öbürleri gibi, öbürleri kadar.
(Burada mevzumuz, hükümetin cinayeti Cemaat'e yıkma operasyonu. Meseleyi özel olarak Cemaat açısından ele almıyoruz. Ancak gelebilecek tepkilerin en büyüğüne karşı şimdiden birşeyler söylemek isterim: Hrant'la dostluğu olan, öldürülmesinden ötürü büyük üzüntü duyan insanlar var, Cemaat çevresinden. Bunu biliyorum. Ancak Cemaat eğer onlarsa, Ramazan Akyürek kim? Senelerce bunu sorduk. "O bizden değil" dendi. Ne işi vardı avukatıyla birlikte apar topar çıkarıldığı Bugün TV'de? Ali Fuat Yılmazer aynı kanalda dizi olmak üzereydi. Neden? "Anadolu yiğitleri"nin her türlü marifetine sahip çıkılıyor mu çıkılmıyor mu? Hem bu iş "yanlışı olan varsa hesabını versin"lerle geçiştirilecek boyutları çok uzun zamandır aştı hem de o yanlışların bir sistematiği olduğunu anlamıyoruz sanmaları ayıp. Hükümetin şu anda yürüttüğü tezgâha karşı, "Hayır, Cemaat asla böyle bir cinayete bulaşmamıştır!" diyebilecek kaç kişi bulurlar kendilerinden başka? Neden?)
Hükümete gelince. Şu soruyu sormak gerekir: Cinayet planlayıp işlemek mi daha ağır suçtur yoksa işlenmiş cinayetin üzerine konmak ve onu her türlü dalaveran için kullanmak mı? Tekrar edeyim: Eğer Cemaat'çi polis şefleri Hrant'ın öldürülmesine karıştıysa, bu, fiilen, hükümetin de karışmış olması anlamına gelir. Şeytanın yeryüzündeki temsilcisi paralel yapı martavallarıyla örtülemeyecek bir hakikat bu. Tıpkı, burada konu ettiğimiz herkesin, cinayet sonrasındaki korkunç kirli işlere hep beraber bulaşmış oluşları gibi.
http://riyatabirleri.blogspot.com.tr/2014/12/cinayeti-cemaate-ykma-tezgah.html#more
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Vatandaş olamama yangını
31.01.2025 - Öcalan’ın mesajı ve 'bişey çıkmaz' tavrı
30.12.2024 - Faşist enternasyonal yolunda Elon Musk...
24.12.2024 - El Kaide, DAİŞ, Nusra, HTŞ… /2
15.12.2024 - Yine mi “82 Halep” meselesi?
1.12.2024 - ABD seçiminden siyaset tüyoları
15.11.2024 - Sinvar’ın sopası, faşistlerin kibiri
21.10.2024 - Be hey melunlar!
7.10.2024 - Kirli işler dünyasına açılan ufak pencere
22.09.2024 - …ortaya atılan iddialar hk.
5.07.2024
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları










































Rahmi Yılmaz
Ceren bize kattıkların için teşekkürler yeniden okuyabilmek dileğiyle
alper turker
Ceren geçen hafta sana e posta da gönderdim. nefis bir selefik yazısı yazdın 1. diye. 2sini bekliyoruz.. e posta sana ulaşmadı geri döndü kutu dolu galiba..
Tufan Gökay
Ceren hanım Suriyeyi, Lübnanı, Ortadoğuyu, Arap baharını çok iyi analiz eden müstesna bir gazeteci.İnşallah yazılarını okumaya devam edeceğiz.